Saklayacak, sakınacak değiliz! Ben bir Cumhuriyet erkeğiyim… Eşim de bir Cumhuriyet kadını…

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Londra’ya geldi, gökte aradığımı yerde buldum! Koştur koştur önce Türk mahallesindeki (Woodgreen) konuşmasını izledim. Bayraklara karşılandı. O ise mütevazı ve samimiydi. İyi de bir konuşmacı, ayakta alkışlandı. Sonra ertesi günü Rüya Restoran’da buluştuk ve ona pek çok soru sordum. Hepsini bir günde verirsem, sizi bayarım. Bugün, “İşte Cumhuriyet Kadını” eleştirilerine yanıt veriyor. Arkasından diğer eleştirilere ilgili söyledikleri de gelecek. Yıllarca Hürriyet Pazar’da birlikte çalıştığım Neyyire Özkan’ın kızı Hazal Yılmaz’la gittik İmamoğlu’na, Hazal çekti fotoğrafları…

29 Ekim ve 10 Kasım’da sizi eleştirenler oldu. Konser yönettiniz ya, size “elitist” dediler. Sonra eşinizin kıyafetleri, bir kısım insana dert oldu. Onun giyimi üzerinden, “İşte Cumhuriyet kadını!” yakıştırmasıyla, toplumdaki ayrımcılığa, sizin de katkıda bulunduğunuzu söylediler. Cevabınız nedir?
-Bu kavram üzerinden bizi öven, benim ve eşimin tavrını, giyimini överken de, bir kısım insanı rencide eden her yorumu şiddetle kınıyorum! O yorumların hiçbirinde ben yokum. Cumhuriyet Bayramı kutlamanın, bir geleneği vardır. Yüzde 75’i, yüzde 80’i dış sermaye tarafından yapılmış bir binayı açmakla, “Cumhuriyet Bayramı kutladım!” diyemezsiniz. Bayram kutlamanın başka bir görevi, ağırlığı vardır. Coşkuyu arttırırsınız, insanlara milli duygularını hissettirirsiniz. Benim yaptığım tamamen bu. Biz, o kadar bir mutlu bayram kutladık ki. 10 Kasım’a gelince, o da özel bir gün, bize bu güzel ülkeyi emanet eden kurucuyu yasla değil, özlemle anmalıyız. Biz de öyle yaptık…

Peki ya “İşte Cumhuriyet Kadını!” eleştirisi… Ona ne diyeceksiniz?
-“Cumhuriyet kadını” deyip birilerini aşağılayan yorumların hiçbirine katılmıyorum. Ama şu var: Benim eşim, Cumhuriyet kadını olarak hayatını geçiriyor. Ben de Cumhuriyet erkeği olarak. Bununla da gurur duyuyoruz. Saklamıyoruz, sakınmıyoruz. Hatta ben, “Cumhuriyetin projesiyim!” de diyorum.


Dilek İmamoğlu’nun Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında giydiği kıyafet tartışmalara neden oldu. Tam bir ‘’Cumhuriyet Kadını’’ diyenler de oldu. Çok dekolte bulup bir Belediye Başkanı eşine yakışmadığını söyleyenler de…

Ben eşinizin hayranlarındanım. Onu müthiş buluyorum. Güzel, akıllı, donanımlı ve sorulara verdiği cevaplar dört dörtlük. Üstelik ben onda, kıyafetinden öte eğitimini, birikimini görüyorum. Eşinize, haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?
-O, üzülüyor. Toplum bunları aşmak zorunda. Kendisine de söyledim, “Çok estetik bir duruşun var!” dedim. “Bence kadınlara moral veriyorsun. Türkiye’nin her noktasındaki kadınlara… Fikrini açıkça söyleyenlere de moral veriyorsun, söyleyemeyenlere de…”

O zaman eşinize, bu son tartışmalardan sonra, “Sen biraz geri planda kal!” demediniz?
-Yok canım der miyim? Hiç öyle bir tavrım olmadı. Hatta, aksine, “Daha fazla sürecin içinde olmalısın!” dedim. Çünkü İstanbul’da, toplumun bir lideri var, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş bir lider. Ben eminim ki, beni seçerken bu halk, bütün değerlerimle kabul etti. Bunun içinde maneviyatım var, hayata bakışım var, eşim var, çocuklarım var, annem- babam var. Eşimin de, ailemin diğer mensuplarının da, olmaları gereken yerlerde, katkı sunmaları gerekiyor. Kimileri normal yaşamını sürdürürken, eşim Dilek’in böyle bir şansı yok, katkı sunması gerekiyor. Ona bu yönde tavsiyelerim oldu. O da zaten, belirlediği kulvarda, yapması gerekenleri yapıyor.

