YAŞADIKLARIM BAŞKA KADINLARA ÖRNEK OLSUN

Söz verdiğim gibi 36 yaşında meme kanserine yakalanan ve şahane bir şekilde mücadele eden @dilara.rslan_ röportajı devam ediyooo

Okumanızı ve rutin kontrollerinizi asla ihmal etmemenizi dilerim!

Hayat kısa… kuşlar uçuyor… ve bizim bu memeleri sürekli muayene ettirmemiz gerekiyoo

Dilara Arslan’a böyle cesur bir rol model olduğu için teşekkür ediyorum.

KADIN OLMAK BİLE BAŞLI BAŞINA BİR RİSK FAKTÖRÜ…

Bir sürü insan, “Benim başıma gelmez” diye düşünüyor. Nedense hep komşunun ya da başkasının başına gelir gibi yaşıyoruz. Aslında senin hikayen, bu algıyı feci halde yıkıyor…
Evet, bunun benim başıma da geldiğini duyanlar o kadar sarsıldı ki, hepsi kontrole gitmeye başladı. Dedim ki, “Herhalde böyle bir şey gerekiyor insanları uyandırmak için. O zaman ben bunu konuşmalıyım, çıkıp anlatmalıyım. Demeliyim ki, “Rutin kontrollerinizi asla ihmal etmeyin. Kadın olmak bile başlı başına bir risk faktörü.” Şimdi her fırsatta her yerde, altını çize çize söylüyorum. Ben sonuçta bir magazin figürü değilim. Yaptığım işlerle buraya geldim. Şimdi istiyorum ki; yaşadıklarımı herkes kendine bir çağrı olarak alsın…

SAĞLIK SEFERBERLİĞİ BAŞLATTIK

Pastavilla’da ne yaptınız?
Sağlık seferberliği başlattık. 900 kadın çalışanımız var. Bu 900 kadın çalışanın 40 yaş üstüne mamografi 40 yaş altına da ücretsiz meme ultrasonu yaptırdık. Ne yazık 8 kişide rastlandı. Onların tedavilerine başlandı. “Siz zorla göndermeseniz, asla kontrole gitmezdik!” dediler. Bir farkındalık oluştu fabrikada. Bu farkındalığı arttırmak için her hafta, 100 kişilik gruplar halinde bilinçlendirme eğitimleri düzenliyoruz. Ve bunun altını çiziyor: “Genç kadınlar da risk altında!” Muhasebeyi arayıp, “Şuraya şu kadar bağış yapalım!” demek kolay bir şey. Ama biz daha fazlası için uğraşıyoruz. Bence önemli bir şey yapıyoruz.

En çok kim yanında oldu bu süreçte?
Oğlum. Hiçbir şeyden haberi yok. Ama varlığı yeter. Ailem. Arkadaşlarım. Yakın dostlarım. Oğlumun babası. Bir sevgi çemberi kurdular.
Asla beni asla yalnız bırakmadılar.

HER ŞEYİ MÜKEMMEL YAPMAM GEREKMİYOR

Kanser sana en çok ne öğretti?
Hayatta neyin önemli neyin o kadar önemsiz olduğunu, kendine karşı şefkat duyman gerektiğini, her zaman her şeyi mükemmel yapman gerekmediğini… Bir de, dengenin çok önemli olduğunu… Yani bir sürü kimliğin var hayatta, bu kimliklerin hepsinde mükemmel olmak zorunda değilsin. Bir denge içinde olması yeterli bunların.

Sen mükemmelliyetçi misin?

Evet. Ama bütün ailem öyle. Babam çok iyi bir mühendistir, çok çalışkandır, müthiş bir girişimci kafası vardır. Annem desen, akademisyen. Yıllarca üniversitede hocalık yaptı. İkisi de çok başarılı. Kızkardeşim de ODTÜ’lü. Şimdi akademik kariyer yapıyor. Herhalde bizim aile kültürümüzde var bu.Herkes, her şeyi çok iyi yapar. Ya da yapmak için elinden geleni yapar.

ÖZELLİKLE DE BANA BİR ŞEY OLMAZ DİYENLER OKUSUN

Kendinle ilgili keşfettiğin, senin şaşırtan bir şey var mıydı bu süreçte?
Her şeyin kontrolüm altında olduğunu zannederken, içeride beni öldürmeye gelen, oldukça da büyümüş bir kitle varmış. Ne kontrolü ya! Zannettiğimiz kadar kontrolümüz yok! Ama artık esnedim hayata karşı. Neyin önemli olduğunun farkında olarak yaşıyorum. Biraz da boşver gitsin demeye başladım. Artık küçük detaylara takılmıyorum.

Şu an bu röportajı okuyan, kendini risk grubunda görmeyen kadınlara neler söylemek istersin?
Özellikle de, “Bana bir şey olmaz, çok sağlıklıyım!” diyenler okusun. Umarım olmaz tabii ama olabiliyor. Canlı örneği benim. Önlem alın geç olmadan önce. Kontrollerinizi asla aksatmayın!

Yorum Bırak