Kırkpınar Yağlı Güreşleri bir gün yağsız karakucak güreşlerine dönüşebilir

GEÇTİĞİMİZ günlerde sinemacı Kaan Müjdeci’yle röportaj yaptım. Biliyorsunuz, Antalya Film Festivali’ndeki “ulusal film yarışması” kaldırıldı. Müjdeci de bu durumu esprili bir şekilde protesto etti. Önce alternatif bir festival internet sitesi yaptı, Antalya Film Festivali’nin orijinal sitesini kopyaladı, Belediye Başkanı Menderes Türel’i de “Arkadaşlar! Bir hata yaptık! Ulusal kategori geri dönüyor” diye konuşturdu.
Tabii ki her şey hayaliydi.
İçinde hakaret, küfür, kötü hiçbir söz yoktu.
Komik, eğlenceli bir protestoydu.
Fakat Menderes Türel site hakkında hukuki işlem başlatıp kapattırdı. Kaan Müjdeci tekrar açtırdı, Türel tekrar kapattırmak için müracaat edecek.
Oysa sitede, “Bu bir sanatsal performans, burada yer alan kişilerin ve olayların gerçekle alakası yoktur!” yazıyordu.
Ben Antalya Belediye Başkanı Türel ile konuşmamıştım. Oysa ona da cevap hakkı doğdu. Konuştum, her şeyi sordum.

HAMİŞ: Antalya Film Festivali’nde kaldırılan ulusal film yarışma kategorisi 2027 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Sineması’nda yapılacak.

– 54 yıldır var Antalya Film Festivali var. Ve bu festival bu ülkenin bir geleneği. 2017’de içeriğinin birdenbire değişmesinin sebebi ne?
Birdenbire değişmedi ki! Bir hazırlık dönemi oldu. 2005’te “Antalya Uluslararası Film Festivali”ne dönüştürdük. Uluslararası yarışmayla ulusal yarışmayı iki ayrı kulvarda gerçekleştirilmeye başladık. Yani bu 12 yıl, bu geçisin hazırlık dönemiydi. Bu sene de iki ayrı yarışmayı tek yarışma haline dönüştürdük.

– Peki bu karar nasıl alındı? Herhangi bir anket, soruşturma vesaire yapıldı mı?
En büyük anketin seçimler olduğunu inanıyorum. 2014’te halkın teveccühüyle seçilmiş bir belediye başkanı olarak, halkımızın bütün projelerimizi gerçekleştirmem için bana onay verdiği düşüncesiyle ilerledim.

– İyi de bu kararda Antalya halkının dahli ne kadar? Kadir İnanır, “Bu, Antalya halkının kararı olsaydı, söyleyecek bir şeyimiz yoktu. Ama kararı Antalya halkı almadı” diyor…
Söyledikleri gerçeği yansıtmıyor. Şöyle ki, kendisinin de jüride olduğu o alternatif yarışma gündeme geldiğinde, Antalya’daki en önemli sivil toplum örgütleri ciddi eleştiriler getirdiler ve protesto ettiler. Antalya’da Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı, üniversitenin öğrenci konseyi başkanı ve gençler, herkes bizim yaptığımız işin arkasında olduklarını ifade etti.

– Meslek Birlikleri’ne sordunuz mu?
Tabii, biz 12 senedir meslek birlikleriyle görüşüyoruz.

– 13 birlikten 12’si boykot kararı aldı! Sizce neden?
Ama en güçlüsü, yani SESAM da destek kararı aldı! Diğerlerine, bu değişim-dönüşümü iyi izah edemediğimizi düşünüyorum. Bizim ne yapmak istediğimiz anlayınca, doğru yolda olduğumuzu görüp eleştirilerini geri çekeceklerini düşünüyorum.

– Sinema Genel Müdürlüğü? Kültür Bakanlığı? Kültür Bakanı?
Tabii tabii, hepsiyle görüştüm. Kültür Bakanımız, Telif Hakları ve Sinema genel müdürlerimiz, hatta sayın Başbakanımız da olmak üzere bütün bu değerlendirmeleri birlikte yapmak suretiyle böyle bir karar aldık.

– Menderes Bey, “Beni Antalya halkı seçti. O zaman ben her şekilde Antalya halkını temsil ederim!” anlayışı, sizce doğru ve demokratik bir karar verme yöntemi mi?
Fevkalade yanlış bir yaklaşım! Ama ben böyle söylemiyorum. Antalya halkı, projelerimizi gerçekleştirmek için bizi seçti. Bu projelerden biri de Antalya Film Festivali’nin uluslararası bir yarışmayla yoluna devam etmesiydi.

