Veteriner kızın profesörün içkisine ilaç koyduğunu iddia ediyorum

 Bu hep oluyor.Bir haber her yerde çıkıyor. Ama patırtı, Hürriyet yazınca kopuyor. Geçen hafta perşembe-cuma veteriner hekim Ç.’nin başına gelenleri yazdım. Daha doğrusu onunla röportaj yaptım. Ç., 23 yaşında veteriner fakültesinden mezun bir hekim. Hastanesinde çalıştığı profesör unvanı taşıyan H.B.’nin tecavüzüne uğradığını anlattı. Hatta bir tecavüz teşkilatından söz etti. “İşin içinde profesörle birlikte çalışan bir veteriner, bir jinekolog da var” dedi. Ama susmadığını, ailesine ve kendisine yapılan tehditlere aldırmadığını ve şikâyetçi olduğunu söyledi. Dava sürüyor.Ben perşembe günü, kapsamlı bir iş olduğunu, yerimin kısıtlı olduğunu, önümüzdeki günlerde de yazmaya devam edeceğimi yazdım. Çünkü işin hukuki kısmı da var. Ortada ne deliller var, dava ne durumda, profesör neden önce hapse atılmış sonra serbest bırakılmış…Tabii bu arada suçlanan profesör H.B. ile de konuşmak istedim. Hangi gazeteci istemez? Ben haberde adı geçen herkesle konuşmak isterim.Fakat daha işin hukuki boyutuna giremeden perşembe ve cuma Ç.’nin anlattıklarından sonra kıyamet koptu.Profesör H.B.’nin avukatı bana ulaştı. Avukat Erol Yılmaz Aras, hocanın haksız bir linç kampanyasına kurban edildiğini düşünüyor. Hakkında bir karalama kampanyası başlatıldığını söylüyor. Neden kız öğrenciler yürümüş, neden her yerde hoca hakkında olumsuz haberler çıkmış? Ben de bunların sebebini merak ettiğimi ve müvekkiliyle konuşmak istediğimi söyledim. Çünkü gerçekten ne anlatacağını merak ediyorum.O da Profesör H.B.’nin şu aşamada konuşmak istemediğini söyledi ve hocanın açısını kendisi bana nakletti. Bugün bu kısmı okuyacaksınız…“Neden meslektaşları da onu suçluyor, neden sürekli bu hoca hakkında cinsel istismar haberleri çıkıyor?” diye sorunca da “Hoca bilimsel çevrelerde çok başarılı, onu kıskanıyorlar!” dedi. Veterinerlik dünyasının ona karşı olmasının sebebi buymuş. “Kız da iftira atıyor!” dedi. “O neden?” dedim. “Para sızdırmaya çalışıyor!” dedi.Ben ısrarla avukat Aras’a “Tecavüze uğradım, dava devam ediyor. İlk raporda sperme rastlandı. Benim formamda da hocanın DNA’sı tespit edildi!” diyen bir kadınla konuştum, sizin müvekkilinizle de konuşmak isterim deyince, kibarca “İleride olabilir!” dedi. Şu aşamada, avukat Erol Yılmaz Aras’ın müvekkili yerine anlattıklarını okuyacaksınız. Kolay okunması için soru-cevap şeklinde yazdım. Yarın da devam edecek…

Olan biteni bir de sizin açınızdan dinleyelim…
Güvendiğim bir avukat arkadaşım, “Erolcum, sana ihtiyacımız var” dedi. Daha önce de bir işadamı için gelmişti. Buluştuk. “Böyle böyle bir durum var. Profesör H.B. Hoca hakkında tecavüz suçlaması var. Biz hakkını savunamadık. Şehir hastanesinde bir doktorun orfololik olarak kızda sperm benzeri bir şeye rastlandı demesi üzerine tutuklandı” dedi. Ben de gittim, hocayla görüştüm. Hoca, bilimsel çevrelerde kıskanılan bir hoca. Çok başarılı. Önce kendisini, sonra ailesini anlattı. Kızı Bilkent’ten mezun bir avukat. Eşi de çok iyi bir yerde. Hepsi saygın insanlar yani. Ben ona dedim ki “Hocam bana doğruyu anlatmazsanız ben bir şey yapamam. Raporlar her şeyi, ummadığınız kadar detaylı tespit ediyor. Ben 1 sene içinde bu tarz suçlamalarla gelen iki insanın doğruyu anlattıkları için tahliyesini aldım. Ama eğer içinde cinsel ilişki ya da tecavüz varsa daha sonra bunu tecavüzden kurtaramayız. Bana gerçeği söyleyin. Sadece oturup viski içmişseniz, bana anlattıklarınızın yarısı doğruysa bile çıkış yolu bulabilirim. Fakat yalan söylerseniz, bizi tek çıkışlı yola mahkûm edersiniz, bu tecavüz suçlamasından kurtulamaz, mahkûm olursunuz!” dedim.

