Ha Malatya ha Manchester

Huzurlarınızda çok sıkı bir girişimci. Vivense’nin kurucusu Kemal Erol. Türkiye yetmedi, şimdi de dünyaya açılıyorlar. Daha doğrusu, dünyaya, Londra’dan merhaba diyorlar. Artık siparişinizi ha Malatya’dan vermişsiniz ha Manchester’dan onlar için fark etmiyor…

İngiltere’den sonra, sırada haziranda Almanya var. Erol, “Mobilya ihracatı en hızlı artan ülkeler arasında olduğumuz söylüyor” ve ekliyor, “Türkiye mobilya üretiminde dünyanın parlayan yıldızı!”

Kemal Erol, Afyon’lu bir memur ailesinin oğlu. Anne ev hanımı, baba öğrenci yurdunda yönetici. Başarılı bir öğrenci. Üniversite sınavında, Türkiye 35.’si oluyor. Veeee Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini kazanıyor.

Birkaç kurumsal şirkette çalışıyor. Ailesi, maaşlı bir işi olsun istiyor. Amaaa o karşı çıkıyor ve girişimci oluyor. 32 yaşında vivense.com’u kuruyor.

Muazzam bi çeşitlikleri var. Çok iyi ürünleri de var, eh işte ürünleri de. Hatalarının farkındalar, kendilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Ama fiyatlar gerçekten makul. Bakın Kemal Erol’dan neler öğrendim:

-Pandemide mobilya satışı artmış.
-En çok sipariş edilen ürün köşe koltuklar olmuş.
-Favori renk gri ve antrasit.
-Çalışma masaları kapış kapış gitmiş.
-Müşterileri daha çok çiftlermiş, ama karar verici kadınlarmış!

Vivense çalışanlarının yüzde 65’ini kadınlar oluşturuyor. Şirketi de zaten Erol, eşiyle birlikte kurmuş. Eşi de şu anda müşteri ilişkilerinin başında.

Gencecik pırıl pırıl insanların kurduğu bi girişim. Yolları açık olsunn #hellovivenselondon

Şimdi sizi Kemal Erol’la baş başa bırakıyorum.

HELLO VIVENSELONDON

Tebrikler! Vivense’yle acayip bir çıkış yaptınız. Şimdi de vivenselondon’la İngiltere’de e-ticaret faaliyetlerine başladınız. Dünyaya açılıyorsunuz! Heyecan var mı heyecan?
-Hem de nasıl! Aslında heyecan, coşku, kaygı hepsi bir arada. Bizim işimiz inşaat aslında…İNŞA ETME HEVESİNİZ YOKSA GİRİŞİMCİLİĞİ UNUTUN!

Girişimciliği bitmeyen bir inşa olarak mı görüyorsunuz?
-Evet! Vivense de bitmeyen bir inşaat bana göre. Hala tamamlanması gereken bir sürü tarafı var. Bence girişimcinin temel fonksiyonu, inşa etmek. Girişimciliğe hevesli insanların mutlaka bunu aklında tutması gerekiyor. Bir şeyleri durmaksınız inşa etmeye hevesiniz var mı? Yoksa aklınız sadece para kazanmakta mı? İnşa etme hevesiniz yoksa, girişimciliği unutun! “İyi bir fikir buldum, işi kurdum, gelsin paralar!” diye bir şey yok!

TÜRKİYE MOBİLYA ÜRETİMİNDE DÜNYANIN YILDIZI

Bizim anlayabileceğimiz gibi anlatın. Londralı bir tüketicinin, Türkiye’de üretilen bir mobilyayı internet üzerinden satın alabilmesi neden önemli?
-Türkiye, mobilya üretiminde dünyanın parlayan yıldızı. İhracatı en hızlı artan ülkeler arasındayız. Vivense de Türkiye’nin mobilya ihracatının marka, teknoloji ve lojistik altyapısı olacak.

