Gelecek İzmir’de kuruluyor

İzmir heyecanlı günler yaşıyooor!!! Yaklaşık 5 milyar insanı temsil eden 4. UCLG Kültür Zirvesi bugün başladı. Yani İzmir’in kurtuluş gününde… 11 Eylül’e kadar da devam edecek…
.
Pandemi koşullarına rağmen müthiş bi katılım var. 65 ülkeden, 864 konuşmacı katılıyor. Zirvenin amacı kültürü, kültürel çeşitliliği ve turizmi teşvik etmek… 
Zirvede sadece kültür konuşulmayacak. İklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği, pandemi sonrası çevre ve sağlık politikaları gibi önemli alt başlıkları da var. Kasım ayında İskoçya‘da düzenlenecek ve tüm dünyanın merakla beklediği 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) öncesi düzenlenen bu zirve, ‘mini bir iklim krizi zirvesi’ olarak da değerlendiriliyor.
. 
Kültür Zirvesi’nden çıkacak manifesto, iki yıl boyunca insanlığın gündeminde olacak. Yani geleceğin dünyası İzmir’de şekillenecek.
.
İşte İzmir’e yakışan budur!!! Başkan Tunç Soyer’i yakaladım, konuyla ilgili birkaç soru sordum. Tunç Başkan, derya gibi adam. Şahane kalpli, birikimli, müthiş vizyonu olan bi başkan… Kendisini seviyoruzz.. Çabasını takdir ediyoruzzz… Her daim desteğizzz….

Bu yıl 4.’sü gerçekleşecek, UCLG Kültür Zirvesi’ne, 9-11 Eylül tarihleri arasında İzmir ev sahipliği yapacak. Heyecanlı mısınız?
-Hem de çok! İzmir, bu organizasyona ev sahipliği yapmak için, Rusya’nın Kazan ve Meksika’nın Merida kentleriyle yarıştı ve tam puan aldı.

Türkiye tarihinde bir ilk di mi?
-Evet. İzmir, kabuğunu kırıyor ve dünya çapında kültür alanında, küresel bir aktör olma yolunda önemli bir adım atıyor. Bu organizasyonun sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin uluslararası imajına da büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.

ZİRVENİN AMACI KÜLTÜRÜ, KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİ VE TURİZMİ TEŞVİK ETMEK

Dünya Belediyeler Birliği (UCLG), dünyanın farklı bölgelerinden 240 bin kenti -yaklaşık 5 milyar insanı- temsil eden en kapsamlı yerel ve bölgesel yönetim ağı. Yani dünyanın yaklaşık dörtte üçünü ilgilendiriyor bu zirve…
-Aynen öyle! Yerel yönetim ve kentleri kapsayan dünyadaki en büyük birliklerden biri UCLG. Sürdürülebilir kalkınmanın temel basamaklarından olan kültürü, kültürel çeşitliliği ve turizmi teşvik etme amacıyla iki senede bir, farklı bir kentte Kültür Zirvesi düzenliyor. Bu seneki de güzel İzmir’imiz de gerçekleşiyor.

HEM İZMİR’İ BİR DÜNYA KENTİ YAPMA YOLUNDA ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYOR HEM DE GELECEĞİN DÜNYASINI, İZMİR’DEN ŞEKİLLENDİRMEK ÜZERE YOLA ÇIKIYORUZ

Zirveye, 65 ülkeden ulusal ve yerel yöneticiler, akademisyenler ve bilim insanları katılacak… Peki, UCLG Kültür Zirvesi sizin için ne ifade ediyor?
-Pandemi, kültüre duyulan yoğun ihtiyacı açıkça ortaya koydu. Artık bizi neyin bir araya getirdiğinin farkına varmak zorundayız. Zirvede, birlikte yaşamanın farklı, daha iyi ve sürdürülebilir yollarını konuşacağız. İzmir’de ortak geleceğimizi birlikte kuracak ve paylaşacağız. Ve bunu farklı kültürlerin bilgi birikimleriyle zenginleşmiş bir Akdeniz kenti olan İzmir’de yapacağız. Kısaca, bu zirveyle hem İzmir’i bir dünya kenti yapma yolunda önemli bir adım atıyor hem de geleceğin dünyasını İzmir’den şekillendirmek üzere yola çıkıyoruz.

