Daha erişilebilir bir dünya için gönüllüyüz!

Şimdi size, engelleri özgürleştiren nefis bir girişimi anlatmanın vakti geldi🤲✨❤️
.
BlindLook, görme engellileri, hayatın her alanında özgürleştirmeye kendini adamış harika bir girişim. Kendisi de görme engelli olan Sadriye ve ortağı Cihat’ın ortaklaşa hayata geçirdikleri, teknolojiyi de yanlarına aldıkları bir oluşum.
.
BlindLook’un kuruluş hikayesi de enteresan. Sadriye ve Cihat, restorana gidiyorlar. Cihat, o an yemek yiyebilmek için Sadriye’ye menünün okumasına ihtiyaç duyduğunu fark ediyor. Ardından da görme engellilerin özgürleşmesi için adımlarını koşarcasına atıyorlar🏃‍♀️🏃‍♂️✨
.
Onlarca markanın online alışveriş deneyimlerini görme engellilere uygun hale getirebilmelerini sağlayan çalışmalar yapmışlar. FLO ile birlikte, online özgürleştirme operasyonunu fiziki alışveriş için de uygun hale getiriyorlar.
.
Sadriye, tanışan herkesin etkilendiği, hayalleri olan ve bu hayalleri gerçekleştirmek için hiçbir engeli düşünmeyen harika bir kadın. Onu ve ortağı Cihat’ı tüm kalbimle tebrik ediyorum.
Buradan da tüm markalara sesleniyorum: Kapsayıcı olmak zorundasınız! Eğer bizim sizi sevmemizi ve tercih etmemizi istiyorsanız, bu toplumda yaşayan herkesi düşündüğünüzü bize gösterinn✨✨✨

Görme engellilere fayda sağlayan, onları özgürleştiren müthiş bir girişimin, BlindLook’un kurucususun. Seni ve ortağın Cihat’ı kutluyorum ve tanımak istiyorum…
-Ben ve ortağım Cihat Ersin Aydın, birbirimizi birçok açıdan tamamlıyoruz. Ben görme engellinin özgürlüğüne tutkuyla bağlıyım. Cihat ise girişimciliğe ve marka yaratmaya… Güçlerimizi birleştirdik ve BlindLook’a hayat verdik. Ben lise için Amerika’ya gittim. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın Kennedy-Lugar Youth Exchange and Study (KL YES) bursuyla. Ve orada hayatım değişti. Bir görme engelli olarak, kendi ayaklarımın üzerinde durabilmeyi Amerika’da öğrendim. Türkiye’ye dönüş yolunda şunun farkındaydım: Dünyada ve kendi ülkemde, sayısız görme engelli yaşıyor. Her birine, “Özgürleşmek istiyorsan Amerika’ya git!” diyemeyiz. O zaman ben milyonlarca görme engellinin özgürlük, bağımsızlık elçisi olmalıyım. Olacağım da…” Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret okudum. Görme engelliyi özgürleştirmeye olan tutkumdan hiç vazgeçmedim. Cihat’la yollarımız kesişince de ortaya BlindLook ortaya çıktı. Şu anda da dünyanın en inatçı ve enerjik ekibiyle yolumuza devam ediyoruz.

BEN KÖYDE BÜYÜDÜM. CİHAT İSE SAFRANBOLU’DA BÜYÜMÜŞ…. DOĞUŞTAN GİRİŞİMCİ O!

Cihat peki?
-Onun hikayesi de ilginç. Henüz 18 yaşında, ilk girişimine, bir etkinlik biletleme platformu, hayat veriyor. 25 yaşına kadar 8 farklı girişim fikri deniyor. Farklı startup’larda tecrübe kazanıyor. Cihat vazgeçmek nedir bilmeyin biri. Kafaya koyup, hayata geçiremeyeceği hiçbir şey yok!

Nasıl bir çocukluktu senin ki… Biraz da geçmişlerinize dalalım…
-Benim çocukluğum, Manisa’nın Görece Köyü’nde geçti. Köyde bir görme engelli olarak yaşamak, benim için ayrıştırıcı olmadı. Cihat ise Safranbolu’da büyümüş. Turistlerle dolu bir şehir biliyorsunuz. Küçücük bir çocukken, yabancı turistleri esnafa götürüp, esnaftan müşteri komisyonu almak mı dersiniz… Japon turistlerle henüz 4 yaşında fotoğraf çektirip, fotoğrafı evinin adresine göndertmek mi dersiniz… Aklınıza ne gelirse… Girişimciliğinin tohumları küçük yaşta atılmış anlayacağınız… Hatta doğuştan girişimci!


“Köyde yaşadığım için görmemenin ayrıştırıcılığını yaşamadım” diyorsun… Açar mısın biraz…

-Görmeyen bir çocuk olarak, köyde büyümek, özgürlük. Çünkü trafikten korkma kaygınız yok. Başıma bir şey gelecek diye endişelenmenize gerek yok. Körlüğün kısıtlayıcılığını çocukken hiç yaşamadım yani.

Peki Amerikan Dışişleri Bakanlığı bursuyla ABD’ye gitme maceran nasıl oldu?
-Benim için bir inadın sonucu. Parantez açmak isterim, inatçı olmak iyi bir şey, çok faydasını gördüm. Bu inadımı, pozitif anlamda bütün BlindLook ekibine de aşılıyorum. Burs programına gelince, tamamen rastlantı eseri başvurdum. Babam kazanabileceğime hiç inanmadı. Ona inat, sınavları kazandım. Ne kadar büyük bir karar olduğunu da uçağa binerken fark ettim. Yol boyunca ağladım ama uçak kalkmıştı bir kere…

Peki görme engellilerin hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik girişimler yapmaya nasıl karar verdin?
-Ben girişimciliğe dair hiçbir şey bilmiyordum. Bir marka yaratmayı, bir kültür yaratmayı, erişilebilirliği Türkiye pazarına tanıtmayı adım adım öğrendim. Tüm bunları ortağım Cihat ve harika ekibimiz sayesinde başarıyoruz.