Daha önce mobilyanın e-ihracatını yapan mobilya firması yok mu?
-Türkiye’den yok. Zaten Türkiye’de mobilyanın e-ticaretini yapan doğru dürüst bir yapı da yok. Biz varız, bizim dışımızda lokal Ahmet, Mehmet, Hasan Abi var. Bir de Trendyol, Hepsiburada gibi büyük markalar var. Ama onlar da genelde ufak tefek şeyler satıyor. Trendyol, Modanisa, Avrupa’da satış yapıyor ama giyim konusunda. Buradan kargoya veriyorlar ürünü. Zaten elbise olduğu için, 10 dolara Berlin’e gönderebiliyorsun. Ama bizde öyle değil. Tedarik havuzu tek. Üretimimiz İnegöl’de. Sipariş geldiği zaman bizim ekranımıza sipariş düşüyor. Nereden düştüğünün bir önemi yok. Ha Manchester’dan düştü ha Malatya’dan, bizim için fark etmiyor. Yarın Berlin’den de düşecek. Bizim için aynı sipariş. Biz buradan haftalık olarak konteynerlerle, ürünü İngiltere’deki depomuza gönderiyoruz. Oradan da müşterilere gidiyor.

Ürünün İngiltere’deki müşteriye ulaşma süresi ne kadar?
-Buradaki sürenin üzerine 2-3 hafta ekleniyor, o kadar. Zaten, İngiltere’de teslim süreleri çok uzun. 8-10 hafta. Bizim ise, elimizdeki hazır ürünleri, 3 haftada teslim etmek gibi bir hedefimiz var.

Türkiye’de üretilen bir mobilyanın internet üzerinden satın alınabilmesi neden önemli?
-Çünkü mobilya üreticisi global markanın tedarikçisi olmuş oluyor. IKEA’nın tedarikçisi olmak için herhalde dünya kadar uğraşman gerekiyor. Ama bizim üreticimiz olduysanız, artık globalde de ürünlerin satılabilir hale geliyor.

E-İHRACATTA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR MODEL OLUŞTURDUK

Bu sizin yaptığınız e-ihracat mı?
-Aynen öyle! Üstelik sürdürülebilir bir model oluşturduk. Bizde, mobilya ihracatı biraz merdiven altıydı. Libya’dan tüccar gelirdi mesela. “Bu masa çok güzelmiş, kaça verirsin?” derdi, pazarlıktan sonra, “Bana 2 konteyner gönder!” derdi. Harala gürele iki konteyner gönderilirdi. Sonra ses seda yok. Tamam bir kereliğine para kazanıyorsun ama devamı yok. Sürdürülebilir değil. O adam, tekrar gelip aynı üründen sipariş etmiyor. Biz ise farklı bir iş modeli yarattık. Şu koltuğu mesela Babaeski’de bir fabrikası üretiyor, 13 bin metrekare bir yerde, sadece bu koltuğu ve birkaç model daha üretiyor. Ve sadece bize çalışıyor. Biliyor ki, bu koltuktan, her ay 1500 tane satılıyor. Yani üretici için de sürdürülebilir bir model, çünkü istikrar var.

FİYATLARIMIZ AVRUPA’YA GÖRE ÇOK İYİ OLACAK

Fiyatları buradaki gibi mi olacak?
-Fiyatlar Avrupa’ya göre çok iyi olacak. Ama tabii ki araya ihracat giriyor. Kabaca bilginiz olması açısından, burada 3 bin lira olan bir koltuk, orada kabaca 9-10 bin lira olacak. Ama oranın ekonomisine göre 9 bin lira. Muadili 13-14 bin lira olan bir şeyi, biz 9 bin liraya satacağız.

