Bravoooooo! CEM BÖLÜKBAŞI

Kötü haberler okumaktan imanımız gevredi!! Umut veren haberler okumak, paylaşmak istiyorum. İşte huzurlarınızda pırıl pırıl bir genç, milli yarış pilotumuz, gururumuz Cem Bölükbaşı..

Cem’in başarıları say say bitmez. Bayılıyorum böyle gençlere… Sadece Türkiye’de değil, dünyada ilkleri başaran bir sporcu..

Espor dünyasından gelip, Formula 2 serisinde yarışacak dünyadaki ilk yarış pilotu… Aynı zamanda Türkiye’nin de ilk Formula 2 pilotu…

Formula 1 şampiyonu Fernando Alonso’nun Simracing takımına seçilen ilk Türk sürücü…

Çocukluğundan beri Türkiye’nin Formula 1’de yarışan ilk pilotu olmak istiyor. Şimdi ise F1 seviyesine ulaşmasına sadece bir adım kaldı!!

Tabii ki tüm bu başarılar tesadüf değil!! Küçük yaşlardan beri tutku ve disiplinle bugünlere hazırlanıyor. Ailesinin desteğiyle 5 yaşında motorkrosa başlayıp, 6 yaşında Türkiye şampiyonu oluyor. Müthiş değil mi?

Başarları sadece sporla sınırlı kalmıyor!! Ailesiyle antrenmanlarla birlikte derslerini de ihmal etmeyeceği üzerine bir anlaşma yapıyor. Etmiyor da!!! Saint-Joseph Lisesi mezunu ve Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni kazanmış.

“Spor ve eğitim, düzenli ve disiplinli olursanız birlikte yürüyor” diyor. Gerçek bir rol model. Ve bir alkış da ona inanan, bu disiplini kazandıran annesi Aslı Bölükbaşı ile babası Yavuz Bölükbaşı’yaa… 

Sizi Cem‘le baş başa bırakıyorum…

Cem, müthiş bir başarı elde ettin! Türkiye’nin ilk Formula 2 pilotu oldun. Seninle gurur duyuyoruz…
-Çok çok teşekkür ederim. Heyecanlı ve mutluyum. Bir an önce yarışlara başlamak için gün sayıyorum! Kariyerimin en büyük adımlarından birisi bu. Espor dünyasından gelip, Formula 2 serisinde yarışacak dünyadaki ilk yarış pilotu olmanın gururunu yaşıyorum.

HER ŞEY ŞİMDİ BAŞLIYOOOO ÇOK HEYECANLIYIM!!!!

İlk Formula deneyimin, 2021’de Abu Dabi’de düzenlenen Formula 3 Asya Şampiyonası’ydı, di mi?
-Evet. Yaklaşık 10 ay sonra da kariyerimde ilk kez bir Formula 2 aracını test ettim. Testten çok kısa bir süre sonra da Çek takımı Charouz Racing System ile Formula 2’de tam sezon yarışmak üzere anlaştık. Aslında her şey şimdi başlıyor, diyebilirim.

Sen aynı zamanda, Espor’dan çıkıp F2 Şampiyonası’nda yarışacak dünyanın ilk yarış pilotusun… Tam olarak ne demek bu? Bize, bu başarının büyüklüğünü anlat…
-2017’de Formula Espor Dünya Şampiyonası’na katıldım ve dünya beşincisi oldum. Formula 1 şampiyonu, Fernando Alonso’nun Simracing takımına seçilen ilk Türk sürücüyüm. 2018’de, yine F1 Esports’a katılan 70 bin kişi arasından, en iyi 20 yarışçı biri olarak, ProDraft seçmelerinde dünya birincisi oldum. Red Bull Toro Rosso Formula 1 ekibine katıldım ve takımla dünya ikincisi olduk. Formula 1’in Espor tarafındaki bu başarılardan sonra, zaman içinde gerçek pistlerde yarışma fırsatı buldum ve sanaldaki direksiyon hakimiyetimi gerçek pistlere de taşımayı başardım.

Ve bu geçiş hikayesi, başta Formula 1 yönetimi, motorsporları otoriteleri ve takipçileri tarafından çok dikkat çekti…
-Evet. Çünkü Formula sporunda daha önce görülmemiş bir dönüşüm yaşanıyor. Formula 1 global hesabı, 17 milyonu aşan takipçisine, basın toplantımızın olduğu gün, 4 farklı post ve videolarla benim Espor’dan gelip Formula 2’de yarışacak ilk pilot olduğum haberini verdi. Tüm bunlar benim açımdan çok önemli gelişmeler.

KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ FORMULA 1 PİLOTU OLMAYI HAYAL EDİYORUM. ŞİMDİ BİR ADIM KALDI FORMULA 1 SEVİYESİNE! HAYALLERİMİN GERÇEK OLMASI GİBİ BİR ŞEY BU!

F1 pilotlarıyla aynı tarihlerde, aynı pistte olacaksın. F1 takımlarının dikkatini çekebilirsin… Bu senin için ne ifade ediyor?
-Benim için hayallerimin gerçek olması gibi bir şey! Çünkü küçüklüğümden beri Formula 1 pilotu olmayı hayal ediyorum. Şimdi aslında bir adım kaldı Formula 1 seviyesine diyebiliriz. Tabii ki Formula 2 Dünya Şampiyonası’na ilk defa katılacak olmak ve elimden gelenin en iyisini yapmak, şu an benim için en önemli odak noktası. Ancak Formula 1 ile aynı hafta yarışmak da apayrı bir heyecan olacak benim için. Senelerdir desteklediğim ve örnek aldığım pilotları göreceğim ve aynı pistte yarışacağım.

Bugüne kadar başka ne başarılar elde ettin?
-Gerçek araçlarla, gerçek pistlere geçiş hikayem, ilk olarak 2019’un sonunda Borusan Otomotiv Motorsport desteği ile oldu. Levent abi, Levent Kocabıyık, bana bu şansı verdi. BOM’la, GT4 Avrupa Serisi, 2019 Şampiyonası ilk yarışımdı. Sıralamayı üçüncü, yarışı ise beşinci bitirdim. İkinci yarışı ise Misano’da ikinci olarak tamamladım. Şubat 2021’de, Formula 3 Asya Serisi’ni en iyi 2. çaylak olarak tamamladım ve ilk defa tam sezon yarıştığım bir Formula turnuvasını 9. sırada bitirdim. Mayıs 2021’de, Le Mans Avrupa Şampiyonası’nda, Eurointernational’la LMP3 sınıfında en iyi ikinci takım olduk. 2021’de Euroformula Open Şampiyonası’na katıldım ve pilotlar sıralamasında 5. sıraya yükseldim. Bu seriye sonradan dahil olduk ama toplam 15 yarışın 8’inde podyuma çıkmayı başardım ve iki yarışı da birincilikle tamamladım. Ama Espor tarafını da süreç içinde hiç bırakmadım. 2020’de ilk kez düzenlenen Formula Renault Esport Series’ta Dünya Şampiyonu oldum.

Bu ülkede “Yer gök futbol…” Bu sinirini bozuyor mu?
-Benim çok ciddi bir takipçi ve destekçi kitlem var. Katıldığım yarışların büyük bir kısmını kendi YouTube kanalımda da paylaşıyorum ve yarış günleri yorumlarda her yerin Türk Bayrağı’yla donatıldığını görüyorum. Yarış günlerimde hele ki birincilik ya da podyum yaşadıysam Twitter’da TT olduğum oluyor. Elbette futbol dünyada en çok ilgi gören spor dalı ama yarış sporları da çok yakından takip ediliyor. Özellikle Netflix’te yayınlanan Formula 1 yarışlarının arka planını anlatan ve pilotların yorumlarının yer aldığı Formula 1: Drive to Survive belgeselinin de etkisiyle ilginin iyice arttığına inanıyorum.

Peki, pilotluk maceran nerede, ne zaman ve nasıl başladı?
-Babamın arkadaşlarının bendeki hız tutkusunu fark edip, babama, beni motokrosa yöneltmesini söylemesiyle başlıyor. 5 yaşında motorkrosa başlayıp, 6 yaşında Türkiye şampiyonu oldum. Ama gerçek pistlerde yarışmak ciddi bir maddi destek gerektiriyor. O zamanlar bu maddi desteğe ulaşamadım, bu yüzden ben Espor’a yöneldim. “Gerçek araç kullanamayacaksam, ben de oyun olarak devam ederim” dedim. Tamamen böyle başladı. 4-5 seneyi, günde ortalama 5-6 saat boyunca antrenman yaparak geçirdim. Ama “oyun” oynamak demek değil bu. Dünya şampiyonasına hazırlanıyordum. 3-4 sene Espor Dünya Şampiyonası’nda yarıştım.

