Erkek egemen sektörde sanayi fanları üreten tek kadın patron: Yaşar Demirci

Karşınızda Yaşar Demirci... Onunla İş Bankası’yla birlikte gerçekleştirdiğimiz İyilik Kolyeleri Atölyesi’nde tanıştım. Hatırlarsınız, o gün tanıştığım ilham veren girişimci kadınların birkaçının hikayesini sizinle paylaşacağımı söylemiştim.
.
Onlardan ilki, Yaşar Demirci. O, sıfır birikimle çıktığı yolda tırnaklarıyla kazıyarak, yerli sanayi fanı üreten başarılı bir kadın girişimciye dönüştü. Hatta, erkek egemen bu sektördeki tek kadın patron.
.
Kendi ayakları üzerinde durma mücadelesi sürecinde zorlanıyor Yaşar, ama yılmıyor, pes etmiyor, inandığı yolda cesur adımlarla ilerliyor. Bugün geldiği noktada, ürettiği fanların Kuveyt, Katar, Mısır, İran, Irak, Almanya, Hollanda ve Afrika ülkelerine ihracatını yapıyor. Müthiş bir başarı, yürekten kutluyorum.
.
Onun hayatının dönüm noktası, dükkanının önünden geçen bir kadının adres sorması oluyor. O sohbet esmasında, Avrupa Birliği makine kredileri alabileceğimi öğreniyor ve girişimcilik macerası başlıyor. Veee girişimi, günden güne büyüyor. Tabii bu süreçte çok sıkı çalışıyor. Yıllarca hiç tatil yapmıyor. Hatta, cumartesi ve pazar günleri de çalışıyor. İmalat, satış, muhasebe, temizlik, paketleme her işi, başlarda kendi yapıyor. Bugünse 40 kişiye istihdam sağlayan, bir çok mühendisle çalışan, pek çık çok ülkeye ihracat yapan başarılı bir kadın girişimci.
.
“Bir kadın güçlü olmalı, bir erkeğin eline ve vicdanına asla teslim olmamalı!” diyor ve ekliyor “Bilek gücü değil, yürek gücü önemli! Güçlü kadınlar, güçlü gelecektir!”

Yaşar, seni çok tebrik ediyorum. Erkek egemen bir sektörde, yerli sanayi fanı üreten başarılı bir kadın girişimcisin. Hatta, bu alandaki tek kadın patronsun! Hadi hikayeni senden dinleyelim…
-Çok çok teşekkür ederim. Doğru, erkek egemen bir sektör bizimki. Ve ben, kendi imkanlarımla şirketimi kurdum. Bugünlere tırnaklarımla kazıyarak geldim. Bundan da çok gurur duyuyorum.

Sen tanıyalım…
-71 Sinop doğumluyum. İlk iş deneyimim, yine bu sektörde muhasebe bölümünde başladı. İşimi severek yapıyordum. O dönem bu işi, 3-4 firma daha yapıyordu. Piyasada, çok büyük bir açık vardı. Ben bu açığı görerek, bu işi yapmaya karar verdim. Yani muhasebecilikten, fan üretimine kaymak istedim. Sanırım içimde hep bir girişimci ruhu vardı. Dört arkadaş, bu işe girdik. Döküm gövdeli fanlar üretmeye başladık. Sektörde çok yoktu bu tip fanlar. Ama işin başına geçtiğimde, diğer arkadaşlarım beni istemedi.


O zaman ne oldu?

-Yola, onlarsız devam etmeye karar verdim! Tabii her şeye sıfırdan başlamak zorunda kaldım. Kendime küçük bir dükkan tuttum. Sağdan soldan fan alıp, satıyordum. İmalatı çok sevdiğim için de imalat yapmak istiyordum. Ama bunun için yatırım yapmanız gerekiyor, param yoktu… Bir gün, dükkanımızın önünden geçen bir hanımefendi, adres sordu. Adresi tarif ederken, ben de ona nereden geldiğini sordum. İş Bankası’ndan geldiğini söyledi. İşte o sohbet, benim hayatımın dönüm noktası oldu.

Nasıl yani?
-Valla, laf lafı açtı, krediye ihtiyacım olup olmadığını sordu. Ben de “Var ama gösterebileceğim bir ipoteğim yok!” dedim. Gerçekten de birikmiş param, kefil gösterebilecek kimsem ve ipotek verebilecek hiçbir şeyim yoktu. O da -adı Kamuran’dı- bunların hepsinin bir çözümü olduğunu, bana, uzun vadeli Avrupa Birliği makine kredileri verebileceklerini söyledi. Havalara uçtum bunu duyunca. Hemen gidip makinelerimi seçtim. İşte, benim girişimcilik maceram böyle başladı. Sıfır sermayeyle tamamen krediyle! O günden sonra, İş Bankası benim bankam oldu. ERF Grup’u kurudum. Günden güne büyüdüm. Ve bugünlere geldim. Ama tabii inanılmaz çok çalıştım. İmalat, satış, muhasebe, temizlik, paketleme her şeyi yapıyordum…


Şu an durum ne?

-Her türlü sanayi fanlarını üretiyoruz. 2010’da Irak’ta bir şube açtık. Orada 1000 metrekare bir mağazamız var. Birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Kuveyt, Katar, Mısır, İran, Irak, Almanya, Hollanda, Afrika ülkeleri… Pek çok Avrupa ülkesine de malzeme satıyoruz.

Erkek egemen bir sektörde kadın olarak zorlanıyor musun?
-Sektördeki tüm rakiplerin erkek oluşu, tabii ki birtakım zorluklar yaratıyor. Ama her şeye alışıyorsunuz. Esas olan, işi iyi yapmak. Mesleğin cinsiyeti yok. İşi iyi yapan kazanıyor. Biz de işimizde çok iyiyiz.


