ARPA SAPIYLA ADIYAMAN’DAN NEW YORK’A!

Dün söz verdiğim gibi, Adıyamanlı kadınların hayata geçirdiği İkinci Hasat projesini daha ayrıntılı anlatmak için huzurlarınızdayım

Bence müthiş bi hikaye bu

Tarlada kalan, dönüp bi daha bakmayacağımız arpa sapı alınıyor… Yepyeni bi malzemeye dönüşüyor. Sonra Adıyamanlı kadınların elinde çanta oluyor, takı oluyor, aydınlatma oluyor, tasarım oluyor, sanat oluyor…

Ama bence en güzeli şu:
Kadınlar üretiyor. Para kazanıyor. Güçleniyor. Ve öğrendiklerini artık başkalarına öğretiyor

Üstelik o arpa sapı, şimdi Adıyaman’dan kalkıp New York’a gidiyoooo!!!

İşte ‘sürdürülebilirlik’ dediğin tam da bu bence.
Atık yok. İkinci bi hayat var. Üretim var. Kadın emeği var. Gelir var. Sanat var. Umut var.

Gerisini kaydırın, anlattım. Başta UNDP Türkiye ve Anadolu Efes olmak üzere, emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum.

Kadınları destekleyen, üretime katan, kendi paralarını kazanmalarını sağlayan böyle projeler çoğalsın

Çünkü kadın güçlenince, sadece kendisi değil, ailesi, çevresi, yaşadığı yer de güçleniyor. Yaşasın üreten kadınlar!

@undpturkiye #anadoluefes #sosyalproje #ikincihasat marka adı geçtiği için #işbirliği @milk.istb @sedasusal @birnur.temel @zumre @bus.celik @fortuna.kooperatifi @eliyaman.kooparatifi

KEMELERİNİZ BAĞLAYIN… ADIYAMAN’A GİDİYORUUUUZ!

Odağında kadınların olduğu projelere bayılıyorum. Hele kadınların ürettiği, kazandığı, güçlendiği ve kendi ayakları üzerinde durduğu projelere ölüyorum.

İşte size bir tane daha:
İkinci hasat.

Geçen hafta, bu harika projeyi yerinde görmek ve Adıyamanlı kadınlarla tanışmak için Adıyaman’daydım. Hikayenin kahramanları Anadolu Efes, UNDP Türkiye ve Adıyamanlı kadınlar. Peki bütün hikayeyi başlatan şey ne biliyor musunuz?

Arpa sapı.

Evet, bildiğiniz arpa sapı! Tarlada arpa hasat ediliyor, arpa gidiyor… Geride sapı kalıyor. Normalde, dönüp ikinci kez bakmayacağınız bir şey.

ADIYAMANLI KADINLAR ARPA SAPINDAN ÇANTA, TAKI, AYDINLATMA, AKSESUAR ÜRETİYOR

Ama bu projede o sapı alıyorlar… Parçalıyorlar, işliyorlar…

Ve kağıda benzeyen yepyeni bir malzemeye dönüştürüyorlar. Sonra Adıyamanlı kadınlar, bu malzemeden çanta, takı, aydınlatma, aksesuar üretiyor.

Sanatçılar aynı malzemeden sanat eseri yapıyor. Tasarımcılar da kadınlarla birlikte yeni ürünler geliştiriyor.

İnanılmaz değil mi? Ben çok şaşırdım. Zaten biraz da merakımdan Adıyaman’a gittim :))

Ve şimdi bütün bu bilgi ve üretim New York’a gidiyor.

Arpa sapı Adıyaman’dan kalkıyor. New York’a gidiyor yani!!!

YAŞASIN KADINLARIN ÜRETİP PARA KAZANMASINI SAĞLAYACAK YENİ İŞ MODELLERİ!

Kısacası “İkinci Hasat,” tarlada kalan bir arpa sapının kadınların elinde yeni bir malzemeye, ürüne, gelire ve hatta sanat eserine dönüşme hikayesi…

Bomba değil mi? Ben çok etkilendim.

Anadolu Efes ve UNDP Türkiye, 17 yıldır pek çok sosyal projede güçlerini birleştiriyor.

Ben “Gelecek Turizmde” projesinde yaptıklarını görme fırsatı bulmuştum.

Urfa’nın kadın taş işçileriyle, Isparta’nın lavanta köyündeki kadınlarla, Bursa’da ipek böcekçiliği yapan kadınlarla hep onlar sayesinde tanıştım. Yerel kalkınmaya, özellikle de kadınlara destek olmalarını çok değerli buluyorum.

Toprağı iyileştirmeye, çiftçiyi desteklemeye, tarım yaptıkları bölgelerde kadınların üretip para kazanmasını sağlayacak modeller geliştirmeye çalışıyorlar.

SANATI VE TASARIMI SOSYAL FAYDA İÇİN KULLANMAK HARİKA

İkinci Hasat şu soruyla başlıyor:

“Hasattan sonra geride kalan arpa sapını başka bir şeye dönüştürebilir miyiz?”

Buğday sapından sepet, şapka, çanta yapılıyor ya… Arpa sapından da yapılamaz mı?

Başta olmuyor!

Çünkü arpa sapı, buğday sapı gibi esnek değil.

Araştırırken yolları MILKist ve kurucusu
Birnur Temel Birtane’yle kesişiyor.

Müthiş bi kadın. Kanada’da sanat tarihi okumuş. Türkiye’ye dönmüş. İstanbul Modern’de altı yıl çalışmış, küratörlük yapmış. Sonra ayrılıp MILKist’i kurmuş.

MILKist, sanatı ve tasarımı sosyal fayda için kullanan bi merkez. Birnur ve ekibi yaklaşık 10 yıldır tarımsal atıklarla uğraşıyor.