Pistlere nasıl transfer oldun?
-Borusan Otomotiv Motorsport’un (BOM) genç yetenekler projesi kapsamında seçilen pilotlardan biriydim. 2019 GT4 Avrupa Serisi Şampiyonası’na Misano pistinde dahil oldum ve bahsettiğim gibi kariyerimin sadece ikinci gerçek pist yarışında, Pro-Am kategorisinde ikincilikle ilk podyum heyecanını yaşamış oldum. Sonra da adım adım yeni başarılarla devamı geldi.

BENİ EN ÇOK BİR SONRAKİ YARIŞIN HEYECANI, HAZIRLANMA SÜRECİ, HEDEFLERİN BÜYÜKLÜĞÜ VE ZORLUĞU MOTİVE EDİYOR

Bu sporun nesi seni büyülüyor?
-Şu anda dünyada bir ilki başarıyoruz! Espor’dan Formula 2’ye çıkan ilk örneğim. Bu, sanaldan gerçeğe hikayesinin kendisi zaten beni büyülüyor. Beni en çok bir sonraki yarışın heyecanı, sürece hazırlanma, hedeflerin büyüklüğü ve zorluğu motive ediyor.

Gerçek yarışlarda olmak bambaşka bir konsantrasyon ve heyecan değil mi?
-Elbette! Formula arabasının içinde yarışırken aldığınız o hız hissiyatını, adrenalini ve riskleri simülasyonda aynı şekilde hissedemiyorsunuz. Ben, simülasyondaki deneyimimin gerçek hayattaki yarışlarıma yardım etmesini amaçlıyorum. Her gerçek yarışta, Espor’dan edindiğim bilgilerin üzerine koyarak kendimi geliştiriyorum.

Piste korktuğun oluyor mu?
-Yok. Direksiyon başına geçtikten sonra sadece heyecan hissediyorum. Araç kullanırken sürüşe ve bir sonraki virajlara odaklanıyorum, her şey o kadar hızlı gerçekleşiyor ki başka bir şey düşünmeye vakit olmuyor.

Geçtiğimiz haftalarda Formula Regional Asya Şampiyonası pistinde bir kaza yaşadınız. Çok şükür iyisiniz…
-Çok teşekkürler. Maalesef talihsiz bir kaza yaşandı ama iyiydik. Tüm nazarın bu şekilde çıktığına inanıyoruz.

ALONSO, FAVORİ PİLOTUM… HEM MÜTHİŞ YETENEKLİ HEM ÇOK ALÇAK GÖNÜLLÜ

Direksiyonun başına geçtiğinde bir uğurun, ritüelin var mı?
-Belli bir ritüelim yok. Bir ritüele güvenmektense elimden geleni yapıp, en iyi şekilde hazırlanıp, kendimden emin şekilde piste çıkmayı tercih ederim.

Fernando Alonso’nun takımına seçilmek, onunla çalışmak sana ne kazandırdı?
-Pilot olarak yeteneği, pistteki hareketleri ve kişiliği hep ilgimi çekiyordu. İlk günden beri hayranlıkla izlediğim bir pilottu. Çalışma şansı bulmak müthiş bir şey! Bir de çok alçak gönüllü… Alonso, favori pilotum. Şimdi Formula 2 ve Formula 1 yarışları aynı hafta sonunda, aynı pistlerde gerçekleşeceğinden, 14 hafta boyunca farklı zamanlarda aynı pistleri paylaşacağız. Umarım ileride aynı anda, aynı pisti paylaşabiliriz.

HAYALİM, TÜRKİYE’NİN FORMULA 1’DE YARIŞAN İLK PİLOTU OLMAK

En büyük hayalin ne? F1’e girebilmek mi?
-Evet, Türkiye’nin Formula 1’de yarışan ilk pilotu olmak.

10 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
-Valla, 10 yıllık hedef planları yapmıyorum! Şu anki en büyük hedefim, Formula 2’de en iyi sonucu almak ve Türkiye’nin ilk Formula 1 pilotu olmak. Sanaldan Formula 1 seviyesine geçen dünyadaki ilk sürücü olmak istiyorum. Bakalım başarabilecek miyim? Hep birlikte göreceğiz.