ZİRVENİN ÖNEMLİ TEMALARINDAN BİRİ DE İKLİM KRİZİ

Adı ‘Kültür Zirvesi’ olarak geçse de, çok çeşitli ve önemli alt başlıkları var. İklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği, pandemi sonrası çevre ve sağlık politikaları gibi konular… Tüm dünyanın merakla beklediği 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26), Kasım ayında İskoçya’da yapılacak. İklim Konferansı öncesi İzmir’de gerçekleşecek bu geniş katılımlı buluşmaya, ‘’mini iklim zirvesi’’ gözüyle bakabilir miyiz?
-Elbette. Sadece pandemi değil, iklim krizi de, sürdürülebilir kalkınmayı tehdit ediyor. İklim krizi, içinde bulunduğumuz bu yeni çağın, odağında yer alıyor. İzmir de, son iki yılda büyük bir orman yangını, tsunami, deprem, kuraklık ve şiddetli sel gördü. Ayağa kalkmak için dayanışmaya ve kültüre yaslandığımızı söyleyebilirim. Bunlar, sınır tanımayan zorluklar. Bu devasa zorluklarla mücadelede uluslararası dayanışma vazgeçilmez. Bu yüzden Kültür Zirvesi’nin önemli temalarından biri de, evet iklim krizi. Zirvede iklim krizi ve kültür arasındaki ilişkiyi ele alacak ve ortak sorunlarımıza yanıtımızı güçlendireceğiz.

İZMİR 8500 YILLIK GEÇMİŞİYLE FARKLI KÜLTÜRLERE VE MEDENİYETLERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Peki sizce İzmir neden Kültür Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hak kazandı?
-İzmir, 8 bin 500 yıllık geçmişiyle farklı kültürlere, medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve muazzam bir kültür birikimine sahip… İzmir’in kültürel vizyonu, sanatın, tasarımın ve yeniliklerin hâkim olduğu bir kent yaratırken; biyolojik çeşitliliği, çevre dostu üretim ve dağıtım modellerini gözetiyor. Bu vizyonun bir başka yönü, sınır ötesi ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra, etkileşimi ve çeşitliliği teşvik ederek, İzmir’i önemli şehir ağları içerisinde bir merkez haline getirmesi. Tam da bu yüzden İzmir, Kültür Zirvesi’ne ev sahipliği yapma hakkı kazandı. Burada hem kentin kendi potansiyeli var hem de gelecek vizyonu etkili.

9 EYLÜL’DE İZMİR’İN KURTULUŞ GÜNÜNDE BAŞLIYOR

İzmir’in böyle uluslararası projelerde yeniden öne çıkması bizi gururlandırıyor… Peki bu büyük etkinliğe hazır mısınız?
-Evet, bütün hazırlıklarımızı tamamladık. Kültür Zirvesi, 90. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) ile eş zamanlı düzenleniyor. Zirve 9 Eylül’de, yani İzmir’in kurtuluş gününde başlıyor. Kentin dört bir yanında kültür ve sanat etkinliklerimiz var. Şehir olarak hazırız diyebilirim.