Ona laf geçirebiliyor musunuz?
-Laf geçirmek bize uymayan bir fiil, lafım geçmez, sadece tavsiyede bulunurum.

Eşinizin kıyafetlerini görüp, kendisinin hiçbir zaman “Cumhuriyet kadını” olmayacağını düşünen başörtülü teyzeler olmuş mudur? Bu mantık size doğru olabilir mi?
-Bakın, o yorumlardan alınmış olabilir insanlar. Benim annem da alınmış olabilir. Ama doğru değil bu mantık. Sanki “Böyle giyinirsen Cumhuriyet kadınısın, öbür türlü giyinirsen değilmiş gibi!” Hayır! Tarlasında rençberlik yapan benim Anadolu ya da Trakya kadınım da Cumhuriyet kadını, eşim de Cumhuriyet kadını. Herkesin pozisyonu farklı. Giyimle- kuşamla, Cumhuriyet kadını olunmaz! Geçenlerde Kuzguncuk’ta bir genç kız geldi, “Giyimimden dolayı özür dilerim ama ben de bir Cumhuriyet kızı olarak size sarılmak istiyorum!” dedi. Türbanlıydı. Ben de, “Ne demek tabii” dedim. Sarıldık. Bunun videosu var ve kızcağız linç ettiler sosyal medyada. Çok fena. Bu toplum değişmeli, ama değişecek, göreceksiniz değişecek… Bakın, yıllarca toplumun değişim sürecini, kendi çıkarlarına kullanan siyasiler oldu. Sadece başörtüsü üzerinden bu ülke, 15-20 yıl siyasi mücadele verildi. Kimin yüzünden? Başötüsüne anlamsız bir şekilde karşı çıkanların da yüzünden ama başötüsünü siyasi bir bayrak olarak kullananların da yüzünden. Bu kavramların sonu gelmeli. Ben inanıyorum, gelecek de. Bütün bu anlattığım stratejinin içinde, o pozisyon üzerinden siyasi fayda üretmeyi zihninin kenarından bile geçirmeyen biriyim… Asla!

Bu ülkenin yüzde 78 kadını baş örtülü deniyor. Eşinizin yüzde 22’yi temsil ettiği, bu yüzden de, o yüzde 78’in kalbinin kırıldığının altı çiziliyor. Bu tür yorumlar aslında neden yapılıyor? Amaç sizce ne?
-Amaç, kendilerine fırsat çıkartmak! Siyasi fayda üretmek. “Bak, demedik mi İmamoğlu’nun gerçek yüzü bu aslında: O, camiye gitmez!” gibi yorumları bile yazdılar. “Oysa, seçimde sıkça camide görüyorduk!” diyorlar. Halbuki ben, camide sıkça fotoğraf filan vermedim. Ama beni çekenler paylaşmış olabilir. Seçimden sonra caminin önünde reklamını yapacak adam değilim. Caminin önünde konuşma yapacak bir siyasi de değilim. Hatta, caminin içinde konuşma yapacak adam hiç ama hiç değilim! Bunları kullanan insanlar var. Samimiyetsiz, kendini dindar olarak tanımlayan ama öyle olmayan insanlar. Dinin, inancın, Cumhuriyet’in ve milli meselelerin kendi tekelinde olduğunu zannedenlerin ülkeye zarar verme faaliyeti bu… Eşim Dilek’e yapılan eleştiriler de bu yöntemle yapıdı. Ama hiçbir karşılığı yok.

