Türk sanatçıların Dubai çıkarması

Dikkat… Dikkat…
Yolunuz Dubai’ye düşerse…
DIFC’deki, Dubai’de bugüne kadar hayata geçmiş en büyük heykel parkını mutlaka ziyaret edin!
Küratörü bir Türk mimar:
Tuba Demiroğlu.

.

İşini tutkuyla yapan insanlara bayılıyorum. Tuba da onlardan biri. Çok başarılı bir mimar. Benim de arkadaşım. Senelerdir Dubai’de yaşıyor. Görünce bunları yazdığımı, kesin mahcup olacaktır. Bir de mahcup olunca kızarır o:))) Herkesin kendini ortaya atmaya öldüğü, utanmaz ve arsız olduğu bu dünyada, utanan, kızaran, bir adım geri duran ve işiyle var olan bir kadın. Çok seviyorum böyle insanları.

Mimar Sinan mimarlık mezunu. Master’ını da Mimar Sinan’da yapıyor. 14 yaşından itibaren, kendisi gibi mimar olan babasıyla şantiyelerde vakit geçiriyor. Üniversitenin ikinci yılından itibaren, çeşitli mimari ofislerde çalışıyor. Sonra kardeşiyle beraber bir dizayn firması kuruyor.
2008’de Birleşik Arap Emirlikleri’ne taşınıyor. Bizim tanışmamız da işte o yıllara rastlıyor. Önce kızlarımız arkadaş oldu, sonra biz.

Önce Birleşik Arap Emirlikleri’nin en önemli üniversitelerinden birinde dizayn yöneticisi olarak çalıştı. Derken Abu Dhabi’de müzeler bölgesini geliştiren bir firmaya geçti. Burada Jean Nouvel’in tasarladığı Louvre Abu Dhabi Müzesi ve Norman Foster’ın tasarladığı Zayed Müzesi’nin dizayn yönetimini yaptı.


Görevlerinin arasında, müzeograflarıyla beraber, sanat eserlerinin nasıl ve ne şekilde dizayn edileceğini takip etmek ve sonuca ulaştırmak vardı. Giuseppe Penone ve Jenny Holzer gibi çok baba sanatçılarla çalıştı. Kısacası, yıllar içinde sanat ve mimari ilişkisi üzerinde deneyim edinmeye başladı.
.

Nedir DIFC? Dubai Uluslararası Finans Merkezi. Bir finans merkezi olmasının yanı sıra, alternatif bir yaşam tarzı sunuyor. İçinde oteller, restoranlar var. Burada, sanatın da yeri inanılmaz büyük. Bünyesinde önemli sanat galerini barındırıyor. Christie’s ve Sotheby’s gibi dünyaca ünlü müzayede evlerine de ev sahipliği yapıyor.
Beni şaşırtan bir vizyon var Dubai’de. Mesela 2017’de, ziyaretçilerinin sanatla etkileşimlerini daha da üst seviyeye taşıyabilmek için “Art Integration Program” başlattılar. DIFC içindeki galeri ve müzayede evleriyle iş birliği yapıp, büyük boyuttaki heykelleri DIFC’nin ortak mekanlarında sergilemeye başladılar.

.

Bu sene de “sanatı sokağa taşıma” girişimi adına, bu zamana kadar Dubai’de yapılmış en büyük heykel parkını hayata geçirdiler.
İşte bu heykel parkının küratörü Tuba.
Aylarca deliler gibi uğraştı.
Ve ortaya muhteşem bir iş çıkardı.
Tam 65 heykelden oluşuyor bu park!
36’sı lokal, gerisi uluslararası sanatçıların eserleri…
Bir güzel haber de: Sergide eseri bulunan bu 36 sanatçının 8’i Türk.
Bu da ayrı bir gurur kaynağı.
Kim onlar?
Melis Buyruk, Ayla Turan, Mert Ege KöseKemal Tufan, Kazım Karakaya, Emre Namyeter, Ahmet Güneştekin, Erdil Yaşaroğlu
Alkışlıyorum.
Hem bu sanatçıları hem de Tuba’mı.Ve bu sanatçıların çoğunu Dubai’ye getiren AWC Gallery Haldun Kilit’i…
Bunun dışında Richard Hudson, Wim Delvoye, Manolo Valdez gibi dünyadan başka önemli sanatçılar da var.

Bu yazıyı niye yazdım?

  1. Yurt dışındaki Türklerin bir kısmı müthiş işler yapıyor. Ülke bu kadar karışıkken, geri dönmek isteyeceklerini de sanmıyorum. Buna üzülüyorum.
  2. Türk sanatçılarının Dubai çıkarması çok etkileyici. Hepsini teker teker tebrik ediyorum.
  3. Bir zamanlar, “Çölün ortasına dikmişler gökdelenleri, her şey yapay! Kültür- mültür yok!” dediğimiz yerler, aldı başına gidiyor. Dünya çapında açık hava sergileri yapıyorlar. Biz ise saçma sapan işlerle uğraşıp, birbirimizi yiyoruz. Onlar ileri, biz geriye gidiyoruz.
  4. Tuba’cım kızarma! Yazdığım için de kızma. Böylesine büyük ölçekli bir işin küratörü olmak, her baba yiğidin harcı değil. Seninle gurur duyuyoruz. Kutlarım. İnşallah bir gün böyle şeyleri Türkiye’de de yaparsın!

Yorum Bırak

10 − four =