KADIN İYİLEŞTİREN Bİ GÜÇ

Hepsi birbirinden muhteşem kadınlar.

Karsu, Ceylan Ertem, Selin Geçit, Sena Gül, Öykü Dörter, Eftalya Yağcı, Safiye 

Sezen’in yazdığı, Sertab’ın sesi olduğu ve prodüktörlüğünü üstlendiği ‘Tuz”da Sertab’a eşlik ettiler.

Sadece sesleriyle değil… Ruhlarıyla. Kalpleriyle. Hikâyeleriyle de.

Şarkının koro düzenlemesinde Chromas Da var. Yani üstüne 14 kadın korist de eklenmiş.

Hepsi pırıl pırıl. Cesurlar. Duyarlılar. Vicdanlılar. Farkındalıkları tavan. Yetenekleri şahane. Ve en önemlisi birbirlerinin yanında duran kadınlar.

8 Mart tam da bunun için var aslında… Kadınların sesinin çoğalması için. Dayanışmanın büyümesi için. Birbirimizi duymak, görmek ve güçlendirmek için. Aşağıda hepsinin anlattıklarını okuyun lütfen. Gerçekten çok güzel şeyler söylüyorlar.

Çünkü bazen bi şarkı sadece şarkı değildir. Bazen bir şarkı birlikte durmanın sesi olur.

Tuz’u dinleyiniz, dinletinizzzz!!!!

KARSU

Çocukluk hayalim gerçek oldu

Sezen Aksu tarafından yazılmış bir şarkıyı söyleme onuruna eriştiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu sayede çocukluk hayalim gerçek oldu. Amsterdam’da küçükken okula bisikletle giderdim. Kulağımda Sertab’ın sesi olurdu, Sertap Erener dinleyerek pedalleri çevirirdim. Küçük bir kızken o benim büyük idolümdü; şimdi yanında olmak harika! Tüm bu güçlü kadınlarla birlikte şarkı söylemek, tarifsiz bir keyifti. Hepimiz birer lale olsak da, 8 Mart’ta bu şarkıyla, çiçek açtıran güzel bir buket oluşturduk. Sezen ve Sertab’ın kanatları altında, yükseklere uçacağız!

CEYLEN ERTEM

BİR ŞARKI, BAZEN SADECE BİR ŞARKI DEĞİLDİR

Bazı şarkılar avaz avaz bağırmaz ama tarihe not düşer, bence Sezen’in yazdığı, Sertab’ın sırtlandığı ve bizim de söyleme onurunu taşıdığımız bu şarkı, tam da böyle bir yerden konuşuyor. Bir öfke ya da çatışa diliyle değil; bir hakikat dili ile, yumuşacık ve sarmalayan bir tavırla. Bu sözler, kadını yalnızca acı üzerinden değil; üretim, süreklilik ve yaşamın kaynağı olarak konumlandırıyor. Memleketin en önemli kadın ozanlarından, Sezen’imiz buradan kurmuş yine şiirini. Sertab da her zaman bizim elimizden tutmuş, güç vermiş bir diğer kraliçemiz, çok kısa bir süre içinde müthiş bir iş çıkardı. Geçtiğimiz günlerde, 6 günde 6 kadın öldürüldü.
Bu ülkede kadınlar hâlâ en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Ve cezasızlık, bu suçu besleyen en büyük karanlık. Bu tablo karşısında, şarkı söylemek bazen yetersiz gibi hissedilebilir. Ama ben, müziğin hafızası olduğuna inanıyorum, şarkıların dönemlerini belgelediğine inanıyorum. “Tuzuyum yaranın gözyaşının” diyoruz, yani acıyı da biliyorum ama onu dönüştürme gücüne de sahibim diyoruz. Bir hafızayı, bir direnci, bir umudu seslendirdik. Çok çok mutlu ve gururluyum böyle bir projede yer aldığım için. Bu yıl da, her yıl olduğu gibi aynı dilekleri diliyorum: Adalet ve eşit yaşam hakkı!

SENA GÜL

ŞARKIYI DAHA DİNLEMEDEN VARIM DEDİM

“TUZ”u Sezen Aksu’nun yazdığını duyar duymaz, şarkıyı daha dinlemeden “varım” dedim. Bazı isimler vardır, sözüne güvenirsin. Benim için öyleydi. Teklif Sertab’tan gelince bu zincir tamamlandı zaten. Kadınların yan yana durduğu bir işte olmak istedim. “Tuz”u birlikte söylerken şunu düşündüm: Aynı yerden yanmış, aynı yerden güçlenmiş kadınlar, yine bir arada çok güzel bir şey yaratacak. 8 Mart’ın neden hâlâ bu kadar önemli olduğunu hatırlatan bir şarkı aslında. Eşitlik hâlâ konuşuluyorsa, hak hâlâ talep ediliyorsa, demek ki söylemeye devam etmek gerekiyor. “Saygı1 – Kız Leyla” performansımda da hissettiğim, o sessiz ama güçlü birlik hissi vardı ya, göz göze gelince anlaşılan. “TUZ”da da aynı yerden durduk galiba. Gürültü yapmadan, geri adım atmadan… Ne mutlu bize!