E-TİCARETTE MÜTHİŞ BİR KİRLİLİK VAR

Şu anda internetten ürün satmak çok kolay. Giriyorsun, üye oluyorsun, ürünlerini yüklüyorsun. Bir tane fotoğrafın varsa yetiyor. Kimse de sana, “Kardeşim bu ürünü gerçekten üretiyor musun? Bu ürün gerçekten senin dediğin gibi yüzde 60 pamuk mu?” diye sormuyor. Denetim sıfır. Biz, bunu mümkün olduğu kadar disipline etmeye çalışıyoruz. Bizim İnegöl ekibimiz, üreticilere her gün gidip kalite kontrolünü yapıyor. Ama sıkıntılar yok mu? Var. Olmaması mümkün değil. Kademe kademe kontrol mekanizmasını artırarak ürünlerimizi iyileştirmeye çalışıyoruz. Bazı fabrikalar artık sırf bize çalışıyor. Onların ürünlerinin kalitesini kontrol etmek daha kolay. Kalitesine güvence verdiğimiz ürünleri biz “Vivense Collection” diye bir çatıya aldık iki sene önce. Çünkü e-ticarette önüne gelen, önüne geleni satıyor. Biz bu konuda çok dikkatli olmaya gayret ediyoruz.

Şu da oluyor tabii. 1490 liraya köşe alıyor. Tamam fotoğrafta şahane görünüyor ama neticede ekonomik bir köşe koltuğu. Süngeri en düşük kalitede. Onu alıp, 7900 liralık koltuk beklentisine girmemek gerekiyor, o zaman hayal kırıklığı yaşarsınız.

ÜRETİCİLERİMİZ, MALATYA VE MANCHESTER SİPARİŞİNİ HİÇBİR FARK OLMADAN, AYNI MANTIKLA ÜRETİP BİZE TESLİM EDECEK.. BİZ DE MÜŞTERİYE…

İngiltere’de pazarında kimlerle rekabet edeceksiniz?
-Öncelikle Made ve Wayfair’le.

Nasıl bir teknolojik alt yapı kurdunuz?
-IT ekibimiz, bence nefis bir iş ortaya çıkardı. Yepyeni bir platform üzerinden vivenselondon.com hayata geçti. Türkiye’de 8 yıldır geliştirdiğimiz tedarik ve lojistik altyapısına tam entegre olarak bu sistemi geliştirdik. Üreticilerimiz, demin de anlattığım gibi Malatya ve Manchester siparişini hiçbir fark olmadan, aynı mantıkla üretip bize teslim edecek. Biz de bu ürünleri Malatya’daki ve Manchester’daki müşteriye teslim edeceğiz.

KENDİMİZİ MOBİLYA ŞİRKETİNDEN ÇOK TEKNOLOJİ ŞİRKETİ OLARAK TANIMLIYORUZ

Teknolojik ekibiniz kaç kişiden oluşuyor?
-40. Bu sene sonunda 100 kişi olmak istiyoruz. Biz aslında kendimizi mobilya şirketinden çok, teknoloji şirketi olarak tanımlıyoruz.

Bu 100 kişi genelde mühendis mi?
-Evet, hepsi mühendis. Yazılımcı. Ama onun dışında ürün yöneten var, tasarım yapan var, grafik yapan pek çok kişi var.

TÜRKİYE’DEKİ STARTUP EKOSİSTEMİ SON 10 YILDIR EMEKLEME AŞAMASINI GEÇTİ

Getir de gitti Londra’ya… Ne oluyor? Bu, Türk şirketlerinin yeni bir çıkartma hamlesi mi?
-Türkiye’deki startup ekosistemi son 10 yıldır emekleme aşamasını geçti diyebiliriz. Önümüzdeki dönemde daha da artacaktır.

Sizin gerçekleştirdiğiniz, bir e-ticaret firması için ne kadar büyük bir sıçrama?
-Önemli bir işaret fişeği. Tabi sonrasında muazzam bir iş var bunu başarabilmek için. İşaret fişeğini atmak önemli ama asıl önemli olan üç dört yıl içinde global pazarlarda milyonlarca müşteriye ulaşabilmiş olmak.

HAZİRAN’DA SIRADA ALMANYA VAR

İngiltere’den sonra başka Avrupa ülkeleri var mı sırada?
-Haziran’da Almanya’da lansman yapıyoruz. Vivenselondon, bizim için bu aslında globalleşmenin IT altyapısı oldu. Devamı da gelecek.