“ATIK” DEDİĞİMİZ ŞEY ASLINDA BAŞKA BİR ŞEYİN BAŞLANGICI

Nar kabuğundan, ceviz kabuğundan, soğan kabuğundan doğal boyalar üretiyorlar. Küçük ölçekli kadın çiftçilerle çalışıyorlar. Boyaya ulaşmanın bile zor olduğu yerlerde çocuklara bu doğal boyaları ulaştırıyorlar.

Yani onların dünyasında “atık” dediğimiz şey, aslında başka bir şeyin başlangıcı.

Arpa sapı da önlerine gelince başlıyorlar çalışmaya.
Parçalıyorlar…
İşliyorlar…
Deniyorlar…
Ih ıh… Olmuyor.
Bi daha deniyorlar.

Ve sonundaaaa, yüzde 100 arpa sapından, kağıt benzeri yepyeni bir malzeme elde ediyorlar!

Sonra bu bilgi Adıyaman’a taşınıyor.
Peki neden Adıyaman?
Çünkü Anadolu Efes’in onarıcı tarım çalışmalarını yürüttüğü pilot illerden biri.
Ve aynı zamanda, biliyorsunuz, deprem bölgesi…

ÜRETİLENLERİ GÖRÜNCE AKLIM UÇUYOR!

Bölgedeki kadın kooperatiflerini
bir araya getiriyorlar.
Çalıştaylar yapılıyor.
İki kooperatif “Biz varız” diyor:
Eliyaman ve Fortuna.

Adıyaman’a gidince ilk durağımız onların atölyesi… İşte benim kafamın uçtuğu yer de burası!
Dokunuyorum. Eviriyorum, çeviriyorum. “Bu gerçekten arpa sapı mı?” diyorum.

Çünkü karşımda harika çantalar var. Takılar var. Aydınlatmalar var.
Ev ve yaşam objeleri var. Gerçekten akıl almaz!

Üstelik kadınlara, “Alın, bunu böyle yapacaksınız” denmemiş. Onların el becerisi, bilgisi, üretim kültürü de işin içine girmiş. İstanbul’dan tasarımcılar gelmiş. Kadınlarla aynı masaya oturmuşlar. Birlikte denemişler. Birlikte üretmişler.

Başak Cankeş, Çiğdem Kacar Selimoğlu ve Burcu Sülek gibi tasarımcılarla yepyeni ürünler ortaya çıkmış.

AMAÇ, KADINLARIN KENDİ EKONOMİK GÜÇLERİNİ YARATABİLMELERİ

Mesele, tam da burada büyüyor. Çünkü amaç, kadınlara bir kerelik iş vermek değil. Ürettiklerini satabilmeleri…
Gelir elde etmeleri… Kendi ekonomik güçlerini yaratabilmeleri… Ve üretimin devam etmesi.

Üstelik bu kadınlar, 6 Şubat depremini yaşadı. Kayıpları oldu. Evleri, işleri, düzenleri değişti.

Şimdi yeniden üretiyorlar. Para kazanıyorlar. Bir araya geliyorlar, birbirlerine de iyi geliyorlar.

Bir de işin sanat tarafı var.

10 kadın sanatçı bu yeni arpa sapı malzemesiyle,
16 özgün eser üretmiş.
Nakış… Baskı… Heykel… Çizim… Kolaj… Dijital sanat…

Bir zamanlar tarlada bırakılan arpa sapı, artık sanatçının da malzemesi…

ADIYAMANLI KADINLAR SADECE “EĞİTİM ALAN KADINLAR”DEĞİL ARTIK ONLAR ‘ÖĞRETİYOR’

Ama hikaye burada bitmiyor.
Çünkü o arpa sapı, şimdi New York’a gidiyor!

24 Eylül’de New York’taki Fashion Institute of Technology’de, “Soil to Surface / Topraktan Yüzeye” sergisi açılıyor.

Yani Adıyamanlı kadınlarla tasarımcıların birlikte geliştirdiği işler, New York’a gidiyor.
FIT’teki yaratıcı topluluk da aynı malzemeyle çalışıyor, yeni kullanım alanları araştırıyor.

Ama benim en sevdiğim kısmı başka…
Adıyamanlı kadınlar bu hikayede sadece
“eğitim alan kadınlar” değil. Artık onlar biliyor…
Onlar üretiyor… Ve onlar öğretiyor…

Bu malzemenin nasıl üretildiğini anlatan
eğitim videolarını da kendileri çekiyorlar.

İşte buna bayıldım!!!

Bilgi bu kez, İstanbul’dan Adıyaman’a değil, Adıyaman’dan dünyaya gidiyor…

SİZİNLE GURUR DUYUYORUZ!

Bir de işin ekonomik tarafı var. 10 kadın sanatçının ürettiği 16 eser, online satışa çıkacak.

Elde edilen gelir de Adıyaman’daki İkinci Hasat atölyesinin devamlılığına aktarılacak.

“Sürdürülebilirlik” dediğin şey, bence tam da bu!

Tarlada kalan bir şeyi çöpe atmıyorsun.

Ona ikinci bi hayat veriyorsun. Ondan yeni bir malzeme yaratıyorsun.
Ürün çıkıyor. Tasarım çıkıyor. Sanat çıkıyor.
Kadın para kazanıyor.
Bilgi çoğalıyor.

Ve yaratılan değer yeniden çıktığı yere dönüyor. Adıyaman’a…

Bu değerli projede emeği geçen herkesi bütün kalbimle kutluyorum.

Avuçlarım patlayıncaya kadar da alkışlıyorum.

En çok da Adıyamanlı kadınları…
Siz şahanesiniz… Sizinle gurur duyuyoruz!!! #işbirliği

Yorum Bırak