Peki sizin aklınıza geldi mi böyle bir şey olabileceği?
-Elbette! “Bu konuşulacak!” dedim. Ama boyutunu tahmin etmedim. Benim giydiğim elbise, 20 günde dikildi. Eşimin de hazırlık yaptığını biliyordum, ben bundan kaçınamam. Ben o akşam, birileri konuşsun diye yapmadım ki, gereğini yaptım. İnandığım bayram kutlamasında ya da Atatürk’ün anma töreninde nasıl bir duruşla olmamız gerekiyorsa öyle olduk.

HAYIR, BEN BABAMIN KIZIYIM!

Peki ya çocuklar… Başkan olduğunuzdan bu yana hangi konularda eleştirdiler sizi? Benim geçen röportajdan hatırladığım, onlara yaranmanızın kolay olmadığı. Tak, tak düşündüklerini söyleyen bir aileniz var. Oğlunuz ne yorumlar yapıyor mesela…
-En önemli husus, birbirimizi görememe konusu. Şu an dip limitlerdeyiz. Ben büyük oğlumu, şu gün itibariyle 15 gündür görmedim. En büyük şikayetimiz bu. Onun dışında, bir gurur yaşadıklarını görüyorum. Bunu en güzel dile getirenlerin başında kızım geliyor. Utanarak anlatıyor, “Sen, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kızısın değil mi?” diye soruyorlarmış Beren’e. O da cevap veriyormuş, “Hayır, ben babamın kızıyım!”

EKSİĞİMİZ VAR MI DİYE ENVANTER ÇIKARMIYORUZ

Eşiniz, sanki ta en başta, girmeseydiniz bu siyaset yoluna, daha mutlu olacaktı. Evet, size her konuda desteğini veriyor ama bir “hayatınız” var mı şu anda?
-Zor bir süreç tabii. Baştan bunları tahmin ettiği için isteksizdi. “İstemiyorum” demişti. Kadın, eş olarak, anne olarak… Ama başarma ihtimalimizi hissettiğimizde, yumuşadı ve biz tamamen kenetlendik. Süreç başladı, kazanınca da çok büyük gurur duydu. Şu an, her günü mücadeleyle dolu bu süreçte, o da, benim gibi sorumlulukların gereğini yerine getirmeye çalışıyor. İkimiz de, hayatımızdan memnunuz, “Bir eksiğimiz var mı?” diye bir envanter çıkartmıyoruz.

O FOTOĞRAFLARIN ÇEKİLECEĞİNİ BİLSEYDİM ENGELLERDİM

Pek çok insan, eşinizi, bir dergiye kapak olduğu için de eleştirdi. Bense bayıldım o fotoğraflara. Siz, bu kadar büyük bir hadise yaratacağını biliyor muydunuz? Eşiniz sinirlendi mi tepkilere?
-Hayır, hiç sinirlenmedi, konuyu açmadı bile. O fotoğraflar bana da sürpriz oldu. Çünkü ben öyle fotoğraflar çekildiğini bilmiyordum. Yani, “Bir dergiye röportaj vereceğim. Fotoğraflar çekilecek” dedi. Ama o fotoğrafların bu kadar güzel olacağını bilmiyordum. Bilsem engellerdim.

Nasıl yani? Bu şaka mı?
-(Gülüyor) Yok, biraz ciddi tarafı var. Çok güzeldi çünkü fotoğraflar! Dediğim gibi eşim hiç konuyu açmadı, “Şu oldu, bu oldu” diye konuşmadı, ben de bahsetmedim. Üzerinde bile durmadım. Ama fotoğrafları çok beğendim.

Yorum

  1. Merhaba Ayşe Arman,
    ben Mersin Mezitli de yaşıyorum.
    Hürriyetten bu yana takipteyim öncelikle bu yolda ki başarılarınızı tebrik ediyorum . İyilik kolyeleri gibi elinizin dokunduğu her şey güzelleşiyor.Bugün Ekrem İmamoğlu ile buluşmanızın bizim pazarımızı keyifli hale getirdiğini öncelikle belirtmek isterim. Bir kez daha anlıyorum ki İstanbul çok şanslı mükemmel bir insan tarafından yönetiliyor, teşekkür ederim röportaj için harikaydı.Sizi çok sevdiğimi de söylemeden geçemeyeceğim.Sevgilerimle
    Feray Ağırbaş