Hayaliniz bir gün Türk IKEA’sı mı olmak?
– İsveç’in global en değerli markalarını sıraladığınız zaman, IKEA herhalde ilk sıralarda gelir. Biz de o açıdan IKEA olmak isteriz. Ama iş modelimiz IKEA’dan farklı. IKEA’nın kendi koleksiyonları var, kendi ürettiriyor, satıyor. Ama biz açık bir platformuz. Her hafta, 20 yeni üretici bizim sisteme dahil oluyor.

ACTERA’DAN 130 MİLYON DOLAR YATIRIM ALDIK

Türkiye’nin en büyük yatırımlarından birini aldınız Actera’dan, 130 milyon dolar…
-Evet. Size yatırım yapan yoksa, bu kadar büyük bir işi yapamazsınız. E-ticaret, aşırı pahalı bir iş. “Ben evde bir site kurdum, başladım çalışmaya” gibi düşünülmesin, öyle bir dünya yok! Şu anda dünyadaki e-ticaret firmalarına bakın. İyi noktaya gelenler, minimum 100 milyon doları o işe gömmüş. Ama e-ticaret görünmeyen bir şey olduğu için, insanlar zannediyor ki, siteyi açtım, e-ticaret oldu. Tamam siteyi açtın da onun bir yere varması için, senin ekip kurman, marketing yapman, vs. gerekiyor. En önemlisi marketing aslında. Tabii paralel olarak lojistiğe ve ekibe de yatırım yapman gerekiyor….

VIVENSE, KADINLARIN YÖNETTİĞİ BİR ŞİRKET 850 ÇALIŞANIMIZIN YÜZDE 65’İ KADIN

850 çalışanınızın yüzde 65’i kadın. Hangi alanda çalışıyorlar? Kadınlarla çalışmak nasıl bir konfor sağlıyor?
-Şirketi biz 3 kişi kurduk. Filiz, Neslihan ve ben. İlk günden itibaren kadın ağırlığı fazla oldu şirkette. Bizim işte tasarım ve deneyim boyutu yoğun olduğundan kadınlar oldukça etkili. Vivense, kadınların yönettiği bir şirket aslında.

Filiz ve Neslihan hala var mı?
-Elbette. Filiz, İngiltere’de devam ediyor. Neslihan müşteri hizmetlerinin başında. IT ve finans dışındaki bütün yöneticilerimiz kadın. 6 departman kadın.

Kadınların nasıl bir etkisi oluyor?
-Bence kadınlar daha iyi yönetiyor. İşi sahiplenmeleri, başarma güdüleri daha yüksek. Erkeklerin kafalar biraz dağınık.

1000’E YAKLAŞAN ÜRETİCİMİZ VAR

Mobilyalar nerede tasarlanıyor, nerede üretiliyor?
-Kendi ürünlerimizi tasarlayan özel bir koleksiyon ekibimiz var. Onun dışında üreticilerimizin kendi tasarımlarını satıyoruz. Üretim pek çok yerde. İnegöl, Çanakkale Biga, İstanbul, Ankara, Kayseri, Düzce. 1000’e yaklaşan üreticimiz var.

2 MİLYON TESLİMATIMIZ İÇİNDE SORUN YAŞADIĞIMIZ DURUMLAR OLDU
ÖZÜR DİLERİZ

Ürünlerinizle ilgili şahane ve olumlu yorumlar kadar, olumsuz yorumlar da var… Ürün kalitesi, teslimat tarihi, kullanma kılavuzu, montaj sorunları, müşteri ilişkileri, iade süreci konularında şikayetler söz konusu… Eleştirileri ciddiye alıyor musunuz? Sorunları ortadan kaldırmak için çalışmalar yapıyor musunuz?
-Elbette! 2 milyon teslimatımız içinde sorun yaşadığımız durumlar oldu. Özür dileriz. Her geçen gün, eksiklerimizi tamamlayarak müşteri deneyimimizi iyileştiriyoruz. Zamanında teslimat oranımız yüzde 90’ın üzerine çıktı. Kendi servis ekiplerimizi devreye aldık. Son 6 ayda yeni depolarımız faaliyete geçti. Mobilya operasyonu zor bir kategori. Bunu en iyi şekilde yapmak için yoğun bir çabamız var.

