DÜNYANIN EN BÜYÜK ARI OTELİ KOZAN’DA AÇILDI

Söz verdiğim gibi, dünyanın en büyük Arı Oteli’ni açarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen röportajıyla huzurlarınızdayım. 

Ben her rekor denemesine yükselmem. Ama konu arıysa, balsa, doğaysa… Durup dinlerim. Bu yüzden Adana Kozan’a gidip yerinde görmek istedim. Ve etkilendim.

Çünkü burada mesele sadece Guinness rekoru kırmak değil. Mesele arılar. Mesele doğa.Mesele geleceğimiz.
Can Sezen’in dedesi de arıcı, babasının dedesi de… Yani arıcılık onların ailesinde sadece bir meslek değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam biçimi. Hatta Can daha çocukken kız kardeşi Burcu’ya:
“Ben işletme okuyacağım, sen de gıda mühendisi ol. Bu işi birlikte sürdürelim…” demiş.

Ve gerçekten öyle olmuş. Bugün Can Sezen şirketin genel müdürü. Kız kardeşi Burcu Sezen Garip ise laboratuvarların ve üretimin başında.

Sabah akşam balı, arıları, doğayı ve daha iyisini nasıl yapabileceklerini konuşuyorlar .Bunu görünce insan ister istemez etkileniyor. Bir de en sevdiğim tarafları şu: Son derece şeffaflar. Tesislerini gezdirmekten gurur duyuyorlar. Laboratuvarlarını açıyorlar. Ürettikleri balın arkasında duruyorlar. Ve bütün bu çabanın merkezinde tek bir cümle var: “Yaşasın Arılar.”

Çünkü Can Sezen’in de röportajda anlattığı gibi… Yediğimiz meyve ve sebzenin dörtte üçü arılara bağlı. Arılar yoksa, soframız da yok. Bu röportajda dünyanın en büyük Arı Oteli’nin hikâyesini, arıların neden hayati olduğunu ve bir arının ömrü boyunca sadece bir çay kaşığının 12’de 1’i kadar bal üretebildiğini konuşuyoruz.

Okuyun derim…
Çünkü bu röportaj sadece bal hakkında değil.
Yaşam hakkında. @cansezen_ @anavarzabal @burcusezengarip #umayonkol @4yaprakliyonca marka adı geçtiği için #reklam

A R I  O T E L İ YABAN TOZLAŞTIRICI ARI TÜRLERİ İÇİN OLUŞTURDUĞUMUZ KALICI BİR YAŞAM ALANI

Tebrikler Can Sezen! Anavarza Bal olarak dünyanın en büyük Arı otelini açtınız. Ve Guiness Rekorlar Kitabı’na girdiniz. Önce en temel soruyla başlayalım: Arı oteli nedir?

Çok teşekkürler. Arı oteli, yaban tozlaştırıcı arı türleri için oluşturduğumuz kalıcı bir yaşam alanı.

Arı oteli deyince insanın aklına bal arıları geliyor. Ama aslında bu otel, bal arıları için değil… Bize biraz anlatır mısınız; burada kimler konaklayacak?

Arı otelimiz Adana, Kozan’da tesisimizin bahçesinde yer alıyor. Büyük ölçüde bu bölgede var olan yaban arı türleri için. Ancak yolunu kaybeden, yönünü şaşıran bal arıları da dinlenme ihtiyacı duyabiliyor. Onlar için de bir dinlenme alanı sağlıyor.

KÜRESEL ÖLÇEKTE BİR FARKINDALIK OLUŞTURMAK İSTEDİK

Neden dünyanın en büyük arı otelini yapma ihtiyacı hissettiniz? Bir sabah kalkıp “Hadi Guinness rekoru kıralım” diye mi düşündünüz, yoksa sizi buna iten daha büyük bir mesele mi var?

Biz her yıl Dünya Arı Günü vesilesiyle bugüne kadar birçok farkındalık projesi hayata geçirdik. Bunun sadece dönemsel bir günde kalmasını istemediğimiz için ve arıların yaşaması adına her gün dertlenecek sistemsel bir yapı oluşturmak amacıyla, dünyada ve Türkiye’de ilk olan “Yaşasın Arılar Departmanı”nı kurduk. Bu departmanla birlikte zaten her gün arıların yaşaması adına ne yapabiliriz sorusunu kendimize soruyorduk. Buradan hareketle hem küresel ölçekte bir farkındalık oluşturmak hem de yaşam alanları daralan yaban arıları için kalıcı bir yaşam alanı oluşturmak istedik.