– Buna engel olmuyor ki ulusal kategori? Niye kaldırılıyor ben de bunu anlamıyorum…
Bakın, biz ulusal kategoriyi kesinlikle yok etmiyoruz. Ulusal ve uluslararası yarışmamızı birleştiriyoruz. Türkiye’de 30 tane Ulusal Film Festivali zaten var, hepsi birbirinden değerli ve önemli. Hepsine de başarılar diliyorum. 31’incisi eklenmiş bizimkine alternatif olarak, ona da başarılar diliyorum. E bizimki de farklı olsun…

– İyi de sizinki 54 yıllık bir gelenek! “30 tane var, ne olacak canım, onlar yoluna devam etsin, bizde de varsın ulusal kategori olmasın!” demek, doğru olur mu?
Biz bir geleneği yok etmiyoruz. Aksine 54 yıllık geleneği güçlendiriyoruz. Sınırları Avrupa’nın sınırlarını aşmış bir dünya şehri olan Antalya’nın Türk sinemasını dünyaya daha güçlü bir şekilde takdim etmek istemesi kadar doğal bir şey olamaz!

– Böyle mi edeceksiniz?…
Evet!

– Sizin kaldırdığınız “Ulusal Yarışma”yı yeniden gündeme getiren, “Alternatif Antalya Film Festivali” sitesini siz mi kaldırdınız?
Elbette! Tamamen bizim film festivalimizin adı, logosu ve benim şahsi resimlerim, beyanatlarım kopyalanmak suretiyle yalan yanlış iftira dolu sözler yer alıyor bu site içerisinde! Fake bir internet sitesi oluşturmuşlar, bu hukuk dışı…

– Ama o bir espri…
Hayır efendim! Bunu senelerce Türk sinemasında telif haklarından mustarip arkadaşların yapıyor olması ayrıca kötü. Sanatçı kimliklerine hiç yakışmıyor!

– Menderes Bey, siz Akdenizlisiniz, bana hep hoşgörülü bir insan gibi gelirsiniz. Siz de biliyorsunuz ki, o site ulusal yarışmalarını geri isteyen insanların muzip bir protesto biçimi! Son derece esprili bir yaklaşım. Ne hakaret var ne de saldırgan bir üslup. Neden kızdığınızı hiç anlayamadım…
Ben hiç kızmıyorum! Bizim isim haklarımızı kullanmak suretiyle kopyalanmış sitenin, hukuk dışı olduğunu söylüyorum sadece. Ben de cevabımı hukuken verdim…

– Evet ama altında, “Eleştirel bir sanat projesi olarak tasarlanmıştır” yazıyor…
Ayşe Hanım, sizin Ayşe Arman isminde bir siteniz olsaydı, ben o siteyi sizin resminizle, isminizle kopyalayarak aynısı yapsaydım ve sizin ağzınızdan, “Eşimden boşanmaya karar verdim!” gibi bir beyanat yazsaydım, yakışık alır mı bu?
Siz, hukuki bir işlem başlatmaz mısınız?

-Hayır. Ama o sitenin altında, “Bu, bir sanat projesidir, bir sanat performansıdır!” yazıyorsa ve içinde zekâ barındırıyorsa, ben güler geçerim… Üstelik bu sözünü ettiğimiz sitenin yurtdışında onlarca örneği var. Ve önceden basında bunun bir espri olduğunu okuyor insanlar. O lafların sizin ağzınızdan çıkmadığını biliyorlar…
Bakın, yapmış oldukları festivale itirazım yok. Ne istiyorlarsa yapsınlar. Ama benim adımı, yalan beyanları yazmaları hiçbir etik anlayışa sığmaz, hukuka da sığmaz. Zaten bağımsız yargı siteyi kapattı. Bir daha açtılar. Yeniden müracaat edeceğiz!

ARTIK MAYO İLE YAPACAĞIZ YAĞ OLMAYACAK DENİLEBİLİR Mİ?

– Cannes Film Festivali mesela, Cannes’a ya da Cannes Belediyesi’ne ait değil, Fransa’ya ait. Doğru, di mi?
Evet.

– Tıpkı Antalya Film Festivali’nin hepimize ait olduğu gibi…
Evet.
– Kırkpınar Yağlı Güreşleri de öyle aslında…
Evet.
– Soruyorum: Edirne Belediye Başkanı’nın, “Kırkpınar Yağlı Güreşleri” için, günün birinde “Artık mayo ile yapacağız ve yağ olmayacak!” deme hakkı var mı?
Ben bir belediye başkanıyım, başka bir belediye başkanının yetkisini değerlendirebilecek durumda değilim. Ama Kırkpınar Yağlı Güreşleri, eğer “yağsız” yapılacak olursa, neden olmasın, o zaman onun adı “Karakucak güreşleri” olur. Onun da elbette beğenileri, takipçisi olabilir. Ben ne diyebilirim?

VİZE SORUNU OLMAZ

– Kararınızdan dönüp Türk sinemasını yeniden onore etmeniz hiçbir şekilde mümkün değil mi acaba?
Yüzde 100 doğru olduğuna emin olduğum bir işten niye döneyim ki?