GELECEĞİ İNŞA ETME YOLUNDA EN ÖNEMSEDİĞİMİZ KİTLE GENÇLER VE KADINLAR

“Kültürle geleceği inşa ediyoruz” söylemini sahipleniyorsunuz, bu anlamda ne gibi çalışmalar ne yapıyorsunuz?
-Biz kültür politikalarıyla, şehirdeki refahı arttırmayı, daha demokratik, kapsayıcı, adil, eşitlikçi, güvenli ve sürdürülebilir bir İzmir’i hedefliyoruz. İzmir olarak, kültürle geleceği inşa etme yolunda en önemsediğimiz kitle ise gençler ve kadınlar. Örneğin İzmir Barosu ile hayata geçirdiğimiz “Adalet için Adli Yardım Aracı” projesiyle dezavantajlı mahallelerde yaşayan kadınlar, çocuklar ve göçmenler için ücretsiz destek sunuyoruz. Daha eşitlikçi bir gelecek için Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir toplumsal cinsiyet eşitliği girişimimiz bulunuyor: “Anahtar Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi.” İzmir’de her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmek, kentin bütününde toplumsal barışı tesis etmek, insan hakları, sosyal adalet ve bir arada yaşam kültürünün toplumun her kesimine yayılmasını sağlamak amacıyla, “Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü”nü kurduk.

Pandemi, deprem ve yangında İzmir’de başlattığımız dayanışma kampanyalarıyla, Türkiye’ye örnek olduğumuzu söyleyebilirim. Zirveye ev sahipliği yapmamızı sağlayan etkenlerden biri de bu birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu aslında. İzmir’in tarihi semtlerinden Basmane’de, kentin belleğinde önemli yeri olan, Yıldız Sineması ve Bıçakçı Han’ı kamulaştırdık. Sadece o iki yapı değil, oradaki yapı adasında “Müşterek Basmane” adıyla kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Burası hem kültür sanat aktörleri için bir üretim mekanı hem de kentin farklı kesimlerinin karşılaşma mekanı olarak tasarlanıyor. Birbirinden değerli daha pek çok projemiz var. Ama dediğim gibi, esas mesele, kültürün her yerde ve herkes tarafından ulaşılabilir olmasını sağlamak. Tüm projelerimiz bu temel üzerinden yükseliyor.

EFES VE BERGAMA’NIN ARDINDAN, DÖRT ALANIN DAHA UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ’NE ALINMASI İÇİN, “DÜNYANIN İZMİR MİRASI” ÇALIŞMASINI BAŞLATTIK

İzmir’e değer katacak başka uluslararası projeleriniz var mı?
-İzmir’i bir dünya şehri yapmak için yola çıktık. Efes ve Bergama’nın ardından, dört alanın daha UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için, “Dünyanın İzmir Mirası” çalışmasını başlattık. Tarihi İzmir-Kemeraltı, Birgi, Gediz Deltası ve Foça, Çandarlı, Çeşme kalelerinin içinde yer aldığı Ceneviz Ticaret Yolu’nun UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması halinde, şehrimizdeki UNESCO alanlarının sayısını, ikiden altıya çıkartmış olacağız. Öte yandan bu alanların birbirleriyle ilişkisini sağlayarak, İzmir şehir markasını güçlendirmeyi hedefliyoruz.
İzmir, aynı zamanda 2022 yılında dünyanın en ünlü gastronomi fuarı Terra Madre’ye ev sahipliği yapacak. Bu büyük etkinlikle ülkemizin gastronomi mirasını dünyanın dikkatine sunacağız.

DÜNYADA İLK KEZ CITTASLOW METROPOL UNVANINI ALAN KENT OLDU

İzmir aynı zamanda dünyada ilk kez “Cittaslow Metropol” unvanını alan kent oldu değil mi?
-Evet. Bu da İzmir’i, dünyanın gündemine taşıyacak bir başarı. Metropollere de bu unvanın verilmesi ve bununla ilgili kriterlerin oluşturulması için uzun yıllardır bu çalışmayı yapıyorduk. 12 Haziran’da Cittaslow 2021 Genel Kurulu’nda İzmir’in bu unvanı alması karara bağlandı. Paris, Brüksel, Barselona’nın yanı sıra ABD’de birçok metropol bu unvanı almak istiyordu. Şimdi önümüze bambaşka bir yol açıldı. Bundan sonra bu unvanı almak isteyen metropoller için, İzmir referans olarak gösterilecek.

Yorum Bırak

fourteen + 3 =