Yapay zekayla çalışan biyometrik güvenlik sistemi geliştirdi, Sense-i

İşte nefis bir girişim daha!!!! Girişimci Bürkan Törün’ü alkışlıyoruz. Yapay zekayla çalışan biyometrik güvenlik sistemi geliştirdi. Adı Sense-i. Minicik bir şey. Ama işlevi büyük. Aynı anda, göz kapama süresinin yarısında, yüz tanıma, maske kontrolü ve ateş ölçümü yapabiliyor! Şahane di mi?

Şu an 2 farklı modelle üretimdeler. Hayalleri, 65 milyar dolarlık biyometrik güvenlik sistemleri pazarında eski teknolojileri geride bırakarak, yer edinmek…

Onunla da İTÜ Çekirdek ve Petrol Ofisi’nin ortaklaşa yürüttüğü proje sayesinde tanıştım. Gençlere destek veren kurumlar da alkışı hak ediyor. İyi ki varlar! Şimdi sizi Bürkan’la baş başa bırakıyorum…

YÜZ TANIMA, MASKE KONTROLÜ VE ATEŞ ÖLÇÜMÜ YAPABİLİYOR

Tebrikler! Biyometrik bir güvenlik sistemi geliştirmişsiniz. Küçücük bir şey ama işlevi büyük…
-Teşekkür ederim evet öyle. Adı, Sense-i. İçerisindeki güçlü bir yapay zekayla çalışan biyometrik bir güvenlik sistemi…

Biyometrik güvenlik sistemi neyin nesidir?
-Yüzünüz, parmak iziniz, retinanız, sesiniz, hatta elinizdeki damarlar gibi, size özel “biyolojik özellikleriniz”i kullanılarak, kimliğinizin hızlı ve yüksek güvenirlilikle doğrulandığı otomatik sistemlere verilen ad. Güvenlik kontrolü sırasında, bir veya daha çok biyometrik veriniz, önceden kayıt edilmiş bilgilerinizle karşılaştırılıyor ve kimliğiniz onaylanıyor.

SENSE-I NASIL ÇALIŞIYOR?

  • İçerisindeki YAPAY ZEKA algoritması o kadar verimli ki, yüzünüzü tanımak için gerekli tüm bilgiyi giriş kartınızın içine şifreleyerek sığdırabiliyoruz.
  • Giriş yaparken, kartınızı Sense-i’ye okutuyorsunuz. Karttaki veriyi, kamerasından gördüğü yüzünüzle karşılaştırılıyor. Bu sayede de kartınızı sizden başkası kullanamıyor.
  • Bitmedi! Maske takıp takmadığınıza da bakıyor, termal kamerasıyla ateşinizi de ölçüyor! Üstelik tüm bu işlemler, göz kırpması kadar kısa bir sürede tamamlanıyor.

HERHANGİ BAŞKA BİR SİSTEME İHTİYAÇ DUYMUYOR

Sense-i, herhangi bir başka sisteme ihtiyaç duymadan yani bir sunucu, bilgisayar ya da donanıma gerek kalmadan, tek başına izole bir biçimde çalışabilecek şekilde tasarlandı.

  • Mevcut biyometrik güvenlik sistemlerinde, sizi tanıyabilmek için örneğin; yüz bilginizin önceden kayıt edilmiş olması gerekiyor. Sizinle eşleştirilebilen bu bilgi, cihaz üzerinde ya da sunucularda saklanıyor. Bunu yapmak, yeni regülasyonlar yüzünden artık mümkün değil. Etrafınızda parmak izi okuyucularının devre dışı bırakıldığını fark etmişsinizdir, nedeni yeni KVKK regülasyonları.
  • Yapay zeka algoritmaları, genelde bulutta ya da sunucularda çalıştırıldığından, size ait veri başka bir yere gönderilip işleniyordu.
  • Ama biyometrik güvenlik sistemleri, vücudunuza ait bir özelliği kimlik doğrulamada kullandığı için yüksek güvenliğe sahip ve taklit edilmesi zor. Ancak çalındığında, büyük risk oluştururlar.

SENSE-I’NİN KİMLİĞİNİZİ DOĞRULAMASI, MASKE KONTROLÜ VE ATEŞ ÖLÇÜMÜ, 70 MİLİ SANİYE SÜRÜYOR… BİR GÖZ KIRPMA SÜRESİNİN YARISI YANİ!

