Birkaç yudumda dertten tasadan uzaklaşabilmenin yolu

*Türk kahvesinin, UNESCO tarafından “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası” olarak kabul edilmesinin yıl dönümü kutlandı.

*5 Aralık da Türk Kahvesi Günü’ydü. Kalben de ‘Bahanesi Çok’ projesi kapsamında, Eskişehir yöresine ait, “Kahveyi Kavururlar” türküsünü kendine göre yorumladı.

*Ben de fırsat bu fırsat Kalben’le röportaj yaptım. Türk kahvesinden girdim, onun eşsiz sesinden ve müziğinden, çıktım. Bugün kahveyle ilgili kısmı okuyun, müziği ve hayatıyla ilgili kısım salıyaaaa…

EN ÇOK BİRLİKTE KOVULDUĞUM DOSTUM DİLARA’YLA TÜRK KAHVESİ İÇMEYİ SEVERİM

Ne alırsın? Sade Türk kahvesi mi? Sende sanki “sade” tipi var…
-Tipim ele vermiş sadeliği demek hemen!

“Duble sade” içince, benim kafam daha hızlı çalışıyor sanki. Senin…
-Al benden de o kadar! Tıkanmış kanalları açan, uyandıran ve düşüncelerin doğru kanallardan yürümesini kolaylaştıran bir şey Türk kahvesi. Dublesi daha da iyi…

En çok kiminle Türk kahvesi içip, dünyadan kopmayı seversin…
– Birlikte kovulduktan sonra hiç ayrılmadığım dostum Dilara’yla…

”KAHVEYİ KAVURURLAR” TÜRKÜSÜNÜ KENDİNE GÖRE YORUMLADI

Eskişehir yöresine ait, “Kahveyi Kavururlar” türküsünü kendine göre yorumlamışsın. Türkü çağ atlamış. Ben çok sevdim…
– Teşekkür ederim. Evet, 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü özelinde, Hybrid Community’den “Bahanesi Çok” projesi kapsamında böyle bir teklif geldi. Hoşuma gitti. Memnuniyetle kabul ettim. Batı formlarında ve seslerinde bir şeyler arayıp bulduğum kadar, köklerimden de sesler yakalamak müzisyen olarak geliştiriyor beni. Türkülerle bağlarımın güçlendiğini hissediyorum.

Türk kahvesi senin için ne demek?
-Dertten ve tasadan birkaç yudumda uzaklaşabilmek demek! Kalenderlik demek, misafir sevmek demek, sahil kahveleri demek…

DUVARLARINDAN AŞK TAŞAN HUZURLU, KOLAY BİR HANEDE BÜYÜMEDİM

Kahve yapanların çok oldu mu?
-Sağ olsun, kardeş gibi sevdiğim ekip arkadaşım Emre Ergun’un çok kahvesini içtim.

Sen en çok kimlerin kahvesini yaptın?
-Ergenliğimde annem ve babamın. Anlaştıkları birkaç konudan biriydi Türk kahvesi…

Benim en sevdiğin görüntü karşılıklı kahve içen bir çift… 30-40 yılı devirmişlerse daha da iyi… Annen ve baban öyle miydi? Güne, sevgi ve kahveyle mi başlarlardı?
– Duvarlarından aşk taşan, huzurlu, kolay, pitoresk bir hanede büyümedim. Çoğumuzun hikayesi de öyle romantik değil ne yazık ki. Ama umudumuz, öyle aileleri var edebilen bir ülkede yaşamak. Yine de benim anne ve babamın birlikteliklerinin simgesi gibiydi Türk kahvesi. Karşılıklı koltuklarda, oturup akşamüstü kahvesi içerlerdi. Şimdi de tatlı eşiyle Türk kahvesi içiyor her gün babam. Bazen kahvelerini içerken beni arıyorlar, günlerimizi, hayatlarımızı konuşuyoruz.

Annen?
-Annem artık yok. Vefat etti.

Anne ve babandan öğrendiğin en önemli değerler neler? İlk aklına gelenler…
-Annemden cesareti, babamdan kalenderliği öğrendim.

BEN BİR ‘’AŞIRICIYIM’’

Sen kime benzedin de böyle “benzersiz” oldun?
– Başta çekirdek ailemin üyeleri olmak üzere bugüne kadar tanıdığım, değdiğim, gördüğüm ve dinlediğim herkesten bir parça aşırmışımdır mutlaka. Bir “aşırıcıyım” ben! Benzersiz de hissetmiyorum kendimi… Elinde gitarıyla şarkısını söyleyen birine baktığımda… İnsanların, hayvanların, doğanın haklarını korumaya çalışan birini gördüğümde… Babası ya da annesi tarafından yeterince sevilmediğini hisseden birine rastladığımda… Emeğinin karşılığını almak için sesini yükselten biriyle karşılaştığımda ya da onun sesini duyan başka biriyle… Ayrılık acısını, en sevdiği şarkıyı binlerce kez dinleyerek atlatmayı deneyen, yazdığı şiirleri, “dalga geçilir”, “yetersiz bulunur” diye dostlarından bile saklayan… Parası olmadığı için dünyayı gezemeyen ama biletlere, evlere, müzelere, sokaklara, ülkelere bakmaktan yine de vazgeçmeyen… Tarihi yazanların bazı gerçekleri atladıklarını düşünen… Adaletsizliğin karşısında dururken hayatını tehlikeye atmayı göze alan… Ama her şeye rağmen, hiçbir şart altında hayal kurmaktan asla vazgeçmeyen… Pek çok insan var… Dünyanın her tarafında… Dilerim, o insanların hepsine benziyorumdur!

Yorum Bırak

twelve + seventeen =