Peki insanlar, bir kadın olarak senin bu işi yapıyor olmana şaşırıyor mu?

-Evet. “Babandan mı kaldı?” diyorlar. “Eşin de mi bu işi yapıyor?” diyorlar. Sürekli bu sorularla karşılaşıyorum. Her şeyi sıfırdan ben yaptım. Bütün kadınlar yapabilir. Yeter ki inansınlar.

Kaç kişilik bir ekipsiniz?

-40 kişiyiz. İşini çok iyi bilen, değerli mühendislerle çalışıyoruz. Ama çalıştığımız firmaları ve partnerlerimizi de sayarsak, dev bir kadroyuz.

“Fan” yerine başka bir şey de olabilir miydi ürettiğiniz şey?
-Şayet hakkında bilgi sahibi olduğum ve tüm detaylarına hakim olduğum başka bir ürün olsaydı, onu da üretebilirdim. Bence üretimini de ticaretini de yaptığınız ürünü çok iyi tanımanız lazım. Üretimde de ticarette de başarının sırrı bu bence.


Şu anda pek çok ülkeye ihracat yapıyorsun. İşlerin bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiş miydin?

-Markamı dünyada tanınan bir marka yapmak en büyük hayalimdi. Ama bu kadar büyüyebileceğimizi tahmin etmemiştim.

Kimler destek oldu sana?
-İş Bankası’nın desteğinden bahsettim. Kendi birikimim yoktu, her şeyi krediyle yaptım. Bunun dışında destek yoktu. Ama köstek olan çoktu!

Nasıl yani?
-Eski eşimle kızım ilkokula giderken boşandık. Kızımı vermek istemedi, tehdit etti, bana bin bir türlü eziyet çektirdi. Hatta, o dönem, eski kayınpederimle, o zamanki patronuma gidip, beni işten çıkarmasını bile istedi. İşsiz kalırsam, tekrar barışabileceğimi, ona döneceğimi söylemiş. O yüzden kovulmamı istemiş! Allah’tan o zaman ki patronum, istersem çalışamaya devam edebileceğimi, onun için bir sıkıntı olmayacağını söyledi ve beni kovmadı.


Bir kadının ekonomik özgürlüğü sence ne kadar önemli?

-Çok çok önemli. Bir kadın güçlü olmalı, bir erkeğin eline ve vicdanına asla teslim olmamalı. Tüm kadınlara söylüyorum, lütfen eşiniz ne kadar varlıklı olursa olsun, yaptığınız işi bırakmayın! Çalışın, çocuklarınıza da örnek olun…

Peki sen bu girişimcilik macerasına atılırken, “Ya batarsam, o krediyi ödeyemezsem?” diye hiç korkmadın mı?
-Korktum. Ama kendime inandım. Bu işlere girmem ve buralara gelmemdeki en büyük gücü de kızımdan aldım. Hep “Yaparsın anne, cesur ol!” dedi. Ama tabii ki çok çalıştım. Hiçbir başarı çalışmadan elde edilemiyor. Yıllarca hiç tatil yapmadım. Cumartesi-Pazar da çalıştım. Kızımı da alırdım yanıma, o da fabrikada benle ders yapardı.

Girişimci olmak isteyen kadınlara neler söylemek istersin?
-Her şeyi yapabilecek güçteler! Yeter ki istesinler… Çok istesinler… Çok istedikten ve çalıştıktan sonra başarılmayacak hiçbir şey yok… Zorluklardan yılmasınlar! Cesur olsunlar! Bugün, ne kadar kötü olursa olsun ne kadar acı çekilirse çekilsin, mutlaka bitiyor. Ben hep bunu söyledim kendime.

Kadınlar, en çok neye ihtiyaç duyuyor?
-Kendilerine güvenilmesine, inanılmasına… Ve tabii erkeklere tanınan fırsatların onlara da tanınmasına…

Girişimci olduktan sonra hayatında ne tür değişiklikler oldu?
-Çevremin bana bakış açısı değişti. Ben başarılı oldukça, insanlar daha çok saygı duymaya başladı.

Sence kızına iyi bir rol model oldun mu?
-İnşallah olmuşumdur! Elimden geldiğince, ona önce iyi bir anne olmaya çalıştım. Kızıma hep kendi ayaklarının üstünde durabilmesi için pes etmeden çalışması gerektiğini öğütledim. Kızım hukuk okudu, kendi mesleğini seçti ve kendi işinin patronu oldu. Kızımla gurur duyuyorum.


Geleceğe dair hedeflerin neler?

-Daha pek çok gence, iş imkanı sağlamak ve onlara yaptıkları işi sevdirmek. Öğrencilere, staj yapanlara, iş öğrenmek isteyen bütün gençlere destek oluyoruz. Hedefimiz, iş imkanlarımızı daha da büyütmek, daha çok insana, iş imkanı sağlayabilmek ve meslek öğretmek. Şu an yeni yatırımlar yaparak, lazer kesim büküm kaynak işine de girdik. İnşallah, o işte de başarılı olacağız.

Birçok kadın, “Şunu yapsam mı? Şunu üretsem mi? Şu işi kursam mı?” diyor ama cesaret edemiyor. Onlara neler söylemek istersin?
-Yol ne kadar zor ve meşakkatli olsa da korkmadan, cesaretle inandıkları işe, dört elle sarılmalarını tavsiye ediyorum. Erkekler başarabiliyorsa en az onlar kadar bizlerin de başarabileceğini herkese göstermemiz lazım. Bilek gücü değil, yürek gücü önemli! Kadınlar asla pes etmemeliler. Güçlü kadınlar, güçlü gelecektir!

Yorum Bırak