Kadınlarımızın güçlerini keşfetmelerini sağladık, onlara umut olduk, cesaret verdik

Hataylı kadınların iyileşmek için en çok neye mi ihtiyacımız var? Kadın istihdamını arttıran projelere! İşte bu el emeği çantalar da depremzede kadınlara istihdam sağlıyor. Onlara güç ve umut veriyor
.


Altınözülü kadınları, ‘Değer Katmak Elimizden Gelir’ projesiyle buluşturan Hazek Kadın Kooperatifi… Bu kooperatif, tamamen dezavantajlı kadınlardan oluşan bir merkez… Kadınları üretime dahil ederek, ilçeyi kalkındırmayı hedefliyorlar. Bunu başarıyla da yapıyorlar. Kadınları arasında da şahane bir dayanışma var. Kocaman bir aile olmuşlar. Birlikte üretiyor, bir birlerine güç veriyorlar. Veee ailelerine destek oluyorlar
.

Kadınlara ekonomik kaynak yaratan bu çantalar, aynı zamanda doğal buğday saplarından elde ettikleri malzemelerle üretiyor. Veee sürdürülebilirliğe katkı sağlıyoooo SkinCeuticals Marka Lideri Melis Şahin ile Hazek Kadın Kooperatifi Başkanı Leyla Ayvazoğlu’yla cimem geleceğini ve ‘Değer Katmak Elimizden Gelir’ sosyal projesini konuştuk….

“Değer Katmak Elimizden Gelir” projesiyle hem Hatay’ın geleneksel cimem sanatını yeni nesillere öğretip, günlük ve modern hayatımızda kullanabileceğimiz tasarımlarla yaşamda sürdürülebilirliği de desteklemiş oluyorsunuz hem de Hataylı depremzede kadınlara istihdam sağlıyorsunuz… Nasıl doğdu bu anlamlı proje?
-Yaşadığımız deprem felaketinin ardından ‘ülkemize faydalı bir iş nasıl yapabiliriz, depremzede kadınlarımıza nasıl destek olabiliriz’ diye çok düşündük. Ve ‘kolektif fayda’ sağlayabilecek bu proje üzerine çalışmaya başladık. Biz 35 yıllık araştırma, 50’den fazla klinik çalışma ve kanıta dayalı formülleriyle fark edilir sonuçlar sağlayarak, dönüşüm başlatan bir markayız. “Değer Katmak Elimizden Gelir” sayesinde, ürünlerimizle dönüşümü yaratırken, sürdürülebilir bir değer de yaratmış oluyoruz. Bilimdeki sürdürülebilirlik anlayışımızı, yaşamda da sürdürülebilir hale getiriyoruz. Bölgedeki değişimi sağlamak ve kadınlarımıza cesaret vermek bizim için çok önemli. O yüzden bu projeyi çok değerli buluyoruz ve dört elle sarıldık.

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR GELENEĞİMİZİ, CİMEM ÖRÜCÜLÜĞÜNÜ İLERİ DÖNÜŞTÜRMENİN DEĞERLİ OLACAĞINA İNANDIK

Aslı Filinta’yla yollarınız nasıl kesişti?
– Bizim iki ana çıkış noktamız vardı: 1- Değer yaratmak, 2-Sürdürülebilir bir ekosistem yaratmak. Aslı Filinta, bu iki kavram üzerine yoğunlaşmış bir tasarımcı. Anadolu ve Anadolu kadınıyla ilgili, ileri dönüşümüm ve sürdürülebilirlik üzerine yaptığı çok anlamlı çalışmaları var. Zaten keyifle takip ediyorduk. Doğal bir şekilde yollarımız keşişti. Misyonlarımız ortak, amaçlarımız ortak, hayallerimiz ortak.

Peki neden cimem geleneği?

-Fikir annesi Aslı. Aslı ile konuştuğumuzda, amacımızın bölgeye özel bir değeri dönüştürmek ve bu değeri yaratan bölge insanlarına güç vermek olduğunu söyledik. O da Hatay Altınözü’nde unutulmaya yüz tutmuş bir el sanatı geleneği olan ‘cimem’den bahsetti. Biz de unutulmaya yüz tutmuş bu geleneğimizi, ileri dönüştürmenin değerli olacağına inandık. O yüzden cimemi seçtik. Projemizin geldiği noktadan çok memnunuz. Kadınlarımızın gücünü keşfetmelerini sağladık, onlara umut olduk, cesaret verdik. Heyecanla devam ediyoruz. Çantaların yapımında kullanılan malzemelerimiz, tamamen doğal buğday sapları. Malzemeler sonrasında dönüşmeye devam ediyor.

