Kemoterapide saçlarını kaybetmiş kadınlara peruk bağışı

ALKIŞ ALKIŞ ALKIŞ!
Pantene, Pİ Kadın Kanserleri Derneği’yle birlikte müthiş bir sosyal proje yürütüyor.
Adı “Uzun ve Güçlü Bir Hayat”
Proje kapsamında kadın kanserleri ve erken teşhisin önemi konusunda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarda bulunuyorlar.
Aynı zamanda, “Birlikte Daha Güçlüyüz” diyerek, kemoterapi sürecinde saçlarını kaybetmiş ihtiyaç sahibi kadınlara peruk bağışında bulunuyorlar.

Avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlıyorum!
Çünkü ‘gerçek saç’tan elde edilen bu peruklar, kanser tedavisi gören kadınlara müthiş destek oluyor. Mücadelelerinde güçlerine, güç katıyor.
Tedavi sürecinde saçlarını kaybeden kadınların, kendi saçlarına yeniden kavuşana dek, aynaya her baktıklarında, kendilerini iyi hissetmelerini sağlıyor.

Türkiye’de her yıl 100 binden fazla kadın, kanser tanısı alıyor.
Kadın kanserleri -ne yazık ki- hala en tehlikeli kanser türleri arasında yer alıyor. Ama bu sizi korkutmasın! Çünkü zamanında yapılan kontrollerle, kanser kolayca tespit edilebiliyor. Bu yüzden, ERKEN TEŞHİS, kadın kanserleri ile mücadelede büyük önem taşıyor. Sihirli sözcük ERKEN TEŞHİS yani. O yüzden, mutlaka hepimizin kanser taramalarımızı düzenli yaptırmamız gerekiyor.
Bu arada, gelişen tanı ve tedavi olanakları sayesinde tedavi başarısı giderek artıyor. Özellikle meme kanserinde o kadar büyük ilerlemeler oluyor ki, erken yakalandığında, tedavi başarısı yüzde 90’ların üstüne çıkıyor.

Kanser tedavisi sürecinde, kemoterapi gören pek çok kadın için, kanserle mücadelenin en zorlu yan etkilerinden biri de saçlarını kaybetmek.
Bugüne kadar kanser tanısı almış birçok kadın ile röportaj yaptım. Neredeyse hepsi, “Kanser olduğumu saçlarım döküldüğünde anladım!” dedi.
Saç deyip geçmeyin yani. Bir kadının kendini iyi hissetmesinde inanılmaz bir öneme sahip.
Kemoterapide saçların dökülmesi, kadının beden algısını negatif yönde değiştiriyor. Üstelik kadın, bu hisleri yaşarken çevresindeki bakışlar da, bu negatif algıyı pekiştiriyor. İşte peruk, kendi saçları çıkana kadar bu negatif algının, olumluya dönmesine büyük destek veriyor.

Biz de dün, 2020’de start verilen “Uzun ve Güçlü Bir Hayat” projesinin, bu yıl da devam ettiğini duyurmak için bir araya geldik.
Ben moderatördüm.
Birbirinden değerli konuklarım vardı.
P&G’den Ceren Tonguç, Pİ Kadın Derneği Başkanı Arzu Karataş, kanser tedavisi devam eden Ayşe Gençmazlum ve kanserle mücadelesinde binlerce kadına umut ve örnek olan oyuncu Canan Ergüder. Pek çok kadın gazeteci de vardı.
Güzel bir toplantı oldu. Aynı zamanda bir iç dökme seansı gibiydi. Herkes deneyimlerini paylaştı. Kah güldük, kah ağladık. Benim için çok değerli bir iki saatti.

Ceren Tonguç, müjdeli bir haber verdi: “Pİ Kadın Kanserleri Derneği beraberliğinde yürüttüğümüz projemizde, bağış miktarımızı iki katına çıkararak, kanserle mücadele eden daha fazla kadına ulaşmayı amaçlıyoruz!”

Ayşe Mazlumoğlu, halen tedavisi süren bir kanser hastası, kendisine çok yakışan peruğuyla bizlerle birlikteydi. “Kemoterapi yüzünde saçlarım döküldüğünde aynaya bile bakmaya zorlanıyordum. Peruğumla şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum. Pantene ve Pİ Derneği’nin destekleri güçlenmemi, mücadele sürecime daha öz güvenli ve ümitli devam etmemi sağladı. Teşekkür ediyorum” dedi.

Pİ Kadın Kanseleri Derneği’nin kurucusu ve başkanı Arzu Karataş da söz aldı. Kendisi, İyilik Kolyeleri Atölyeleri’nde de birlikte çalıştığım çok değerli bir sivil toplumcu. Yıllardır, kadın kanser hastaları için canla başla çalışıyor. Yaptığı faydalı işleri saysam, sayfalar yetmez.
O da çok değerli şeyler anlattı.

Aynı zamanda bu kampanya kapsamında peruk bağışlanan hastaların geri dönüşlerini bizimle paylaştı…
Hepimiz çok duygulandık.
*Bu sabah uyandığımda kapı çaldı. Baktım kargo… Peruğum gelmiş! Kendi saçım gibi… Bu kadar mı uyumlu ve muhteşem olur! Gerçekten çok beğendim, mutlu oldum ve bu mutluluğumu sizlerle paylaşmak istedim…
*Bir saç insanı bu kadar değiştirebilir! Çok teşekkür ederim. İnanın kendi saçlarım gibi hissettim…
*Peruğum geldi. Mutluluktan ağlayarak taktım. İyi ki varsınız. İnanın, yanımızda olduğunuzu bilmek bizi daha güçlü yapıyor!
*Kemoterapiden dönünce, bir de baktık gelmiş… Allah sizden bin kere razı olsun! Annem sayenizde çok çok mutlu… Çocuklar gibi şen… “Hiç çıkartmam” diyor.
Bütün konuklar çok değerli mesajlar verdi, deneyimler paylaştı.
Hepsine teşekkür ediyorum.