YEDİĞİMİZ MEYVE SEBZENİN 3/4’Ü ARILAR YOKSA YOK!

Bu proje, bir rekor denemesi mi, yoksa bir çevre manifestosu mu?

Aslında bir rekor denemesinden ziyade anlamlı bir projeyi hayata geçirmek. Temelinde, arı haklarını savunan ve koruyan bir zemin oluşturabilmek ve bunu toplumsal bir harekete dönüştürmek var.

İnsanlar, arılardan korkuyor. Siz ise milyonlarca insanın dikkatini arılara çevirmeye çalışıyorsunuz. Sizce asıl korkmamız gereken ne?

Arılar korkulacak canlılar değil. Hatta, hep birlikte toplum olarak sahip çıkmamız gereken canlılar. Çünkü yediğimiz meyve sebzenin 3/4’ü arılar yoksa yok.

ARILAR YOK OLURSA İNSANLIK TEHLİKEYE GİRER

Sık sık, “Arılar yok olursa, insanlık tehlikeye girer” deniyor. Bu, gerçekten abartı mı, yoksa bilimsel bir gerçek mi?

Bilimsel bir gerçek. Son yıllarda yapılan tüm araştırmalarda, özellikle Amerika ve Avrupa’da arı popülasyonlarının azaldığı görülmekte.

Bugün dünyada bazı arı türleri neden ölüyor?

Pestisit kalıntıları, şehirleşme ve iklim krizi gibi sebepleri var. Bunlar devam ettikçe, ekosistemde bu tip kayıplar aşanmaya devam edecek… Arıların yaşamı tamamen bitki örtüsü ile doğru orantılı. İklim değişikliği, bitki örtüsünü etkilediği için, bu olumsuz etkiler arıları da olumsuz etkiliyor. Ayrıca iklim değişikliği sebebiyle oluşan ani ısı değişimleri de arılara zarar veriyor.

ARILARIN GÖREVİ SADECE BAL VE ARI ÜRÜNLERİ YAPMAK DEĞİL BİTKİLERİN DÖLLENMESİNE KATKI SAĞLAYAN ROLLERİ VAR

Bu otel tam olarak hangi arı türlerine ev sahipliği yapacak?

Başta yaban arıları ve yalnız arılara ev sahipliği yapacağını düşünüyoruz. Ancak tesisimizde doğal bir ortamda kurduğumuz için bunu da gelecek misafirleri yaşayarak ve gözlemleyerek görmüş olacağız.

Duvarcı arılar, yaprak kesen arılar, reçine arıları… Çoğumuz bu isimleri ilk kez duyuyoruz. Bu arılar neden bu kadar önemli?

Arıların görevi sadece bal ve arı ürünleri yapmak değil. Onun dışında ekosistemde daha önemli bir görevleri olan polinatörlük görevleri var. Yani bitkilerin döllenmesine katkı sağlayan rolleri var.

ARI OTELİMİZ İÇİN TAM BİR  YIL ÇALIŞTIK

Bu otelin içinde bilimsel olarak neler var? Rastgele delikler açılmış bir yapı mı, yoksa ciddi bir araştırmanın ürünü mü?

Yaklaşık bir yıl boyunca süren titiz hazırlıklarla oluşan bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla kurduğumuz Arı Oteli, kullandığımız ahşap çeşitlerinden yuvalama tünellerine kadar hepsi bilimsel veriler dikkate alınarak hazırlandı.

Farklı çaplarda binlerce tünel hazırlamışsınız. Bunun arılar açısından önemi ne?

Bölgede yaşayan birçok arı türü var. Dolayısıyla tüm bu arı türlerinden, birbirleri ile uyumlu olabilecekleri misafir edebilmek adına birçok çap ve uzunlukta tünele yer verdik. Bu şekilde daha kapsayıcı bir iş ortaya çıktı.

PARAZİTLERDEN BELLİ ÖLÇÜDE KORUNABİLMESİNİN YOLU HER YIL DÜZENLİ BAKIM YAPILMASI… BİZ DE YAPACAĞIZ!

