SosyalBen’in kurucusu Ece!


BUNLAR benim gurur duyduğum kadın rol modeller…

Çocuklarımıza doğru bir rol model

Saadet öğretmen… Sibel avukat… Ve son olarak Ece…
Ece Çiftçi’nin ailesi varlıklı değil, Ece’nin herhangi bir desteği yok.
Ama başardıkları inanılır gibi değil!
Gelin 22 yaşındaki Ece’nin 14 yaşında kurduğu hayali nasıl hayata geçirdiğini birlikte okuyalım…

BAŞKA HAYATLARA DOKUNMAK

– Adım Ece Çiftçi. Enka’da okudum. Hayatımın en önemli kararını belki de lise 1’de verdim. Okulumuza Columbia Universitesi’nde profesör olan aynı zamanda Nepal’deki sivil topluma destek veren Peter Daglish geldi. Birilerine yardım etmenin en profesyonel halini ondan dinledim, o kadar etkilendim ki, “Ben de başkalarının hayatına dokunmalıyım!” dedim.

BEN DE KEMANDA İYİYİM

– Ama neler yapıp yapamayacağımı keşfetmek gibi bir derdim de vardı. Matematiğim iyi değildi ama keman çalabiliyordum. Bir gün okul gösterisinde, matematikten ödül alan arkadaşımdan sonra sahneye keman çalmak için çıktım. Çalıştığım parçayı çaldım. Selamımı verdim ve işte o anda zaman durdu! Ben de matematikten ödül alan arkadaşımla aynı sahnedeydim, aynı özgüveni yaşıyor, aynı kişiler tarafından alkışlanıyor ve aynı heyecanı yaşıyordum!

OLANI PAYLAŞ

– Bu noktada aileme ne kadar teşekkür etsem az. Beni “İlle de matematiği sev!” diye asla zorlamadı. Bana, benim başka alanlarda başarılı olabileceğimi gösterdi. Ve ben, bende olanı, olmayanlarla paylaşmaya karar verdim ve SosyalBen’in temellerini attım. Arkadaşlarımdan destek istedim. Öğretmenlerime başka çocuklara nasıl ulaşabileceğimi sordum. Girdiğim bu yoldaki tek idolüm İbrahim Betil’di, onunla tanıştım, projemi anlattım.

14 YAŞINDA İLK PROJE

– 14 yaşında bir çocuk olarak o yaz tatilinde, Şanlıurfa’nın Suriye sınırına yakın bir gençlik merkezinde 250 öğrenciyle çalışarak ilk projemi gerçekleştirdim. Resim, müzik, dans, fotoğrafçılık gibi atölyelerde onların kendilerini keşfedebilmeleri için aktiviteler düzenledik. 9’uncu sınıftan 12’nci sınıfa kadar her yaz Urfa’daki o öğrencilerle bir araya geldim. Derken liseden mezun olma zamanı geldi, ne okuyacağımı da artık çok iyi biliyordum: Sosyoloji.

SOSYALBEN’LE ÖDÜL

– Şimdi Bahçeşehir Üniversitesi’ndeyim. Sonra New York Universitesi’nin (NYU) psikoloji bölümünde staj yaptım. TV8’de yayınlanan “Bir Fikrin mi Var?” yarışmasında birinci oldum. Yarışmadan sonra destek arttı ve daha çok çocukla çalışmaya başladık. Sonra yola, dernek olarak devam ettik.

ZAMBIYA İÇİN ŞEMSİYE SATTIK

– Tabii projelerin en büyük sıkıntısı, maddi döngü. Sponsor bulmakta zorlandığımız bir zamanda, yağmurun çok olduğu bir kış, şemsiye ürettik. “Bu şemsiyeler farklı! Bunlar hem sizin ıslanmanızı engelliyor hem de çoook uzaklardaki çocukların ıslanmasını engelliyor!” dedik ve bir sosyal medya çalışması başlattık. Şemsiyemizi alan herkesin altında fotoğrafını çekerek, “O da SosyalBen’im!” dedi diye sloganlar oluşturduk. O kadar çok şemsiye sattı ki, Afrika’ya saha çalışmasına Zambiya’ya gittik ve oradaki çocuklara destek olduk.

KAMBOÇYA, NEPAL, MAKEDONYA

AFRİKA’dan sonra farklı ülkeleri araştırmaya başladım, sırasıyla Kamboçya, Nepal, Doğu Makedonya, Karadağ ve Moğolistan’da çalışmalar yaptık.
Gönüllülerimiz 18-25 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor ve bu gençler, bizimle birlikte birçok kültürle tanışıyor, yardım ediyor ve en önemlisi bir çocuğun kendini keşfetmesine sebep oluyor. Onun mutlu olmasına yol açıyor…

HARVARD’A VE OXFORD’A KABUL EDİLDİ

– Daha sonra farklı yarışmalara başvurmaya ve oralardan ödüller almaya başladım. Üniversiteden mezun olmaya doğru Harvard ve Oxford’a başvurdum. Harvard’dan Sivil Toplum Yönetimi, Oxford’dan da İnsan Hakları Hukuku programları’na kabul edildim. Kabullerim geldiği zaman çok mutlu oldum ama sanki bir şey eksikti. Ben sahaya giderken daha mutlu oluyordum, atölyede çocuklarla çalışırken ayrı bir haz, ayrı bir heyecan vardı. Uzun süre düşündüm Harvard ve Oxford’un değil, hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim. Daha Türkiye’de yapacağım çok şey var. Bu arada, henüz 22 yaşındayım.

1 KİŞİ BAL GİBİ DÜNYAYA DEĞİŞTİRİR!

– Benim hikâyeme inandım, başkalarını da inandırdım. Onlar da başkalarını inandırdı. “Neden 1 kişi dünyayı değiştiremezmiş?!” diyorlar. Değiştiriyoruz işte, biz gençler bir şeyler yapıyoruz. Edirne’den Diyarbakır’a kadar artık biz, kocaman bir aile olduk.

7 ÜLKEDEYİZ

SosyalBen şu anda Türkiye’de 54 ilde, 10 temsilciliği ve 350 gönüllüsüyle, dünyada 7 farklı ülkede 16 bin öğrenciye ulaşmış durumda. Pek çok ödül aldık. Bir süre önce Brooklyn Belediyesi de SosyalBen ile partner olmak istediğini söyledi. Gönüllülerimizin tasarladığı ürünleri satarak projelere gelir elde ediyoruz.

İNANDIĞIN ŞEYİ YAP, DÜNYA DEĞİŞSİN!

– Her destekçinin ille de bağış yapması gerekmiyor. Gelin gönüllü olun, etrafınıza anlatın, sosyal medyadan takip edin veya bir tweet atın. Yeter ki sizler de değişimin gücüne inanın. Herkes sosyal sorumluluk yapmak zorunda değil ama herkes inandığı şeyi yaptığı zaman tek başına dünyayı bile değiştirebilir!

Yorum Bırak