Matrak ve kafa arkadaşım Nanu

Banu Zeytinoğlu benim arkadaşım. Can arkadaşım. Karşılıklı susarak da çok şey konuşabildiğim arkadaşım. Birbirimizi çok severiz. Kalpten. Nanum o benim. Arada birbirimize çiçek filan yollarız. Sebepsiz yere. “Herkes geçer gider, biz kalırız” diye hahahaha. Biraz Gülben’in meşhur, “Bana bir şey olmaz!” lafına benziyor gibi olsa da benzemiyor. Bize bir şey olur ama biz birbirimize kalırız. Birbirimiz için hep varız yani. Harbi kadındır Nanum. Güvenilirdir. Bir de matrak ve kafadır.

BANU VE MURAT’IN RADYO PROGRAMI

Yenilikleri de birbirimizden öğreniriz. Son dönemlerde Nanu, Murat Lostar’la herkesi ilgilendiren eğlenceli bir siber güvenlik programı yapıyor. Bilgi ve iletişim teknolojileriyle güvenli ilişki kurmanın yolları üzerine konuşuyorlar. Şifreleme, yedekleme, güvenli online alışveriş gibi konularda eğlenceli bir anlatımla, herkese ışık tutuyorlar. Hap bilgiler paylaşıyorlar. Programın adı: Teknolojinin Şapkaları. Her pazartesi Açık Radyo’da. Sabah 10:30’da. Ben de o saatlerde radyo kuşu oluyorum, dinliyorum. Denk getiremezsem acikradyo.com’da ve Spotify’da da podcast olarak dinliyorum.

TEKNOLOJİNİN ŞAPKALARI’NDAN ÖĞRENDİNLERİM

Banu, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanırken hepimizin aklına takılan basit ama önemli soruları, bir çocuk gibi soruyor. Murat Lostar ise, bu soruları temel bilgilerle, teknolojik terimlere girmeden, kolay anlaşılır bir dille yanıtlıyor. Tatlı bir format. Onlardan öğrendiğim bazı şeyleri size satmak istiyorum. Bilenler vardır ama benim gibi bilmeyenler de faydası olur belki. Evet başlıyoruuuuuz…

TELEFONUMUZDAN DİNLENMEMİZ YA DA KAMERASINDAN İZLENMEMİZ MÜMKÜN MÜ?

Bazen birilerine -mesela Ömer’e, Maribel’e- “Ben az su içiyorum. Daha fazla su içmem lazım” diyorum. Ve bir süre sonra bakıyorum, önüme sürekli matara, su şişesi fotoğrafları gelmeye başlıyor. Ya da tiny house hayalleri kuruyorum. Ömer o topa girmiyor pek ama ben, “Bir tiny house’umuz olsa fena mı olur?” diyorum. Birden yeryüzündeki bütün tiny house’lar önüme düşmeye başlıyor. Eminim size de oluyordur. E tabii insan, “Acaba farkında olmadan bir tanesi like’ladım da, algoritma mı önümü getiriyor?” diyor. Yoksa birileri bizi dinliyor mu???? Baktım Banu da, Murat’a, “Telefonumuzdan dinlenmemiz ya da kamerasından izlenmemiz mümkün mü?” diye sordu. Bakın Murat nasıl yanıt verdi….

PEKİ NE YAPACAĞIZ?

“Evet telefonumuzdan dinlenmemiz ya da kamerasından izlenmemiz mümkün! Kötü amaçlı yazılımlar, bilgilerinizi çalmak, konumunuzu takip etmek, mikrofonunuzu ve kamerasını uzaktan kontrol etmek için tasarlanmıştır”

Banu ve Murat’tan öğrendiklerimi aktarıyorum:
• Güvenlik güncellemelerini, geldiği anda yükleyeceğiz, üşenmeyeceğiz!
• Yalnızca resmi uygulama mağazalarından (Google Play Store, Apple App Store) uygulamalar indireceğiz ve uygulama izinlerine dikkat edeceğiz.
• Önümüze gelen E-posta, mesaj veya sosyal medyada gelen şüpheli bağlantıları asla tıklamayacağız.
• Uygulamaların, örneğin instagramın kamera ve mikrofon erişimlerine sadece gerektiği zaman izin vereceğiz. Gerekmediği zaman izin vermeyi kapalı tutacağız.
• Arada bir tüm uygulamalarınızı kontrol edeceğiz. Bazen farkında olmadan kamera ve mikrofon erişimine izin vermiş olabiliriz çünkü.

ONUN ŞİFRESİ NEYDİ, BUNUN ŞİFRESİ NEYDİ? ALLAH’IM BANA YARDIM ET, NEREYE YAZDIM, HATIRLAMIYORUM, BULAMIYORUM!!!