  2. Devam Ayşe devam
    Yalaka yazarların baş olduğu gazeteden (55yıldır okuduğum gazete) ayrıldığın için de bravo

  3. Özlediğimiz politikacı profili Ayşe Hanım tebrikler her zaman ki gibi fark yaratıyorsunuz

  4. Çok beğenerek takip ettiğim bir aile. Süper bir eş. Sorumluluklarının çok farkında ama aynı oranda şefkatli bir baba. Akılcı, çağdaş, ve maneviyatı güçlü. En önemlisi düzgün bir ahlak. Dini değerleri günlük siyasete kurban etmiyor. Yeni bir siyaset anlayışı. Tebrikler.

  5. Tebrik ediyorum sayın Ayşe Arman tüm röportajlarınızı büyük bir beğeniyle ve merakla takip ediyorum ne zaman kiminle röportaj yapacağınızı çok iyi biliyorsunuz ayrıca sayın imamoğlunuda sizin aracılığınızla bir kez daha tebrik ediyorum herzaman başarılarının devamını diliyorum ailesiyle yaşantısıyla çok güzrl bir lider bulunduğu yere çok yakıştı dahada üstlerde görmeyi diliyorum sizede tekra teşekkür ediyorum yeni gelecek yazılarınızıda heyecanla bekliyorum

  6. Sağolun Ayşe hanım, sayın İmamoğlu ile yaptığıniz röportaj çok güzel ve gerekli.
    Eşinin giyimini biz de çık beğendik ve rol model olur diye düşünüyorum, toplum pek çok şeyi özenerek yapıyor.Belki biraz da modernizm’e özenirler.

  7. Sevgili Ayşe Arman yine keyifle okudum ama “…rahatsız olan başörtülü teyzeler” ifadesi kısıtlı geldi bana. Kasıtlı demiyorum size güvenmesem okumazdım sizi. Ama toplumda hala bilinçli bilinçsiz örtünmenin teyzelere özgü olduğu algısı var. Ama spontane ama dayatılan… Ben yıllar önce tesettüre girip hafiye muhabir tadında gözlemlerle yazan, çok da sıcak yapıyor bu haşemalar diyen Ayşe Arman’ı da, umreye gidip gözlerim dolu dolu ihlas bu dediğim yazılar yazan Ayşe Arman’ı da biliyor ve seviyorum. Medyayı, sosyal medyayı, kalemi, klavyeyi sihir gibi kullanabilirsiniz. Bu başarılacak ve örtülü ya da örtüsüz inancında, hayat görüşünde samimi, ego ile işi olmayan kadınlar ülkemizi daha iyi günlere götürecek hep.

    Dilek İmamoğlu gündem oluşturulan konularda yorumuyla hep sağduyu ve vakar gösterdi, bundan çok memnunum. Söylemeden geçemedim.

    Sevgiler çok çok..

  8. Ayşe hanım röportaj efsane olmuş gerçekten.Ekrem bey halkı kutuplaştırmadan o kadar güzel bütünleştiriyor ki,cevapları o kadar doğal ve içten ki.Mesela Cumhuriyet kadını sorunuza verdiği cevap içten samimi ve doğru.bir çoğumuz Dilek hanımın kıyafetini davranışlarını övdük oysa Ekrem bey ayrıştırlıdığımız tarafları birleştiriyor.Yeni platformunuz size ve bizlere şans getirsin.

  9. Ayşe hanım merhabalar sizin ve ailenizin Betül hanımefendinin yazılarınızın çok sıkı hayranların dan biriyim yine muhteşem bir röportaj olmuş ellerinize sağlık .Başkanımız İmamoğlu’nun başarıları ve icraatları da özlediğimiz idare şekli de takdire şayan İstanbul’da yaşayan biri olarak her zaman destekçisiyim . Sizi ve yazılarınızı çok özlüyorum inşallah yakın zaman da yine bir yerlerde yazmaya başlarsınız sevgiler