İNSANLAR ÇOĞUNLUKLA EVDE OLDUKLARI İÇİN EVLERİNİ DÜZENLEDİ PANDEMİDE MOBİLYA SATIŞLARI ARTTI

Pandemide bazı sektörler can çekişirken, bazı sektörler de çok fazla iş yaptı. Sizin durumunuz nedir?
-Pandemide satışlarımız arttı. İnsanlar çoğunlukla evde oldukları için evlerini düzenliyorlar. Tatile de gidemiyorlar. Dışarıda yeme içme de azaldı. Öyle olunca, yaşadıkları yere yatırım yapıyorlar. Pijama sektörü de bence yükselmiştir. Hayatımda kullanamayacağım kadar spa tuzu falan aldım ben. Pazar günü full evdesin, böyle şeyler yapıyor insanlar.

EN ÇOK KÖŞE KOLTUK SATTIK

Pandemide en çok sipariş edilen ürün hangisiydi?
-Koltuk grubu pandemide en pozitif yönde etkilenen kategoriydi. Özellikle köşe koltuklar.

Neden köşe koltuk?
– O modernleşmeyle paralel giden bir şey bence. Eskiden çekyatlar vardı. Bir kasabalı evinde çekyat… Bunda da uzanabiliyorsun ama sanki modernleşme ile köşe koltuk kullanımı gitgide artıyor gibi geliyor bana.

GRİ VE ANTRASİT FAVORİ RENK

Renk?
-Gri ve antrasit çok satıyor. Eskiden bej, toprak tonları çok giderken, şimdi daha İskandinav nötr tonlar.

MÜŞTERİLERİMİZ ÇİFTLER ESAS KARAR VERİCİ KADINLAR

Daha çok kadınlar mı, erkekler mi müşteriniz?
-Bizim müşterilerimiz çiftler daha çok. Ama esas karar verici kadınlar. Erkek yarım saat sonra bir yerde oturup telefonuyla falan oynuyor. Kadın iç mimarla kumaş seçiyor falan.

2020’DE BİR MİLYON ÜRÜN TESLİM ETTİK

Hedef ne? Günde kaç sipariş almak?
-İlk aşamada, 2023 hedefimiz 10 milyar ciro. Bunun karşılığı da günde yaklaşık 20 bin sipariş demek oluyor. Şu an 2 bin siparişteyiz. 3 senede 10 kat büyümek istiyoruz. İkinci hedef de globalde İngiltere’yle başlattığımız, haziranda Almanya’yı dahil edeceğimiz, sonrasında bütün Avrupa ülkelerini dahil etmek istediğimiz bir süreç.

2020’de ne kadar ürün teslim ettiniz?
-1 milyon ürün teslim ettik.

AİLEM GİRİŞİMCİ OLMAMI İSTEMEDİ

Afyonlu bir ailenin çocuğusunuz. Bir memur ailesi… Ne iş yapıyorlardı anneniz-babanız?
-Annem ev hanımı, babam emekli. Öğrenci yurdunda idareciydi. Çocukluğum sokakta oynayarak keyifli geçti.

Siz hep mi parlaktınız?
-Öğrenciliğim parlaktı. Sınıfta birinciydim, okulda birinciydim. Üniversite sınavında Türkiye 35.’si oldum. Endüstri mühendisi olmak gibi bir şey yoktu kafamda. Bir yarış içindeydik, ben de en yüksek neresi varsa onu yazdım.

Ailen ne yaptı?
-Sevindiler, mutlu oldular ama parti yapmadılar. Günümüz modern aileleri gibi çocuklarının başarısını 20 kat büyütmediler.