BlindLook’un da enteresan bir kuruluş hikayesi var sanırım. Nasıl doğdu?

-Bir gün Cihat’la bir restoranda oturuyorduk. Cihat’ın önüne kalınca bir menü geldi, şöyle bir karıştırdı, bana döndü, “Sen ne yersin?” dedi. “Seçenekleri bilmediğim için seçemem tabi ki!” diye çıkıştım hemen. “Bunu çözemez miyiz?” dedi. Ve BlindLook o gün kurulmuş oldu…

Peki neler yaptınız bu zamana kadar? Ne tür iş birlikleri gerçekleştirdiniz?
-Restoran menülerini hedef alan bir iş kurduk. Tam kurmuşken, pandemi hayatımıza girdi. Neyse ki hizmet alanımızı genişletip, hayatta kalmayı başarabildik. 60 farklı markayı EyeBrand dünyamıza dahil ettik.

EyeBrand dünyası ne demek?

-EyeBrand, görme engelli müşterisini önemseyen, bu kitleyi dinleyen ve milyonlarca görme engellinin hayatına değer katmak için BlindLook yapay zeka ve ses odaklı teknolojilerini kullanmayı ifade ediyor. Daha sosyal bir ifadeyle erişilebilirliği bir lütuf değil, hak iadesi gören markalar da diyebiliriz.

Pandemi sonrası online alışverişe ilgi çok arttı. Bu noktada, görme engelliler için ek zorluklar ne oldu?
-Pandemi sürecinde sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte, hayatımız tamamen online bir sürece evrildi. Herkesin büyük zorluklarla mücadele ettiği o dönemde, görme engellilerin önüne engel olarak, “erişilebilirlik problemleri” de çıktı. Herkesle aynı ücreti ödüyoruz fakat kapsayıcı olmayan bir alışveriş deneyimi yaşıyoruz. E haliyle, pandemi görme engellilerin hayatını bir nebze daha zorlaştırdı.

Görme engelliler için online alışveriş de kolay değil, fiziki alışveriş de… Bir mağazaya girip alışveriş yaparken seni en çok mutsuz eden ne oluyor mesela…
-Hem online hem mağazada alışveriş bazen çok yorucu olabiliyor. Alacağın ürünü seçmekten, sepeti onaylamaya kadar her adımın erişilebilir olması gerekiyor. Mağazalara gelince, ürünü bulmaktan tut, etiket fiyatına kadar hiçbir detay görme engelliye hitap etmiyor. Uçtan uca engelleyici bir deneyimden bahsediyoruz! Biz de bunu değiştirmeye çalışıyoruz. FLO ile yaptığımız da bu…

FLO ile yollarınız nasıl kesişti?
-1 yıl önce bugün, yani 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Körler ve Güvenlik Günü’nde kesişti. FLO’nun web sitesini ve mobil uygulamasını görme engellinin sesli yönlendirmeyle kullanabileceği hale getirmiştik. Ekran okuyucu ile yaşanan sorunları saptayıp, FLO ekibiyle her birini giderdik. Bir görme engellinin, FLO dijital kanalları üzerinden yapacağı alışveriş deneyimini, adım adım sesli yönlendirmeyle yeniden yarattık. Şimdi de sırada, FLO mağazaları var.

Hem online hem de mağaza alışverişlerinde nasıl kolaylıklar sağlıyorsunuz görme engellilere…
-Mağazalarda da çok keyifli bir işe birlikte imza atıyoruz. Mağazaya ulaşmaktan, içeride bir ürünü keşfetmeye, mağaza içinde hareket etmeye kadar, uçtan uca alışveriş deneyimini yapay zeka ve ses teknolojimizle yeniden yarattık. Görme engelli, BlindLook uygulaması üzerinden, yakınındaki FLO mağazalarını sesli şekilde keşfedecek, mağazaya navigasyon alıp sesli yönlendirmeyle ulaşacak, içeride sesli mekan haritamızla özgürce hareket edecek ve yapay zeka asistan ile çektiği fotoğraf için betimleme alacak. Dilerse, fotoğrafın detaylarıyla ilgili yapay zeka ile sohbet de edebilecek.

Gerçekten müthiş! Görme engellilerin, mağaza içerisinde özgür olması ne tür pozitif sonuçlar ortaya koyuyor?
-Erişilebilir fiziki alışverişin keyfi, tabii ki bambaşka. Bunu sesli yönlendirme ve betimlemeyle özellikle mekan asistanımız sayesinde daha özgür yapabilmek, görme engellilere bağımsızlık sağlıyor. Bağımsızlık herkes için her şeydir!

Bir sonraki adım için neler var kafanda? BlindLook yolculuğunu nereye kadar ilerletmek istiyorsun…
-Öyle bir dünya hayal ediyorum ki… Kapsayıcılık ya da erişilebilirlik her bir ürünün vazgeçilmez bir parçası olsun! Çünkü bunlar, çok temel insan hakları aslında. BlindLook’a ihtiyaç kalmasın, körlüğün yarattığı engelleri teknolojiyle aşalım istiyorum.

Yorum Bırak