O ne dedi?
“Her şeyi anlatacağım” dedi. Ve anlattı… Ç. işe yeni girmiş bir veteriner hekim. Hocaya moralinin bozuk olduğunu ve akşam saatlerinde dertleşmek istediğini söylemiş. Hoca da bunun üzerine onu kırmamış, kliniğe gitmiş. Bana dedi ki “Normalde hiçbir tanışıklığım, temasım yok kızla. Yeni başlamış bir meslektaşım!”

Sonra ne olmuş?
Viski açmışlar.

Bu peki normal miymiş?
“Genelde akşamüzeri veteriner arkadaşlarla içeriz!” dedi. Normal yani. Ama kız çok hızlı içmiş. Hoca dedi ki “Ben 3 tane içtim, o 6 tane shot viski içti!” Sonra ışıklar sönüyor, selfy çekiliyor. Bunlar da normal. Çünkü o klinikte anlık hallerini çekiyorlarmış. Sonra Ç. “Midem bulandı!” diyor. Gidip tuvalete 20 dakika gelmeyince hoca ona bakmak için kalkıyor. Fakat kalkar kalkmaz sadece üç tane içmiş olmasına rağmen başı dönmeye başlıyor. O da kendini öteki tuvalete zor atıyor. Hoca dedi ki “Siz deyin 10, ben diyeyim 15 kez içim dışıma geldi! Zehirlendim diye korktum!” Ve S.’yi arıyor. Para pul işlerine bakan hastanenin veterineri. S.’ye diyor ki “Biz veteriner hanımla oturduk, iki kadeh içki içelim dedik ama ikimiz de perişan olduk!”

Sonra?
Sonra S. geliyor. Bakıyor, hoca kötü durumda, hocaya serum veriyor. “Kız nerede?” diyor. Bakıyorlar öteki odada. O da kötü, ona da serum veriyorlar. Kız baygın yatıyor. Bu arada çay-may içiyorlar. Hoca diyor ki “Ben eve gidiyorum.” “Seni bırakıyım” diyor S. hocaya. “Yok, ben toparladım. Sen kızın yanında kal!” diyor.

Peki kız bu kadar kötüyse, neden hastaneye götürmüyorlar?
Şimdi alkolden kaynaklanan bir durum var. Hocanın iki katı kadar içtiği için midesi kötü olmuş.
Evet, ama benim yanımda biri fenalaşsa, bayılsa ben onu hastaneye götürürüm ya da
ambulans çağırırım…
Ama burası üç katlı bir veteriner hastanesi…

Eee?
Doktora gitme ihtiyacı doğmuyor! Bu konuşulabilir, tartışılabilir… Ama gitmiyorlar. Hoca evine gidiyor. S. kızla kalıyor.

Kızını evine niye göndermiyorlar?
Nöbetçi o gece…

İyi de alkol komasına girmiş, serum takılacak kadar kötü durumdaki birini niye orada alıkoyuyorlar?
Zorla tutma olayı filan yok…

Sizin yanınızda böyle bir şey olsa sorumluluk alır mısınız? Annesine babasına haber vermez misiniz? “İçtikleri içkide bir şey vardı galiba, hoca da kötü oldu kızınız da” demez misiniz? Biraz tuhaf değil mi bunlar?
Şimdi siz deyince, evet, bir başkası olsa öyle yapardı. Ben de öyle yapardım. Ama bunlar yapmıyorlar. Fakat önemli olan nokta şu: Hoca, “Hiçbir şekilde dokunmadım kıza!” diyor, “Tecavüz yok, ilişki yok!” diyor.

Peki viski mi kötüymüş? Neden bu hale gelmişler?
Bence viski kötüydü. Bir de benim aklıma şu geldi, 30 sene cezada olunca insan her şeyden işkilleniyor. Kızın daha sonraki davranışlarıyla ilişkilendirip, kızın içkinin içine bir şey attığını iddia ettim. “Viskinin kalanı nerede, bunu tahlil ettirelim” dedim.

Affedersiniz ama kız neden viskinin içine bir şey atsın? Hocaya tecavüz mü etmek istiyor?
Oraya da geleceğim izin verirseniz…

Yorum Bırak

six + four =