Bir saat içerisinde kaç kişinin ateşini ölçecek bu sistem?
-Göz kırpmak yaklaşık 150 mili saniye sürüyor. Sense-i’nin kimliğinizi doğrulaması, maske kontrolü ve ateş ölçümü ise, yaklaşık bunun yarısı kadar sürüyor. Yani turnikelerin ve otomatik kapıların kapasitelerinin izin verdiği hızda rahatlıkla ölçüm yapabiliyor. AVM, market gibi yerlerde görüş açısına giren birden fazla insanı da denetleyebilirler.

SENSE-I, MASKEYİ YANLIŞ TAKTIĞINIZI BİLE TESPİT EDEBİLİYOR… MESELA BURNUNUZ GÖRÜNÜYORSA, “LÜTFEN ŞU MASKEYİ DOĞRU TAKMAYI ARTIK ÖĞRENİN!” DİYEBİLİYOR

Yapay zekayla maske takıp takmayanları ayırt edebileceğinizi söylüyorsunuz. Bu nasıl oluyor?
-Sense-i’nin kalbinde, yeni nesil bir işlemci var. Bu işlemci; nöral ağlar denilen, insan beynine benzer, yapay zeka algoritmalarına özel geliştirilmiş bir yapı barındırıyor. Yüzlerce görselle eğittiğimiz yapay zeka, bu işlemci üzerinde çalışıyor. Sense-i, maskeyi yanlış taktığınızı bile tespit edebiliyor. Mesela burnunuz görünüyorsa, sesli uyarı verebiliyor ve isterseniz, “Lütfen şu maskeyi doğru takmayı artık öğrenin!” diyebiliyor.

Çok etkileyici! Peki diyelim ki, bir plazanın girişine bu sistemi taktık. Ortaya nasıl bir maliyet çıkıyor?
-Plaza, fabrika gibi personel takibi yapan yerlerde, yazılımımızla birlikte satışımız var. Kartlı geçiş sistemlerine benzer bir maliyetle uygulanabiliyor. Bakkal, berber kuaför gibi küçük işletmelerse, sadece müşterilerinin ateşini ölçüp maskesini kontrol etmek üzere çok daha uygun fiyatlara Sense-i’ye sahip olabiliyorlar.

KURULUMU DA KOLAY! YAKINDA TEKNOLOJİ MARKETLERİNDE SATIŞINI GERÇEKLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ

Ülkemizin önde gelen kuruluşlarından biriyle birlikte çözüm ortaklığı yaptık. Distribütör ağının kurulması, pazarlama ve satış faaliyetleri, teknik destek, kurulum hizmetleri, bu firmanın deneyimli ve güçlü kadrosu tarafından sağlanacak. Sense-i’nin kurulumu kolay, teknoloji marketlerinde satışını da yakın bir gelecekte gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

İTÜ ÇEKİRDEK, BİZİM YUVAMIZ. DESTEKLERİNİ HAKKIYLA ANLATABİLMEM İÇİN, KLİP ÇEKMEM GEREKİR!!!

İTÜ Çekirdek ve Petrol Ofisi bu kapsamda nasıl bir destek veriyor?
-İTÜ Çekirdek, bizim yuvamız. 2016 Big Bang’ten aldığımız ödüllerle firmamızı kurduk. Desteklerini hakkıyla anlatabilmem için, klip çekmem gerekir! Petrol Ofisi, Sense-i için bize hibe desteği ve reklam desteği sağladı. Ama her şeyden önemlisi; özel bir iş birliği fırsatı sundu. Ne kadar teşekkür etsek az.

ALMANYA, İNGİLTERE VE GÜNEY KORE’DEN DİSTRİBÜTÖRLÜK TALEPLERİ ALDIK

Sipariş aldınız mı?
-İlk büyük parti siparişimizin 3 bin adetlik üretimini yapıyoruz. Almanya, İngiltere ve Güney Kore’den distribütörlük talepleri de aldık.

Gelecekte retinalarımızı okutup, trenlere bindiğimiz bir döneme geçecek miyiz?
-Elbette. Retinanın güvenlik ve benzeri alanlarda kullanımı halihazırda mevcut. Hatta Sense-i, minik bir yazılım güncellemesi ve ufak bir iki değişiklikle bunu da gerçekleştirebilir.