Dünyanın en büyük Arı Oteli’ni yapmak kolay da, onu yaşatmak zor. Bu yapının sürdürülebilirliği nasıl sağlanacak?

Bu Arı Oteli’ni Adana, Kozan’daki tesisimizin bahçesinde kurmamızın sebebi, tam olarak da bu. Yakın takip ve gözlemlerle bunu sağlayabileceğimizi düşünüyoruz ve yıllık periyotlarda bakımlarını takip edeceğiz.

Bazı bilim insanları büyük arı otellerinin parazit ve hastalık riski yaratabileceğini söylüyor. Siz buna karşı nasıl önlem aldınız?

Parazitlerden belli ölçüde korunabilmenin yolu, her yıl düzenli bakım yapılabilmesi. Dolayısıyla arı oteli tesisimizde olduğu için bu bakım ve gözlemleme şansımız var olacak.

BENİM DEDEM DE ARICI BABAMIN DEDESİ DE ARICI

Guinness tescili geldiğinde en çok neye sevindiniz?

Küresel çapta bir farkındalık oluşturmak ve toplumun dikkatini arılar üzerine çekmek bizi en çok sevindiren kısmı. Ve tabii arılar için, arıcılarımız için ve ülkemiz için çok gurur duyduğumuz bir proje.

Siz sık sık “Arılar varsa, yaşam var” diyorsunuz. Peki Can Sezen olarak arılarla ilk bağınız nasıl başladı?

Kozan, Türkiye’nin en fazla bal üreten ilçesi. Dolayısıyla biz, arıcılarla bu bölgede iç içeyiz. Benim dedem de arıcı, babamın dedesi de arıcı. Burada arıcılık yıllardır bir meslek, bir geçim kaynağı. Dolayısıyla ilk bağım rahmetli dedemle başladı.

BİR ARI, ÖMRÜ BOYUNCA SADECE BİR ÇAY KAŞIĞININ 12’DE 1’İ KADAR BAL ÜRETEBİLİYOR 
ZİYAN ETMEYİN

Bir damla balın hikâyesini insanlara anlatsanız… Bir kavanoz balın arkasında nasıl bir emek var?

Arının sırrı, arıcının sabrı, doğanın kusursuz armağanı… Tam olarak bu hikâyeyi özetlemiş oluyor.

Çok çarpıcı bir bilgi var: Bir arı, ömrü boyunca sadece bir çay kaşığının 12’de 1’i kadar bal üretebiliyor. İnsanlar bunu duyunca ne hissetsin istiyorsunuz?

Bir arının ömrü boyunca ürettiği bal miktarı, sizin de belirttiğiniz üzere, bir çay kaşığının 12’de biri kadar. Dolayısıyla tabağın kenarında bıraktığımız, serpme kahvaltıda yemeyip çöpe giden bal; çok kıymetli bir emeğin ürünü. Dolayısıyla tüketicimizden de toplumdan da istediğimiz, hep birlikte buna sahip çıkmamız. Bizim ürünlerin kapaklarında da yazdığı üzere, “Ziyan etmeyiniz” mesajını hissetmelerini istiyoruz.

BİR BALIN SAHTE OLUP OLMADIĞINI MAALESEF EVDE ANLAMA ŞANSIMIZ YOK

Gerçekten evde balın sahte olup olmadığını anlayabilir miyiz?

Maalesef anlama şansımız yok. Bir balın gerçek ya da sahte olduğunu, kirli ya da temiz olduğunu; rengine, kokusuna ya da tadına bakarak anlama şansımız yok. Sadece yetkin laboratuvarlarda yapılan analizler sonucu görülebilmektedir. Biz de Anavarza Bal tesisimizde şu an dünyada balda analiz olarak ne varsa hepsini yapmaktayız. Ve arıcıdan aldığımız her ürünü teneke teneke analiz etmekteyiz.

Bu röportajı okuyan herkese arılar adına tek bir çağrı yapacak olsanız, ne söylemek isterdiniz?

Bizim Anavarza Bal olarak, gerek yaptığımız projeler gerekse Yaşasın Arılar Departmanı ile esas dertlendiğimiz konu; doğa için, toplum için arıların yaşaması. Dolayısıyla en önemli mesajımız: Yaşasın Arılar!

Yorum Bırak