  10. Bravo Ayşe Arman sizden sonra Hürriyet almıyorum,siz rengiydiniz gazetenin,renkler soldu,artık buradan takip ediyorum sizi,siz Türkiye ye gerekliydiniz.
    Anais

  11. Bravo Ayşe Hanım,sizden sonra gazete almıyorum,siz rengiydiniz gazetenin renkler soldu.Buradan takipçinizim
    Sevgiler
    Anais

  12. Sizi taktirle izliyorum.başarılarınızın devamını diliyorum.saygılarımla

  13. Hürriyetten ayrılmanıza çok memnunum.İlk gazetecilik günlerinizden beri sizi okuyorum.Cesur ve özgür tavrınız muhteşem.Açık fikirliliğiniz süper.Artık burdan okumayı sürdürüyorum.Yolunuz açık olsun.Bu röportaj tam da beklediğim gibi..

  14. Merhaba ayse hanim,hurriyet okumuyordum ama sizi okuyordum.ayrilmaniza cok sevindim,taktire sayan bir karar.
    Zevkle takipetmeye devam edecegim,basarilar,bol sanslar

  15. Yazılarınızı, aile yaşantınızı, sosyal sorumluluk projelerinizi babaçi ile yaşadıklarınızı, Ömer bey i, sevmenizi,Alya ile atışmalarınızı yakından takip ediyorum, iyi ki varsınız….. ALya nın Doğum sürecini paylaştığımız kitabınızı ….kısacası sizi çok seviyorum iyi ki varsınız…

  16. Kadın, alkol Naim’i bitirdi diye tam sayfa manşet atmıştı Hürriyet! İşte o zaman Hürriyet okumayı bıraktım. Arada internetten sizin yazılarınızı okumadım değil. Sizin de erken ya da geç Hürriyet’te yazmayı bırakmış olmanız iyi oldu. Yolunuz açık, röportajlarınız bol olsun.

  17. Daha özgür sınırları ve hatta prangaları olmayan bir platformda olmak size çok yakıştı. Başarılarınızın değer görmesini dilerim

  18. Yazılarınız bir harika…. hürriyetten bu yana sizi takip ediyor ve okuyorum. Size çok beğeniyorum cok güzel bir kadınsınız. Gerek siz olun ve gerekse Gülse Birsel olsun kolay yetişmiyor bu yobaz ülkenizde. İnsan şuanda sizlerle kaçacak alan bulabiliyor. Hürriyet gibi paçavraya dönmüş bir gazeteden ayrılmanız fazlasıyla isabetli bir karar, sizi tebrik ediyorum. Harikasiniz sizlerin marka değeri hiç bir zaman eksilmez sonsuzsunuz… BRAVO

  19. Ben de Hürriyet ten ayrılmanıza çok sevinenlerdenim. Hürriyet i bırakalı çok olmuştu ,Gülse ve sizi intten takip etmeye çalışıyordum .Böyle çok güzel olduyola devam arkandayız.

  20. Sayın Arman, doğru bildiğiniz yolda, doğruları söylemeye, yazmaya devam. Biz de sizi İzlemeye devam edeceğiz.

  21. Hürriyet almayı uzun zamandır bıraktığım için sizi okumaktan mahrum kalmıştım. Artık sizi okula fırsatı nihayet bulabildim. Başarılarınızın devamını dilerim.

  22. Merhaba Ayşe Hanım
    Vaktim bugün oldu ve tüm bölümleri şimdi okuyabildim öncelikle elinizin dokunduğu herşeyi mükemmel yaptığınızı söylemeden edemiyeceğim iyilik atölyesi gibi
    Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü den komşumuz kendisini eşini tanıyor çok seviyorum
    Röportajda iki yer gözlerimden yaşları akıttı
    Biri ben babamın kızıyımmm…
    Ekrem başkanımızın eşinin fotoğrafları için söylediği sözler..
    İşte biz başkanımızı sadece bir belediyenin başkanı olsun diye seçmedik örnek bir BABA ve eşine mükemmel saygılı sevgi dolu bir EŞ olduğu için de seçtik..
    Saygı ve sevgilerimle
    Ellerinize yüreğinize sağlık..

Yorum Bırak

five + 5 =