Aileniz bu girişiminize ne dedi?
-Çok desteklediler. Annem de babam da kimya mühendisi. Tekstil sektöründe uzun yıllar faaliyet gösterdiler. Kendileri de girişimci olduklarından, onlar da heyecanlanıyor. Eşimle de ortağız, onun ailesi de destek veriyor. Büyük avantaj.

BİLİM VE TEKNOLOJİYE BİTMEK BİLMEYEN BİR MERAKIM VAR… UZUN YILLAR BİRLİKTE SAHNE ALDIĞIMIZ BİR ROCK GRUBUNDA DA SOLİSTİM!

Biraz da sizi tanıyalım…
-1976 doğumluyum. Su ürünleri mühendisiyim. Bilim ve teknolojiye bitmek bilmeyen bir merakım var. Elektronikle 11-12 yaşlarında tanıştım ve bende tutku haline dönüştü. Ha bu arada, uzun yıllar birlikte sahne aldığımız bir rock grubunda da solistim.

Hayat boyu hayaliniz girişimci olmak mıydı?
-Ya hayır. Hayalini kuramadım. Öyle oldu. Sanırım hep bir fikrim vardı ve yapabileceğime dair inancım. İş hayatıma elektronik tutkum, şekil verdi.

G E R Ç E K  S A V A Ş Ç I L A R;
SAĞLIKÇILAR, AŞI GELİŞTİREN BİLİM İNSANLARI GİBİ ÖN CEPHEDE SAVAŞANLAR

Kendinizi Covid savaşçısı olarak tanımlıyor musunuz?
-Bence, gerçek savaşçılar; sağlıkçılar, aşı geliştiren bilim insanları gibi ön cephede savaşanlar. Sense-i, kıyısından köşesinden de olsa bu savaşta onlara ve insanlığa yardımcı olabilirse ne mutlu bana…

Fabrikanız, atölyeniz olmadan prototip üretimleri nerede gerçekleştiriyorsunuz?
-İTÜ Çekirdek’in içerisinde bir atölye bulunuyor. Ayrıca bizim kendi atölyemiz de var. Prototipleri, kendimiz monte ediyoruz. Seri üretim için anlaşmalı olduğumuz firmalar ve tedarikçilerimiz var.

BENCE EN DOĞRUSU, YATIRIM ALMADAN GİDEBİLDİĞİNİZ YERE ULAŞMAK… BÜYÜMEK İÇİN YATIRIM ALMAK

Melek yatırımcı, her girişimcinin hayali mi?
-Evet öyle. Ama gerekli mi? Bu sorunun cevabını, her girişimci, kendisi cevaplamalı. Bana göre, en doğrusu: Yatırım almadan gidebildiğiniz yere ulaşmak ve büyümek için yatırım almak.

“Sana hayalini gerçekleştirmen için para veririm ama şirketine de ortak olurum” demek bu işin bir raconu gibi. Öyle mi?
-Amerika’da, girişimci daha değerli. Fikir, ekip ve pazar iyi ise, yatırımcı yatırımını yapar. Yoksa fırsatı kaçıracağını bilir. Bizde ise, yatırımcı değerli. Ne yazık ki ‘Para bende, benim dediğim olacak!’ yaklaşımı geçerli. Ne acıdır ki, birçok girişimcinin, yatırımcı sunumlarına davet edilip, azarlandığını biliyorum!

İTÜ ÇEKİRDEK’TE BAŞARI GÖSTERMEK GİRİŞİMCİLERE MÜTHİŞ BİR REFERANS SAĞLIYOR

Sizler bir nevi mucitlersiniz. Ama bir marka yaratmak, onu yaygınlaştırmak bambaşka konular. Bu, sizi korkutmuyor mu?
-Gerçekten de kendi başınıza kolay yapabileceğiniz işler değil. Burada da İTÜ Çekirdek gibi oluşumların önemi ortaya çıkıyor. İTÜ Çekirdek’te başarı göstermek, girişimcilere müthiş bir referans sağlıyor. Ayrıca işinde uzman, tecrübeli yüzlerce mentor size eksik olduğunuz alanlarda yol gösteriyor.

Yorum Bırak

15 − ten =