Kadınlar Arasında. Bu, bir etkinlik değildi. Bir PR çalışması hiç değildi. Bir “kadınlar günü” numarası da…
Aras Kargo’nun ev sahipliğinde başlayan Kadın Liderler Arasında buluşmaları, kadınların gerçekten yan yana geldiği bi masa kurdu.
Ünvanların değil, deneyimlerin konuştuğu…
Rekabetin değil, dayanışmanın olduğu…
Güç gösterisinin değil, hakiki paylaşımın ve kadın neşesinin öne çıktığı bir masa…
İlk buluşma İstanbul’daydı.
Türkiye’nin Michelin yıldızlı ilk kadın şefi Pınar Şef’in Araka’sında…
Farklı sektörlerden kadın liderler, sivil toplumun güçlü kadınları, aynı masadaydı.
Güldük. Dertleştik. Zor olanı saklamadık. “Açılmış yollar” kadar, hâlâ açılmayı bekleyenleri de konuştukk.
Masada şunu bir kez daha net gördüm: Gerçek dönüşüm, kadınlar yan yana geldiğinde oluyor.
Aras Kargo’nun Avusturyalı (iki ay sonra da anne olacak) CEO’su Barbara Hagen’le de bu vesileyle uzun uzun konuştuk. Kültürden liderliğe… Annelikten kurumsal hayata… Cesur, net ve ilham veren cevaplar verdi. Onu ve ekibini tanıdığıma gerçekten çok mutlu oldum.
Bu, bir başlangıç. Devamı gelecek. Yeni şehirler, yeni masalar, yeni sesler… Ve çok yakında genç kadın girişimciler de bu çemberin içinde olacak.
Ben de iyi ki oradaydım.
İyi ki dinledim.
İyi ki bu hikâyenin parçası oldum.
(İyi ki Pınar’ın şahane yemeklerini de yedim:)
Devamı sayfalardaaaa @aras_kargo #kadınlararasında #kadındayanışması #işbirliği
@turkegitimvakfi @unicefturkiye @sustainablebrandsturkiye @bilimvirusu @araka.istanbul
Farklı sektörlerden kadın liderler aynı masadaydı. Ünvanlar değil, deneyimler konuştu. Rekabet değil, paylaşım vardı. Kadın neşesi vardı. Bu ilk buluşmada, Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen “Dönüşüm” başlığı altında hem şirketinin hem kadınların geçirdiği değişimi anlattı. Bir kez daha gördük ki: Gerçek dönüşüm, kadınlar yan yana geldiğinde mümkün… Devamı gelecek. Yeni şehirler, yeni sesler… Genç kadın girişimciler de bu çemberin içinde olacak… Barbara Hagen’ı yakalamışken sordum…
YASAŞIN İLHAM VEREN KADIN LİDERLER

Aras Kargo olarak, “Kadın Liderler Arasında” buluşmalarını başlattınız. İlki, İstanbul’da Araka’da gerçekleşti. Güzel ve anlamlı bir geceydi. İyi ki beni de davet etmişsiniz, teşekkür ederim. Kadın liderlerin iş dünyasındaki etkilerini, başarılarını, açtıkları yolları, deneyimlerini konuştuk. Herkes söz aldı ve açık yüreklilikle anlattı. Neşeli, samimi ve doğal bir ortamdı. Böyle bir buluşmayı gerçekleştirmek, bu şahane kadınları bir araya getirmek, nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?
Öncelikle iyi ki geldiniz, biz teşekkür ederiz. Aras olarak kendimizi, hayatı ve ticareti akışta tutan bir köprü olarak görüyoruz. Bu buluşmalarla, ilham veren kadın liderleri birbirine bağlayan başka bir köprü
daha kurmayı hedefliyoruz.
Devam edecek yani bu toplantılar…
Tabii tabii. Tüm Türkiye’yi birbirine bağlayan bir marka olarak, bu ruhu farklı şehirlere de taşımayı arzu ediyoruz. Lojistik, çoğunlukla erkek egemen bir sektör olarak algılanıyor. Biz, kadın liderlerin görünürlüğünün, sektöre ilgiyi artıracağına ve cinsiyet dengesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aras’ta yalnızca kadın temsiliyetiyle değil; çalışanlarımıza ve müşterilerimize neşe veren bir kültür inşa ederek de, sektörde fark yaratmaktan mutluluk duyuyoruz.
GERÇEK DÖNÜŞÜM FARKLI BAKIŞ AÇILARINI KUCAKLAYAN BİR KAPSAYICILIKLA MÜMKÜN