Girişimci olmanızı nasıl karşıladılar?
– Girişimciliğe çok mesafelilerdi. İyi, güzel işlerde çalışıyordum. Oradan ayrılıp, kendi işimi kurmam onları endişelendirdi. İlk e-ticaret deneyimim, bütün birikimimi harcadığım ve battığım bir deneyim oldu. Onlar, “Bu tekrar batıracak!” kafasındaydılar. Şimdi mutlular ama…

EŞİM NESLİHAN ŞİRKETİ KURDUĞUM ÜÇ KİŞİDEN BİRİ

Eşiniz peki?
-Eşim Neslihan, şirketi kurduğum 3 kişiden biri.

Aaa karınızla birlikte mi yaptınız?
-Aynen!

İnsanın karısıyla birlikte çalışması nasıl?
-Zor. 3-4 kere ciddi kriz yaşadık. Bana WhatsApp üzerinden, “İstifa ediyorum!” diye mesaj attı. Ama bir şekilde hep üstesinden geldik. İşinde çok çok iyidir. Birçok insan Neslihan’ın benim eşim olduğunu bilmez bile.

2006’da ilk girişiminiz ekrandaki.com’u kuruyorsunuz. Ekranda görüp beğendiğimiz kıyafet ve aksesuarları satın alma imkanı sunan bir site. Bu fikir aklınıza nereden geldi?
-Boğaziçi’nde MBA yaparken girişimcilik dersindeki projemdi. Sonra arkadaşım Ömer’le yapalım dedik.

Aslında müthiş bir fikir. Neden tutmadı?
-Yapımcı, oyuncu, sponsor üçgeninde fazla kaybolduk belki de. Tecrübesizdik. Belki de doğru zaman değildi. Türkiye’de e-ticaretin daha ilk yıllarıydı.

Ondan sonraki 7 yıl boyunca çeşitli şirketlerde çalışıyorsunuz. Neler öğrendiniz?
-Accenture ve McKinsey’de yönetim danışmanlığında çok şey öğrendim. Problem çözme disiplinini kavradım, şirketlerin nasıl yönetildiğini gözlemledim. Westwing Türkiye’de ise e-ticaretin matematiğini öğrenme fırsatım oldu.

Türkiye’de girişimci olmanın zorlukları neler?
-Girişimci ekosistemi çok olgunlaşmadı Türkiye’de. Girişimci de tecrübesiz, yatırımcı da yeterince yok. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde müthiş bir gelişme ve sıçrama olacak bu alanda.

Vivense hangi maceralardan geçti? 2013’te kapı kapı yatırım aradığınız doğru mu?
-Kapı kapı olmasa da mail mail yatırım aradığım doğru. Ama inandığım bir şeyde ısrarcı olurum.

8 yılda bu kadar önemli büyüme sağlamanızın sırrı nedir?
-Doğru iş modeli. Mobilya sektöründeki muazzam verimsizlikleri elimine eden bir iş modelimiz olduğundan, geniş ürün gamını iyi fiyatlara, güzel bir marka altında müşterilerimize sunmamız hızlı büyümemizin motoru oldu.

Adı nereden geldi? Vivense ne anlama geliyor?
-İtalyanca yaşam anlamına gelen ‘’vivente’’ kelimesinden türetildi. Kelime türeten bir sistemle bu ismi bulmuştuk. Vivense.com da boştu. 10 dolara aldık. Güzel oldu. Vivense’yi kelime olarak çok seviyoruz. Pozitif bir enerjisi var.

Showroom’lar neden gerekiyor? Ne sağlıyor?
-100’ün üzerinde iç mimarımızla oturup evinizin tasarımını birlikte yapabiliyorsunuz. Kumaş seçip, evin yerleşimini planlayıp, hangi koltuğa hangi halı yakışırı belirleyebiliyorsunuz. İnsan unsuru olmadan, sadece internet üzerinden bunu yapmak çok da keyifli bir aktivite değil.

PANDEMİDE KAPIŞ KAPIŞ GİDEN ÜRÜN: ÇALIŞMA MASASI

Gözünüzü nereye diktiniz? Hedefinizde ne var?
– Milyonlarca evi güzelleştiren, global bir marka olalım istiyorum. Operasyonlarımızın başladığı ama gidip görmediğim pek çok ülke olsun istiyorum.