Gelelim şifre meselesine! En gıcık mesele. 700 bin şifre ile yaşıyoruz hepimiz. Gerçekten nefret ediyorum. Oraya buraya yazıyorum. Unutuyorum. Bulamıyorum. Son çare, telefona yazmıştım. Telefon çalınınca, onun da iyi bir fikir olmadığını anladım. Ben parmak izimizle yaşayacağımız günleri bekliyorum. Ama şimdilik yapacak bir şey yok. Banu ile Murat’ın Teknolojinin Şapkaları programından bakın neler öğrendim:

NASIL EZBERLEYECEĞİM DİYE PANİK OLMAYIN! ŞİMDİ SİZE BASİT BİR ÇÖZÜM

Şifrelerin güvenliğin için en önemli şey, özellikle de internet bankacılığı kullanırken, şifremizi 6 ayda bir değiştirmemizmiş.
İndirdiğimiz bütün uygulamalarda farklı şifre kullanmamız gerekiyor ya, “Nasıl ezberleyeceğim?” diye panik yapmayacakmışız. Kendi yöntemimizi yaratacakmışız!!! Murat Lostar’ın sunduğu çözüm şu:
“Sabit bir kelime bul. Her üye olduğun uygulama için, o sabit kelimenin başına, sonuna veya ortasına, ekleme yap, noktalama işaretleriyle süsle!”
Diyelim ki bulduğumuz sabit kelime sibergüvenlik. Şifrelerimiz şöyle olabilir. Fikir vermesi için uyduruyorum.
• Intagram şifresi: siber.ins.alya.guvenlik
• Twitter şifresi: siber. TW. alya.guvenlik
• Facebook şifresi: siber.fb. alya. guvenlik
Kafanıza yatarsa uygulayın, ben uygulamaya başladım bile. Bakalım hayatım kolaylaşacak mı?

TÜRKİYE’DE VPN KULLANMAK YASAL! GÖNÜL RAHATLIĞIYLA KULLAN

Banu ve Murat, seçim sürecine girdiğimiz şu dönemde, sosyal medyanın kısıtlanması konusunda da önemli bir hatırlatma yaptılar: Meğer Türkiye’de VPN kullanmak yasalmış!
Türkiye’de bir şeyin suç sayılabilmesi için kanunda yasak olarak tanımlanması gerekiyor. Türkiye’de VPN kullanmak yasaya aykırı değilmiş. Sosyal medyası kısıtlanan bireyler olarak, VPN’i indirdiğimizde, herhangi bir suç işlemiyoruz yani, birey olarak en doğal hakkımızı kullanmış oluyormuşuz. Aklınızda olsun, lütfen VPN’ı gönül rahatlığıyla kullanın!!!

TELEFONUNU ÇALDIRMAK DÜNYANIN SONU DEĞİL! YETER Kİ VERİLERİNİ YEDEKLE! 

Bir de tabii benim başıma gelen sizin de başınıza gelebilir. Birileri telefonunuzu çalabilir ya da kaybedebilirsiniz. Yine programdan öğrendiklerimi paylaşıyorum:
• Telefonunuzu kaybettiğinizde belgeleriniz kaybolmamış olabilir. Ama bunu niçin verilerimizi düzenli olarak yedeklemeniz gerekiyor. Yapın! Ben salaklık edip yapmamışım, hayatım kaydı. Yedeklemek, kayıp veya hasar durumunda en güncel bilgilere erişebilmenizi sağlıyor.
• Ama verilerimizi, birden fazla yerde saklamak gerekiyor. Bir yedeklemenin hasar görmesi halinde, diğeri işimize yarıyor.
• Ama tabii, “Yedeklemelerinizi de şifrelemeyi ve güçlü şifreler kullanmayı unutmayın. Bu, verilerinizin yetkisiz erişime karşı korunmasına yardımcı olur” diyor Murat Lostar. Ve ekliyor “BULUT çok kıymetli bir uygulama ıphone kullananlar için!”
Bir başka şey de yapay zekâyı, iyi bir asistan olarak kullanabilmek. Bunu da yapın! Ben inanılmaz faydasını görüyorum. Ama çok kibar davranıyorum. Hoşuma giden bir fikirle gelirse iltifat ediyorum. Mutlaka teşekkür ediyorum. Alya, alay ediyor ama yapıyorum. Yapay zeka, pratik çözümler getiriyor ve zaman kazandırıyor. Ama Murat Lostar diyor ki, “Yine de unutmayalım ki yaratıcı olan, insan beyni ve ruhu. Yapay zeka bilgiden kopyalama, esinlenme yapıyor. Hala ilk yaratıcı biziz! Neyse ne, seviyoruz! İyi ki var! İyi ki benim canım Nanum da var. Sizi öpüyorum, bir gün denk gelirse Teknolojinin Şapkaları’nı dinleyin diyorum.

Yorum Bırak