Bu buluşmalarda STK liderleriyle CEO’ları yan yana getiriyorsunuz. Neden bu iki dünya?
Çünkü gerçek bir dönüşüm, farklı bakış açılarını ve deneyimleri kucaklayan bir kapsayıcılıkla mümkün olabilir. Bu buluşmalarda sivil toplum örgütlerinin sahip olduğu toplumsal iç görüyle,
iş dünyasının yetkinliklerini bir araya getirerek, herkesi bu sürecin bir parçası haline getirmek istiyoruz. Amacımız, anlamlı bir sosyal etki yaratmak. Bunun için de farklı seslere alan açıyoruz. Kadın liderlerin, güçlerini birleştirerek, sektörde daha fazla kadının liderlik rollerine adım atmasına ilham ve cesaret verecek canlı bir alan yaratmak istiyoruz. Gelecek buluşmalarda, genç kadın girişimcileri de davet edeceğiz.
Bu destekleyici çemberi, sürekli genişletmeyi ve etkisini büyütmeyi hayal ediyoruz.
TEK CİNSİYETİN BASKIN OLDUĞU BİR YAPI HER ZAMAN EKSİK KALIR

Siz, kendinizi nasıl bir lider olarak tanımlıyorsunuz?
Önce size liderlikten benim anladığım şeyi söyleyeyim: Bence liderlik; net bir yön çizmek, insanların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koymalarını desteklemek ve görünür olmalarını sağlamak demek. Bizimki gibi büyük organizasyonlarda, bir liderin, ancak ekibi kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden ekibi takdir etmek ve ihtiyaç duydukları alanı onlara açmak gerektiğine bütün kalbimle inanıyorum.
Ne güzel söylediniz… Peki kargo ve lojistik gibi erkek egemen bir sektörde kadın lider olmanın zorlukları neler?
Kadın ve erkek oranının yarı yarıya olduğu bir toplumda, yüzde 30’larda kalan kadın liderliği kotası, doğal değil. Bence sağlıklı da değil… Şirketler, toplumun çeşitliliğini yansıtmalı. Sadece adil olduğu için değil, karma ekiplerin getirdiği farklı bakış açıları ve dayanıklılık artışı için de… Tek cinsiyetin baskın olduğu bir yapının her zaman eksik kalacağını düşünüyorum…
KADINLARIN GELİŞEBİLECEĞİ BİR ALAN YARATMAK, HERKESİ YUKARI TAŞIR

O zaman erkek egemen bir sektörde, kadın lider olarak, çalışma ortamımızı daha kapsayıcı hale getirme sorumluluğunu güçlü olarak hissediyorsunuz…
Elbette! Kadınların gelişebileceği bir alan yaratmanın, herkesi yukarı taşıyacağına inanıyorum. Geçmişte sektörümüzde, hiyerarşik yapılar ya da kadınlara yönelik temel altyapı eksiklikleri gibi ciddi zorluklarla karşılaştık. Ama harekete geçip, somut adımlar attık. 2025’te küresel bir dönüşüm başlattık. Çalışanlarımızın katkısıyla, yeniden tasarladığımız 20 şubeye kadar birçok alanda harekete geçtik. 2026’da şubelerimizi dönüştürmeye devam edeceğiz.
Çalışanlarımızın fiziksel yükünü azaltmak için taşıma bantları ekledik, müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmak için ise Türkiye’nin ilk ve tek 7/24 çalışan kargo ATM’lerini devreye aldık. Tüm bu adımların ardında daha büyük bir hedef var:
İnsan odaklı bir kültür inşa etmek.
*Kadın lider oranımızı 2024’te yüzde 23.8’den 2025’te yüzde 27.5’e çıkardık. Bu oranı yüzde 40’a ulaştırmayı hedefliyoruz.
*İK organizasyonumuzu “İnsan ve Kültür” çatısı altında yeniden yapılandırdık. Cinsiyet eşitliğine yönelik hem hızlı kazanımlar hem de uzun vadeli dönüşüm hedefliyoruz. Örneğin; “kadın adaylara açığız” ifadesi içeren iş ilanları, her mülakatta en az bir kadın yönetici bulunması zorunluluğu ve 2025 itibarıyla başlayan kreş desteği gibi uygulamalar hayata geçti.
*Taciz bildirimleri için “Güven Rehberi”ni hayata geçirdik.
“BU YÜZYIL; GÜCÜN, KADINLARIN DOĞASINI DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ DEĞİL;
KADINLARIN, GÜCÜN DOĞASINI DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ BİR YÜZYIL OLACAK! ”