– Amerika’yla yaşadığımız vize sorunu festivali nasıl etkileyecek sizce?
Sayın Dışişleri Bakanımızla bu konuyu değerlendirdik, kendisi sağ olsun Antalya milletvekili aynı zamanda ve projemize her konuda destek veriyor. Vize açısından sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum.

HER ŞEY İLETİŞİM EKSİKLİĞİNDEN!
– Bu seneki filmlerin zayıf olduğu, yarışan iki Türk filminin yurtdışında saygın hiçbir festivale kabul edilmediği yazıldı, çizildi. Diğerleri de zaten açılışlarını yurtdışında yaptı. “Bu listeyle mi, bu jüriyle mi uluslararası olunacak?” diyenlere cevabınız nedir?
Uluslararası yarışmamızın jürisinin CV’lerini dikkatlice incelesinler, internetteki özgeçmişlerine bir göz atsınlar! Zahmet edip bir okusunlar. Ne kadar kaliteli bir jüri oluşturduğumuzu görecekler. Ayrıca 10 yarışma filminin içindeki Türk filmleri de fevkalade kaliteli. Biz kimseyi ötekileştirmiyoruz. Sadece “Küçük olsun, benim olsun” mantığının dışında büyük bir perspektif ve vizyon koyuyoruz. Bu konuda eleştiri getiren herkesi de Antalya’ya davet ediyoruz.
Ötekileştirmeden gelin, buluşalım, birleşelim. Festivalimizi, uluslararası platformda çok daha iyi bir şekilde nasıl organize edebiliriz, bunun için işbirliği yapalım. Herkese davette bulunuyorum.

-Başta bir iletişim kopukluğu mu oldu? Siz herkesi yanınıza çağıramaz mıydınız? Tüm sektöre anlatamaz mıydınız?
Açık, net söylüyorum, iyi anlaşılamadığımızı düşünüyorum. Ama yaptığımız iş görülünce bize hak verecekler. Bundan sonraki süreçlerde çok daha güçlü bir şekilde, omuz omuza yürüyeceğimize inanıyorum. Belki ben de anlatmakta zorlandım. Son dönemeçte bunları dile getirmeye başladım. Çünkü herkes eteğindeki taşı döksün diye bekledim. Belki de bütün bunlar bir iletişim eksikliğindendir.

-Film Forumu’na konuşmak üzere davet etseniz Alternatif Ulusal Yarışmayı düzenleyenleri ve jüriyi…
Bizi eleştiren kişiler dahil olmak üzere hepsine tek tek davet gönderdik. Hepsini Antalya’da ağırlamak ve baş tacı etmek isteriz.

-Kaan Müjdeci, forumda konuşabilirse, tartışılabilirse niye gelmesin? Bence bayıla bayıla gelir…

Tekrar ediyorum, bizi eleştirdiler diye bırakın dışlamayı, tamamen bağrımıza basarak, Antalya Film Festivalimizde ağırlamaktan şeref duyacağımızı ifade ediyorum. Buyursunlar gelsinler.

-Onlar da Beyoğlu Sineması’ndaki “Ulusal Yarışma”ya sizi davet etseler, Halit Refik’in “Gurbet Kuşları” filminden önce konuşmak ister misiniz deseler, bu daveti kabul eder misiniz?
Bana bir davet gelmedi. Henüz davet gelmeyen yere de gidemem. Ama gelirse değerlendiririm, programım müsait olursa, elbette ben de katılmak isterim.

AMACIMIZ TÜRK SİNEMASININ KALİTESİNİ YÜKSELTMEK

Genç Türk sinemasına en güzel desteği Antalya Film Forumu’nda veriyoruz. Forum projemize, Türkiye’den 205 müracaat geldi, 48 finalist proje seçildi. Bu proje sahiplerini, dünyanın en önemli film prodüktörleriyle, yönetmenleriyle Antalya’da buluşturuyoruz. Türk sinemasının zaten kaliteli ürünleri var, amacımız kalitesini daha da yükseltmek.

KORTEJ BİZE HALKIN KARARINI AÇIKLAYACAK

-Halka sordunuz ve herkes “Ulusal kategori kalksın!” mı dedi?
Sivil toplum örgütlerimizin beni destekleyen beyanları gayet açık şekilde Antalya halkının yanımızda olduğunu gösteriyor. Ama bunun en güzel teyidi cumartesi günü gerçekleşecek kortejimizdir. Antalyalılar 54 senedir bu kortejle sinemayı kucaklıyor, baş tacı ediyor. Eğer bu yarışma kapsamında kortejimizde halkımızın ilgisi gerçekten geçen senelere göre daha düşük düzeydeyse, o zaman belki de halkın bu yapılan

Yorum Bırak

20 − fifteen =