Güçlerinizi Hazek Kadın Kooperatifi’nin kadınlarıyla birleştirdiniz…
-Evet. Onlar sayesinde, depremden etkilenmiş, aile ekonomisine katkı sağlamak isteyen, istihdama açık kadınlarımıza doğrudan ve güvenli bir şekilde ulaşma fırsatımız oldu. Çok uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Çantaların yapımı için tüketilen buğdaylar, sonrasında ya yem ya da tohum olarak geri dönüştürülüyor. Aynı zamanda, geçmişten gelen cimem geleneğini, yeni nesillere öğretiyoruz. Günlük ve modern hayatımızda kullanabileceğimiz tasarımlarla yaşamda sürdürülebilirliği de desteklemiş oluyoruz. Sadece çantayla da sınırlı kalmak istemedik. Cimem geleneğiyle başka tasarımlar da üretilecek. Böylelikle kadınlarımıza ve başka kurumlara ilham olmayı hedefliyoruz.
Siz de Hazek Kadın Kooperatifi’ni ziyarete gitmişsiniz…

-Evet. Eğitimlere katıldık. Kadınlarımız arasında şahane bir dayanışma var. Kocaman bir aile olmuşlar. Birbirlerine güç veriyorlar. Bu projeyle umutları, heyecanları artmış. Aynı zamanda büyük bir öğrenme sürecinden ve azimden söz etmek mümkün. Çünkü bir çanta, 1 ile 4 gün arasında anca yapabiliyor. Kolay bir iş değil yani buğday sapını örmek. Ciddi sabır gerektiriyor. Kadınların birbirinden güç aldığını görmek bizi çok mutlu etti.

Projenin devamı olacak mı?
– Evet. Daha fazla kadına, aileye dokunmak istiyoruz. Bizim için bu, tek seferlik bir sosyal sorumluluk projesi değil. Kooperatifleri dahil ettiğiniz zaman; doğrudan değer katmayı da dahil etmiş oluyorsunuz. Bu da işin devam edeceğinin ispatı oluyor. Ek üretim yaparak, hediye çantalarımızı şu an yetkili SkinCeuticals noktalarında raflara koyduk. Aslı’nın desteğiyle yakında farklı çanta tasarım ve aksesuarlarıyla aslifilinta.com’da satışta olacak. Biz bu geleneğin devamlılığını korumak ve kadınlarımıza kendi olmaları gücünü vermek adına, aksiyonlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Nasıl bir oluşumsunuz? Hedefiniz ne?
-Kooperatifimiz tamamen dezavantajlı kadınlardan oluşan bir kadın merkezi. İlçedeki kadınların sosyo-ekonomik, psikolojik ve kültürel anlamda gelişimlerini destekliyoruz. Kadınları üretime dahil ederek; ilçeyi kalkındırmayı ve kadına destek olmayı hedefliyoruz. Kooperatifte, kadınların üretmiş olduğu Altınözü’nün yöresel gıda ürünlerinin yanı sıra el sanatları da bulunuyor. Bunların en başında da coğrafi işaretli ürünümüz olan “cimem” geliyor.

Depremin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Kadınların durumu şimdi nasıl? Bölgedeki kadının en çok neye ihtiyacı var?
-6 Şubat depreminde maalesef hepimiz çok derin bir acı yaşadık. Evimizi, ailemizi, sevdiklerimizi, şehrimizi, işimizi kaybettik. Hazek kadınları olarak, tüm bu acıların üstesinden dayanışmayla gelmek zorundaydık. Öyle de yaptık. “Bu şehre ve ilçeye nasıl bir fayda sağlarız? Nasıl biraz olsun toparlarız?” düşüncesiyle işimize dört elle sarıldık. Var gücümüzle çalışarak, üretime kesintisiz devam ettik. Bölgedeki durum genel olarak çok da iyi değil. Toparlamış sayılmayız. İyileşmek için en çok neye mi ihtiyacımız var? Kadın istihdamını arttıran projelere! Kadınların maddi ve manevi desteklenmesi, yeteneklerini keşfetmesi, cesaretlendirilmesi gerekiyor. Üretim yapabilecekleri projeler, alanlar oluşturmak bu süreçte faydalı olacak.

*Kıymetli tasarımcımız Aslı Filinta sayesinde SkinCeuticals’le yollarımız kesişti ve ilçemizde unutulmaya yüz tutmuş coğrafi işaretimize bambaşka bir boyut kazandırıldı. Hatay’a özgü cimem geleneğini devam ettirmek üzere çıkılan bu yolda, sürdürülebilir malzemeler kullanarak, el yapımı çantalar üretiyoruz.

*Cimem örücülüğü, eskiden genç kızların mutlaka çeyizlerine koyduğu, her evin duvarlarını renklendiren veya yöresel yemeklerde örneğin oruk (içli köfte), sürk (Antakya çökeleği) gibi üzerine serip kuruttuğu bir ürünken, şimdi günlük hayatımızda kullanılan çantalar, küpeler, kolyeler, banyo veya salonlarda kullanıma sunulan içine istediğimiz eşyaları koyabileceğimiz sepetlik yerine kullanılabilen bir ürün haline geldi. Cimemin tekrar hatırlanması ve bu denli şehrimize mal olan ürünümüzün ülkeye tanıtılması bizi çok gururlandırdı. İşimize daha bir heyecanla şevkle sarılmamıza neden oldu.

Yorum Bırak

thirteen + seven =