“Liderlikte eski modeller artık yetmiyor” diyorsunuz… Bugün sizce neyi geride bırakmamız gerekiyor?
Şirketlerin yalnızca tek bir lider sayesinde var olabileceği düşüncesini… Başarı, ancak bir liderin her zaman iyi bir takıma ihtiyacı olduğunu
anlamasıyla elde edilebilir.
Bir de liderliğin artık “öne çıkmak” değil, “alan açmak” olduğunu söylüyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Tabii. Bella Savitzky Abzug adında bir kadın siyasetçinin çok sevdiğim bir sözü var: “İçinde bulunduğumuz yüzyıl, gücün kadınların doğasını dönüştürdüğü değil; kadınların gücün doğasını dönüştürdüğü bir yüzyıl olacak!” Bu, gücü baskıcı olarak değil; iş birliği, empati ve kapsayıcılık olarak yeniden tanımlamak demek. “Alan açmak”, ekibinizin potansiyelini korkmadan ortaya koyabileceği güvenli bir kültür inşa etmektir.
TÜRK KÜLTÜRÜ, TANIDIĞIM EN DİRENÇLİ KÜLTÜRLERDEN BİRİ
Avusturyalısınız. Türkiye’deki kurumsal hayata baktığınızda sizi en çok şaşırtan ne olmuştu?
Türk halkının olağanüstü durumlarda gösterdiği inanılmaz dayanışma ve çözüm üretme hızı… İtiraf etmeliyim, bundan derinden etkilendim. Pandemi ve doğal afetler sırasında, bu kültürün nasıl bir “köprü” işlevi gördüğüne ve Aras Kargo’nun ne kadar hızlı harekete geçtiğine bizzat tanıklık ettim. Bu kadar dinamik bir yapıda beklentilerin çok yüksek olması, işimize duyduğumuz tutkuyu da daima canlı tutuyor. Türk kültürü, tanıdığım en dirençli kültürlerden biri.
ANNELİK SÜRECİ HEM BİREYİ HEM DE KURUMU ZENGİNLEŞTİREN BİR DÖNEM

Birkaç ay sonra anne olacaksınız. İş dünyası, anneliği gerçekten kabul ediyor mu, yoksa hâlâ “idare edilen” bir durum mu?
Yeni görevimde, çok boyutlu bir dönüşüm sürecine liderlik ederken, aynı zamanda kişisel hayatımdaki en heyecan verici dönüşüme de hazırlanıyorum. Annelik sürecinin hem bireyi hem de kurumu zenginleştiren bir dönem olarak kabul edildiği bir kültürün parçası olmaktan gurur duyuyorum. Gerçekten de biz, ebeveynliği ortak bir yolculuk olarak görüyoruz. “İşe Dönüş Rehberi”, 2025’te başlayan kreş desteği ve 30 günlük babalık izniyle, çalışan ebeveynler için gerçekçi ve destekleyici yapılar kuruyoruz. Bir anne adayı olarak bu kültürü bizzat deneyimlemekten mutluluk duyuyorum. Bu yolculukta bana güçlü destek sunan liderlik ekibimize çok teşekkür ediyorum.
HAMİLE OLDUĞUM HABERİNİ YÖNETİM KURULUYLA PAYLAŞTIĞIMDA İÇTEN TEBRİK ALDIM
Çok fena ama… Türkiye’de işe alırken, çocuk yapıp yapmayacağınızı soran bir zihniyet hala var… “5 ay sonra anne olacak kadını neden CEO yapalım”da der o zihniyet…
Bizde, yani Aras Kargo’nun da çatısı altında olduğu Avusturya Postanesi kültüründe, bu durum çok farklı tabii. Aras Kargo’da kararlar, özel hayat tercihlerinden değil, liyakat ve vizyondan beslenerek alınıyor. Liderliği uzun soluklu bir yolculuk olarak görüyoruz. Çeşitlilik bir güç. Annelik engel değil, liderliği zenginleştiren perspektiflerden biri. Bir de Avusturya’da, hamilelik hakkında soru sormak yasal değil. Bana da hiç sorulmadı. Haberi, yönetim kuruluyla paylaştığımda, sadece içten tebrikler aldım. Bu hem bana hem de ekibimize duyulan güvenin bir yansıması. Çünkü her zaman dediğim gibi, sonuçta bir şirket tek bir kişi değil, bir takım.
Bugün bildiğiniz bir şeyi, yolun en başındaki hâlinize fısıldayacak olsaydınız… Bu ne olurdu?
Fikrinin sorulmasını bekleme! Konuşmaktan ve isteklerini dile getirmekten çekinme.
EN KRİTİK İHTİYAÇ EŞİT ŞARTLARDA BAŞLAMA İMKANI
TÜRK EĞİTİM VAKFI BAŞKANI BANU TAŞKIN