PİSTLERDE HEYECANLI NORMALDE SAKİN BİR HAYATIM VAR!

Nasıl bir hayatın var? Haftada kaç saat çalışıyorsun?
-Sakin bir hayatım var. Spor yapmayı seviyorum, koşuya çıkıyorum, bazen bisiklete biniyorum. Onun dışında bilgisayar oyunu oynamak da film/dizi izlemek de hoşuma gidiyor. Kendimi geliştirecek kitapları da okumayı seviyorum.

Bize bir gününü anlatsana…
-9:00, 9:30 gibi uyanıyorum. Spor yapıyorum. Sonra kahvaltı. Genelde öğlenleri bir antrenmanım daha oluyor. Akşam üzeri yemek, yatmadan önce yine spor. Ve saat 23:00 gibi uyuyorum. Özellikle Formula 2 öncesi full konsantre antrenmanlardayım, diyebilirim.

SPOR VE EĞİTİM DÜZENLİ VE DİSİPLİNLİ OLURSANIZ BİRLİKTE YÜRÜYOR…
Saint-Joseph Lisesi mezunuyum. Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni kazandım

Peki, nasıl bir aileye doğdun?
-Birbirini seven, sayan, destekleyen bir aileye… Tek çocuğum. Babam bilgisayar mühendisi, annem ev hanımı. Sevgi dolu bir ortamda büyüdüm. Çok yönlü yetişmem için uğraştılar. Küçükken pek çok sporla tanıştırdılar. İlgi alanlarımı keşfetmeye çalıştılar.

Spor kariyerin, eğitimine engel oldu mu?
-Hayır. Düzenli ve disiplinli olursanız, ikisi bir arada yürüyor. Hem okul hem de yarış kariyerim için gece gündüz çalıştım. Okul sınavlarına çalışırken, Espor dünya şampiyonaları için günde 8 saate varan simülasyon antrenmanlarını bir arada yürütüyordum. Saint-Joseph Lisesi mezunuyum. Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni kazandım. Ardından Almanya’da makine mühendisliğine gittim. İlk Espor kontratımı imzalayınca, Almanya’daki okulu dondurdum ve Formula 1 Espor takımıyla anlaştım. Şu anda Florida Üniversitesi’nde Spor Yönetimi okuyorum. İngilizce, Almanca ve Fransızca biliyorum.

EN ÇOK AİLEMİN DESTEĞİNİ GÖRDÜM

Anne Aslı Bölükbaşı, Cem Bölükbaşı ve baba Yavuz Bölükbaşı…

En çok kimin desteğini gördün?
-En başta ailemin tabii ki. Biz, en başında bir anlaşma yaptık. Derslerimi etkilemediği sürece Espor antrenmanı yapmama izin verdiler. Derslerimin azıcık bile etkilendiğini görselerdi, bıraktıracaklardı. Ben de bu anlaşmaya elimden geldiğince sadık kaldım. Annem ve babam, çocukluğumdan bu yana kariyerimi şekillendirmemde her zaman yanımda ve yardımcı oldular. Profesyonel olarak ajansım TEM Agency ve menajerim Temuçin Ünalp’ın desteği, bir Esporcu olarak geniş kitlelere ulaşmamda ve motorsporlarında ilerlemek için ihtiyacım olan finansal desteğe erişim anlamında çok büyük katkı sağladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’mızın ayrıca Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’muzun (TOSFED) da desteğini görüyorum. Ve tabii ki son üç yılda, gerçek pistlerde yarışıp kendimi gösterebilmem için bana inanan, fırsat veren çok değerli sponsorlarım var. Bu spor, ciddi maddi desteğin olması gereken bir spor. Bugüne kadar birçok yerli ve global markadan destek aldık. Bundan sonra da devam etmesi çok kritik.

Rol modelin kimdi?
-Fernando Alonso. Hem kişiliği hem pistteki hali, sürüşü, insanlara yaklaşımı, alçak gönüllüğü inanılmaz hayranlık uyandırıyor bende. Müthiş bir insan ve çok başarılı bir pilot. Sporcu kişiliğiyle Roger Federer’i de çok beğeniyorum.

Yorum Bırak

five × one =