Biz de adalet istiyoruz


Artık yeter ya!
El insaf ya!
Milli seferberlik mi yapılacak, ne yapılacaksa yapılsın.
Bu erkek şiddeti dursun!
Bu vahşet son bulsun!
Dilimizde tüy bitti.
Sürekli kadına şiddet haberleri yapıyoruz.
Katledilen kadınların hikâyelerini bu sayfalara taşıyoruz.
Elbirliğiyle…
Neredeyse bütün kadın yazarlar ve bazı erkek yazarlar yazıyor.
Artık sadece üçüncü sayfa haberi değil.
Manşet oluyor, köşelere taşınıyor.
Farkındalık yaratılıyor.
Televizyonlar bas bas bağırıyor.
İşin her boyutu işleniyor.

Ama yine de değişen bir şey olmuyor.
Bir arpa boyu yol kat edilemiyor.
Nasıl bir şey bu ya!
Gerçekten bu hepimizin utancı.
Bir yol bulunsun, bu “kadın katliamı” dursun.
Kadınların, çocukların hiç mi değeri yok bu ülkede?
Yazıktır.
Günahtır.
Bianet, geçenlerde 2018 rakamlarını açıkladı.
İçler acısı…
2018’de 255 kadın, erkekler tarafından öldürüldü.
20 çocuk ve 3 bebek katledildi.
61 kadına tecavüz edildi.
188 kadın taciz edildi.
516 kadına zorla seks işçiliği yaptırıldı.
347 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunuldu.
Bunların başına da hep ‘en az’ yazmak lazım.
Çünkü bu rakamlar basına yansıyanlar. Bianet, biliyorsunuz medyada gördüğü kadın-çocuk kıyımlarının çetelesini tutuyor. Kim bilir basına yansımayan daha kaç cinayet, istismar, tecavüz var.

*
Bu ülkede kadınsan, tepene biniyorlar.

Hele hakkını savunabilecek durumda değilsen, yaşam savaşı veriyorsan, eğitimsizsen, ne yapacağını bilmiyorsan daha da fena.
Sen bir hiçsin!
Erkekler tecavüz de ederler.
Öldürürler de…
Cesedini oraya buraya atarlar.
Sonra da mahkemede ‘indirim’ isterler.
Yok “Erkeklik gururum incindi”, yok “Beni aldattı”, yok “Fuhuş yaptı”, yok “Onunla, bununla kırıştırdı”, “Dayanamadım öldürdüm”…
Bir sürü ispatı olmayan, ipe sapa gelmez iftira, boş laf…
Bıktık sizin yalanlarınızdan!
Bıktık bu ucuz iftiralara inanan eril zihniyetten.
Yeter ya!
Boyunuz devrilsin.
Erkekliğinizden, insanlığınızdan utanın!
*
Güneş’inki de işte böyle bir hikâye.
Zavallı bir kadın Güneş.
Şu an toprağın altında, onu korumak istiyorum, ölmüş bir kadının haklarını savunmak istiyorum.
Yaşarken savunan olmamış çünkü.

Bari katili olacak adam yırtamasın, indirim filan almasın!
Hepimiz toprağın altındaki Güneş’in sesi olalım.
31 yaşındaydı.
İki çocuk verdiği adam tarafından boğularak öldürüldü.
Her türlü eziyeti yapmış kadına.
Sabri Barçağ hakkında, iki çocuğun annesi Güneş’i “canavarca hislerle ve eziyet ederek kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet istemiyle dava açıldı ve şu an cezaevinde.
Yarın da duruşması var.
Gerekçesi hazır tabii.
Güneş eve geç gelmiş, “Sen benim hayatıma karışamazsın!” demiş, o da dayanamamış, “boğarak öldürmüş”!
Allah belasını versin.
Yetti bu “Fuhuş yapıyordu!” imaları!
“Seviyordum, öldürdüm” numaraları!
“Kendimi kaybedip sıktım boğazını, pişmanım!” ayakları.
Sen bir insanı öldürdün.
Cezasını çekmen gerekiyor.
Gerekçesi yok.
Sen bir insanın canına kıydın, bunun mazur görülecek hiçbir yanı yok.
Yalvarıyorum artık, bu adamlara iltimas geçmekten vazgeçin!!!
Bunlar insan değil, canavar. En ağır cezayı almalılar.
Güneş, toprağın altında…
Onu bu hayattan silip atan insan da çeksin cezasını…
Adalet yerini bulsun!
Güneş’in kardeşi Bilal Karaçuban ile konuştum…

SANA ÖLDÜRME HAKKINI KİM VERDİ?

Kumar oyna, borç yap, kanserli karını terk et, köyüne dön… Köyden kendinden 20 yaş küçük Güneş’i kaçır… Yine kumar oyna, yine borç yap… Sonra da iki çocuk doğuran kadını, eve geç geldi diye boğup öldür. Ve “Çok seviyordum, öldürdüm. Beni affedin, indirim istiyorum” de…
Aynen bu! Bizim de itirazımız da buna. Ablam Güneş, gün yüzü görmedi. Bu adamsa hâlâ iyi hal indiriminden faydalanmak için numara yapıyor. İnşallah kimse inanmaz.
Ablanın bu adamla yolu nasıl kesişti?
Bu adam İstanbul’da yaşıyordu, evliydi, 5 çocuğu vardı. Kumar borcundan battı. Kanserli karısını terk edip bizim köye geldi. Annesi komşumuzdu. Annesi ona ikinci bir eş için arayışa girdi. Ablamla konuştu. E onu kaçırdılar. Sonra köyün sözü geçenlerini araya soktular ve dini nikâhla evlendiler. İki çocukları oldu. Ablama şiddet uygulamaya başladı. Çünkü kumarbaz ve psikopat biriydi. Yetmezmiş gibi ablamı ve çocukları İstanbul’a götürdü. Orda da değişen bir şey olmadı. Ablamı dövmeye ve kumara devam etti. Ablam defalarca polise başvurdu.
E peki niye geri eve gitmesine izin verdiniz?
Biz vermedik, polis Sabri’yi gözaltına aldığında çocuklar için eve döndü. Bakacak kimse yoktu çünkü. Öyle bir psikopat ki ablamı dövüp yağmur yağarken dışarı atmış. Komşu acıyıp polise haber vermiş. Polis sığınma evine yerleştirmiş. Biz polisten bilgi almak istediğimizde bize de bilgi vermediler, hangi semtte olduğunu dahi söylemediler. Ama nasıl olduysa, Sabri ablamın yerini öğrenip ona tekrar eve götürdü. O adama katlanma sebebi çocuklarıydı, çocukları ziyan olmasın diyeydi. Sonunda da ölüm haberini aldık…
Bugün davanın duruşması gerçekleşecek, ne bekliyorsunuz mahkemeden?
Boğarak öldürdüğü kesinleşti. Zaten kendi de itiraf etti. Şimdi de “iyi hal indirimi” istiyor… Biz de adalet istiyoruz! Ablam gün yüzü görmedi, o da görmesin istiyoruz. Kadınlar şiddet görmesin, katledilmesin, katiller cezasız kalmasın istiyoruz! Bizim çektiğimiz acıyı başkaları çekmesin, anneler, evlatlarının yasını tutmasın, ağlamasın, çocuklar annesiz kalmasın istiyoruz…

Yorum Bırak

18 − sixteen =