Genç kadınların iş dünyasında kalıcı bir etki yaratabilmesi, zaman içinde güçlenen ve doğru desteklerle büyüyen bir yolculuk. Bu yolculukta en kritik ihtiyaç ise, eşit şartlarda başlama imkânı. Eğitim ve finansal güvence önemli bir temel oluştururken, üniversite yıllarında verilen burs desteğinin ötesine geçip, genç kadınların kişisel ve kariyer gelişim ihtiyaçlarına bütüncül şekilde odaklanmak gerçek farkı yaratıyor. Türk Eğitim Vakfı’nda, burs verdiğimiz genç kadınların mentorluk, staj ve kariyer gelişim fırsatlarıyla desteklendiklerinde; kendilerine yön gösterebilecek öncü ve rol model isimlerle bir araya geldiklerinde ve cesaretlendirildiklerinde ne kadar güçlü adımlar atabildiklerini somut olarak görüyoruz.
KADINLAR GÜÇLENSİN Kİ İNSANLIK GÜÇLENSİN
UNİCEF TÜRKİYE MİLLİ KOMİTESİ GENEL MÜDÜRÜ İNCİ HASEKİ

2024 Türkiye verilerine göre; eğitimde bilim, teknoloji ve mühendislik gibi alanlarından mezun olan kadın oranı, erkeklerin yarısı civarında. Aynı şekilde kadının iş gücüne katılımı da ne yazık ki öyle. Kalıcı etki için sistemsel dönüşüm şart.
Birinci eşik: En alt kademeden en üst kademeye kadın-erkek oranlarında denklik gözetimi. İkinci eşik: Kadınlar da, mevcut bariyerleri, kalıplaşmış algıları kırmak için ısrar etmeli, vazgeçmemeli, denemeye devam etmeli. Son eşik olarak da, teknoloji ve teknolojideki gelişmelere hakimiyet. Bu artık bir seçenek değil, kadının masadaki yerini sağlamlaştıracak vazgeçilmez bir unsur. Teknolojinin rasyonelliği ile insanın duygusal derinliğini birleştiren kadın yöneticiler, iş dünyasında kalıcı bir dönüşümü sağlamlaştıracaktır.
TEK BAŞINA GÜÇLÜ OLMAK DEĞİL BİRLİKTE GÜÇLÜ KALABİLMEK
ŞULE YÜCEBIYIK

Kadın liderliğinde gerçek dönüşüm, tek başına güçlü olmaktan değil, birlikte güçlü kalabilmekten geçiyor. Birbirimizi kıyaslamak yerine yan yana durduğumuzda, yalnızca kendimiz için değil bizden sonra gelen kadınlar için de umutlu bir yol açıyoruz.
GERÇEK GÜÇ, LİDERLERİN KOLLEKTİF OLARAK YÖN DEĞİŞTİREBİLMESİNDEN GEÇER
AYSUN ŞABANLI

Gerçek güç, yalnız ilerlemekten değil; etik, dayanışma ve uzun vadeli değer üretimi odağında kurumların ve liderlerin kolektif olarak yön değiştirebilmesinden geçer. #işbirliği