Bir geldi, onunla birlikte bir ışık geldi.
Hayran olmamak mümkün değil…
Şahane bir enerjisi var.
Canan Ergüder’den söz ediyorum.
Dünkü konuklarımdan biriydi.
O da, Pantene ve Pİ Kadın Kanserleri Derneği’nin, “Uzun ve Güçlü Bir Hayat” projesine destek veriyor.
“Birlikte Daha Güçlüyüz!” diyor.
Bu süreci kendi içinde yaşayabilirdi, hayır paylaşıyor, binlerce kanser tanısı almış kadına, “Yalnız değilsiniz!” diyor, destek veriyor, güç veriyor.

Oyunculuğuna zaten hayrandım, kişiliğine de hayran kaldım. Boşuna bütün Türkiye onu bu kadar çok sevmiyormuş.
Geldi ve takır takır her şeyi, bütün samimiyetiyle, açıklığıyla anlattı. Yaşadığı kanser deneyimini bu kadar şeffaf anlatıyor olmasını çok çok değerli buluyorum.
Binlerce kadına umut olduğunu düşünüyorum.
Her gün kanser tanısı almış kadınlardan mesajlar aldığını söylüyor. Elinden geldiğince deneyimlerini onlarla paylaşıyor, sorularına yanıt veriyor, tavsiyelerde bulunuyor. “Benim için dua edin” diyenlere, dua ediyor.


Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu. Yurt dışında 7 yıl oyunculuk eğitimi almış. Toplam 14 yıl Amerika’da yaşamış, oyunculuğa da orada başlamış.
Aynı zamanda Afife Jale En iyi Kadın Oyuncu ödülü sahibi. Aslen bir tiyatro oyuncusu. Ama biz onu, daha çok ekranlardaki birbirinden iyi dizilerden tanıyoruz. Binbir Gece, Behzat Ç., Menajerimi Ara… Şu anda da yeni başlayan Oğlum dizisinde Demet karakterini canlandırıyor.
Bilgili, birikimli ve inanılmaz bir aurası olan biri. Net, sade, alçak gönüllü. Sahici kelimesinin karşılığı gibi. Onu dinlemeye doyamadım. Anlayın yani.

Kanserle mücadelede, pozitif olmanın altını çizdi.
“Kadınlar bu zor süreçte ne kadar pozitif kalabilirlerse, içlerindeki gücün ne kadar farkına varabilirlerse, hayata o kadar ümitle bakabiliyorlar” dedi.
Kanser tanısı konduğunda, halen çekimleri devam eden Menajerimi Ara dizisinde oynuyormuş.
Tedavi süreci boyunca, doktoru izin verdiği sürece çalışmaya devam etmiş. Mevcut düzenini minimum seviyede bozmuş. Ameliyattan bir hafta sonra da setlere dönmüş. Diyor ki, “Üretmek, çalışmak bu süreçte de önemli.”
“Moralimi yüksek tutmamı sağlayan şey ise tabi ki ailem ve sevdiklerimden gördüğüm destek oldu” diyor. Kendisi gibi oyuncu olan eşi Kenan Ece’nin desteğinin altını özellikle çiziyor. Eşiyle birlikte özel bir beslenme programı uygulamışlar. Kanser sadece tanı alan kişiyi değil, bütün bir aileyi etkiliyor. Onlar da birlikte mücadele etmiş.

Saçları, Canan Ergüder’in kendini tanımladığı şeylerden biriymiş.
“Saçın, kadın hayatındaki önemi ve kadının öz güvenine olan etkisi ancak kemoterapi sürecinde tam olarak anlaşılabiliyor. Ben saçlarımı kaybetmeye başladığımı anladığımda, kendimi saçlarım üzerinden tanımladığımı fark ettim. Sabah aynaya baktığımızda, gözümüze ilk çarpan şeylerden biri saçlarımız oluyor. Bir kadının saçları istediği gibi değilse bu, gün boyunca onun öz güvenini ve moralini düşüren bir etkene dönüşebiliyor. Bu yüzden, zaten zorlu bir süreç olan kanser tedavisinde, bir de saçlarını kaybetmek kadınlar için, bu dönemi daha da güç bir hale getirebiliyor. Tam da bu yüzden ihtiyaç sahibi kadınlara peruk desteği veren bu sosyal projeyi çok değerli buluyorum” dedi.
Bir dönem o da peruk takmış.
Artık kendi saçları çıktığı için takmıyor.
Uzun saçları da şahaneydi, ama bu kısa saçlı hali de nefis!

Son olarak tüm kadınlara şu tavsiyede bulundu:
“Her ne kadar uzak gözükse de kimsenin bu süreci yaşamayacağının garantisi yok. Lütfen kendinizi ve sağlığınızı ihmal etmeyin! Pantene’i ve Pi Kadın Kanserleri Derneği’ni gerçekleştirdikleri bu değerli kampanyadan dolayı tebrik ediyor, tüm kadınlarımıza uzun ve güçlü bir yaşam diliyorum.”
Canan Ergüder’i tanıdığım için çok çok mutlu oldum.
Böyle değerli bir projenin içinde yer alabildiğim için de…
Pantene’i ve Pİ Kadın Kanserleri Derneği’ni ben de kutluyorum. Başka kurumlara örnek olmalarını, bu tür projelerle kadın kanserleri farkındalığının artırmasını diliyorum. Ve bütün kadınlara, “n’olur rutin kanser taramalarınızı aksatmayın” diyorum!!!!

Yorum Bırak

twelve + two =