EFTALYA YAĞCI

BENİM İÇİN BÜYÜK BİR ONUR

Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya geldiğimiz bu projede yer almak benim için büyük bir onur. Birbirinden değerli sanatçılarla aynı çatı altında müzik üretmek, onların deneyimlerine ve birikimlerine tanıklık etmek benim için hem ilham verici hem de son derece kıymetli. Müzik dünyasında kadın söz yazarlarının ve kadın bakış açısının daha fazla duyulmasını, dinleyicinin bu perspektifi daha yakından tanımasını ve içselleştirmesini her zaman çok önemsiyorum. Şarkının yazarı Sezen Aksu başta olmak üzere, Sertab Erener, Ceylan Ertem ve Karsu gibi çok değerli isimlerle aynı projede yer almak ayrıca büyük bir mutluluk. Projeye emek veren tüm müzisyenlere, yazar ve yorumculara, ayrıca arka planda büyük bir özveriyle çalışan ekibe gönülden teşekkür ederim. Bu birlikteliğin kadın sesinin ve kadın hikâyelerinin daha güçlü duyulmasına katkı sağlamasını diliyorum.

ÖYKÜ DÖRTER

BU ŞARKI İÇİMDEKİ KIZ ÇOCUĞUNUN SESİ OLDU!

Senelerce rol model aldığım kadınların dokunduğu bu projede yer almak benim için inanılmaz gurur verici. Bu coğrafyada kadın olmak; susmadan, korkmadan fikirlerini ortaya koymak, sanatınla tüm eleştirilere açık bir konumda durmak gerçekten çok zor. Her gün biraz daha yaralanıp, belki de bu yoldan seni yıldırabilecek bir baskıyla karşı karşıya kalıyorsun. Tüm bu kaosun içinde bu şarkı; sözleriyle, müziğiyle ve klibiyle bana ilaç oldu. İçimde korumaya çalıştığım o kız çocuğunun sesi oldu. Özellikle klipte birlikte söylediğimiz sahnelerdeki enerjimiz, yanımdaki güçlü kadınlar ve verdiğimiz mesaj beni o kadar etkiledi ki tekrar nefes alabildiğimi hissettim. Bu varoluş savaşında bir kadına bile dokunabildiysek, ona yalnız olmadığını hatırlatabildiysek ne mutlu bize. Yaşasın kız neşesi!

SELİN GEÇİT

SEZEN VE SERTAB’A BİNLERCE TEŞEKKÜR

Sezen Aksu gibi kuşaklara ilham olmuş bir sanatçının kaleminden çıkan yepyeni bir besteyi söylemek bizim için gerçekten büyük bir şans. 8 (Sezen ile 9) güçlü kadın olarak bir araya gelip aynı duyguyu paylaşmak ve bunu Kadınlar Günü’nde birlikte ifade etmek, hepimiz için çok kıymetliydi. Sertab’la yıllardır süren bir dostluğumuz var. Onun Sezen’le olan üretim ve ilham ilişkisinin ne kadar özel olduğunu yıllar içinde görerek büyüdük; ben de son altı senedir Sertab’la bu dostluğun içinde olmanın ne kadar ilham verici olduğunu yakından deneyimliyorum. Bu iki ismin bir araya gelmesi ve bizim de bu şarkının bir parçası olmamız gerçekten olağanüstü. Bu projede aynı enerjiyi paylaşmak ve birlikte üretmek benim müthiş değerli. Sezen’e ve Sertab’a, bize bu bestenin bir parçası olma fırsatını verdikleri için içtenlikle teşekkür ediyorum.

SAFİYE

BİRBİRİMİZE YOL, YÖN, IŞIK OLUP YAN YANA DURMAK

Kadın, iyileştiren bir güç. Sadece kendini değil, dokunduğu herkesi dönüştüren bir güç. Bu projenin bir parçası olmak; yıllardır sesiyle, şarkılarıyla bana ilham veren kadınlarla aynı duyguda buluşmak benim için tarifsiz bir gurur ve mutluluk. Seslerimizin birbirine karıştığı, kalplerimizin aynı yerden attığı o anları kalbimin en güzel yerinde hep hissedeceğim. Biz birbirimize yol, yön, ışık olup yan yana durdukça, omuz omuza verdikçe dünya daha yaşanır bir yere dönüşecek. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Ve biz bugün; bu karanlık dünyaya bir ses, bir umut bıraktık. Kalpten çıkan her şey gibi kanatlandı. Şimdi yolu kesişen her kadının omzuna konmaya gidiyor. İyi ki…

KORO ŞEFİ/ CHROMAS KURUCUSU

BAŞAK DOĞAN

CESARET BULAŞIYOR

Şimdi bakınca, biz sadece bir şarkı yapmadık. Çok kısa sürede bir araya gelip aynı şeye inanan kadınların birbirini yükselttiği, ilham dolu, özgür bir alan açtık. Birlikte şarkı söylemenin, çok sesliliğin bende karşılığı da bu zaten: Sesini kısmadan, çekinmeden, yan yana durup birlikte üretmek… Tuz’un ruhu da tam bunu çağırıyordu. Chromas’la R&B dokusunda, koro partlarıyla şarkının dünyasına girmek apayrı bir keyifti. Sertab Erener’le stüdyoda buluşmak ise gerçekten müthiş bir deneyim! İnanılmaz hassas, yapıcı ve titiz bir çalışma disiplini var. Her detayı duyarak, şarkıyı adım adım büyüterek ilerledik. Açıkçası her anı küçük bir masterclass gibiydi. Bu güzel süreçle de yine gördük ki, yaratıcı açıklıkla birlikte şarkı söyleyince taşıdığımız yükler azalıyor, ses çoğalıyor, cesaret bulaşıyor.

Yorum Bırak