Şu anda, 30 ilde mağazanız var, 2020’de 1 milyon ürün teslim ettiniz. Pandemide kapış kapış giden neydi?
-Çalışma masası!

Sizin en çok hangi ürün şaşırttı? Satmaz dediğiniz ne sattı?
-Genel olarak, bazen ‘’bu kadar mobilyayı nereye satıyoruz’’ diye cidden merak ediyorum.

KÖTÜ DENEYİM YAŞATTIĞIMIZ BÜTÜN MÜŞTERİLERDEN ÖZÜR DİLİYORUM

Müşteri artık memnun değilse cırt diye sosyal medyaya yazıyor. Mesela Ekşi Sözlük’te çok şikayet var hakkınızda. Bu, sizi rahatsız ediyor mu?
-Hem de nasıl! Bazen bir kötü yorum birkaç gün tadımı kaçırabiliyor. Bugüne kadar kötü deneyim yaşattığımız bütün müşterilerden samimi olarak özür diliyorum. Kusura bakmasınlar. Onlara aynı zamanda teşekkür de ediyorum. Sayelerinde pek çok şey öğrendik. Ama o sıkıntılar yaşanmak zorunda. Startup’sın, büyüyorsun. Her şeyi mükemmel yapamıyorsun. Ama giderek gelişiyorsun, aynı hataları yapmıyorsun.

Sizin evinizde Vivense neler var? Ya da yakınlarınızın evinde?
-En son deri ahşap bir berjer aldım. Baya keyifli, tavsiye ederim.

Ürünleriniz arasında “Mutlaka alın, hem ucuz hem gerçekten fonksiyonel ve estetik!” diyeceğiniz üç şey sayın…
-Merlin köşe koltuğumuz, Pandora giyinme dolabımız ve Lola pirinç kitaplığımız. Kopenhag’a gittiğimde 10-15 tane tasarımcıya mail yazmıştım. Sonra 2-3 tanesi döndü bize. Bir tanesi de Emmanuel. İtalyan ama Kopenhag’da yaşıyor. Kahve içtik, tanıştık. Sonra dedim ki, “Bize ürün tasarla!” İşte Merlin’i o tasarladı. Şu anda çok iyi sattığımız bir ürün. Emmanuel de bizim full time’a yakın tasarımcımız haline geldi.

Bazen fotoğraflar ürünlerin kendisinden daha güzel. O nasıl sektör? Kimler çekiyor bu fotoğrafları?
-Kendi stüdyomuz ve ekibimiz var, ajanslarla da çalışıyoruz. Geçen yıl Gümüşsuyu’nda boğaza bakan bir evde, katalog çekimimizi bir ajansla yapmıştık. Bu yılki kataloğumuz için de çalışmaya başladık. Yaza yetiştirmiş oluruz.

HEM MODERN HEM GELENEKSEL

Şirketi ilk kurduğumda, Vivense’yi temsil edecek bir styling fotoğrafı arayışına girdim. 1000’in üzerinde fotoğraf baktım. Hiçbiri içime sinmedi. Ta ki bu fotoğrafı görünceye kadar. “İşte bu!” dedim. İnanılmaz sıcak geldi. Mobilyalar modern. Ama mesela halı geleneksel. Çok hoşuma gitti. Biz kültürel mirasa saygılı bir markayız. Yerdeki halının geleneksel modeli, bizim köydeki o eski dokuma halıların desenlerini hatırlattı. Bu fotoğrafı kullanmaya karar verdik. Sonra ben o ortadaki halıyı neden sevdiğimi anladım. Annemin 40 sene önceki çeyizindeki halıyla aynı desendi. Renkleri bile aynı. Amerika’daki bir iç mimarın tasarladığı desenle, Afyon’un bir köyünde dokunan halının deseninin aynı olması beni çok etkiledi. Desenin adı da “Köşe Göbek” modeliymiş. Annemden halıyı istedim, bizim merkez ofisin yerine serdim.

Yorum Bırak

two + sixteen =