Birlikte HIV’den Güçlüyüz ! Rapçi Tankurt Manas bu farkındalık kampanyasının yüzü oldu

Aylardır Korona’yla yatıp, Korona’yla kalkıyoruz. Milyonlarca kişiye bulaştı. Yüz binlercesini öldürdü. Bizim ülkemizde de her gün ortalama 30 bin kişi bu virüse yakalanıyor. Korona’ya yakalanmamak için ya da yakalandığımızda kolay atlatabilmemiz için “Bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirin!” diyorlar. İçmediğimiz vitamin kalmadı!

Ama size bir şey hatırlatmak istiyorum. Biz bu, “bağışıklık sistemi meselesi”nin ne kadar önemli olduğunu 80’li ve 90’lı yıllarda duymamış mıydık? Rock Hudson, Freddie Mercury ve Philadelphia filmi desem… Size bir şeyler çağrıştırıyor mu? Tüm dünyayı, birdenbire etkisi altına alan, uğruna yardım konserleri düzenlenen, şarkılar yapılan AIDS’ten söz ediyorum. HIV’in yol açtığı hastalık…

Dün, “1 Aralık Dünya AIDS Günü”ydü. Ama biz bu hastalıktan artık neredeyse hiç bahsetmiyoruz. Her gün, kaç kişi Korona kapmış diye rakamların peşinde koşuyoruz. Ama AIDS’e yol açan bir diğer virüsün, HIV’in, rakamlarını kontrol etmeyi unuttuk. Oysa, ülkemizde 50 bin HIV’li birey olduğu düşünülüyor. Kesin rakam yok. Çünkü insanlar test yaptırmayı ihmal ediyor. Ve bu enfeksiyon ne yazık ki, katlanarak artıyor.

İşte bu yüzden, sosyal bir kampanya başlatıldı. Adı “Birlikte HIV’den Güçlüyüz!” Halk sağlığını ilgilendiren bu sosyal kampanyaları çok önemsiyorum. Ve sonuna kadar destekliyorum. Bu kampanyayla verilmek istenen mesaj şu:

Bizim HIV hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerekiyor. Nasıl belli bir yaştan sonra, belli aralıklarla mamografi yaptırmamız gerekiyorsa, HIV testini de yaptırmamız gerekiyor. Çünkü hızla artıyor.
Ama anlattıklarım, moralinizi bozmasın! HIV konusunda inanılmaz olumlu gelişmeler de olmakta. Artık “HIV Pozitif” bireyler, tedaviye ulaştıkları durumda, hem uzun bir hayat yaşayabiliyor hem de bir başkasına hastalığı bulaştırmadan gündelik yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor.
-Fakat test şart.
-Ve en önemlisi, korunmalı cinsel ilişki şart.

Birkaç gün önce HIV konusunda söyleyecek sözü olan uzmanlarla ve sivil toplum örgütleriyle bir araya geldik. YouTube’da ‘’Birlikte HIV’den Güçlüyüz’’ kanalında izleyebilirsiniz.

Bu kampanyanın yüzü, son dönemin popüler rapçilerinden Tankurt Manas’tı. Tankurt’un desteği bence çok çok önemli. Rap ile genç kitlelere ulaşacağına inanıyorum. Klibi de nefis. Mutlaka izleyin. Tankurt’u bulmuşken, sordum… 

‘’HALK SAĞLIĞINI İLGİLENDİRİYOR… KESİNLİKLE İÇİNDE YER ALMALIYIM’’ DEDİM

Son dönemin sevilen rapçilerindesin. YouTube’da 20 milyon izlenen klibin, şarkın var. Seni tebrik ediyorum. Şimdi de çok anlamlı bir şey yaptın. “Birlikte HIV’den Güçlüyüz” kampanyasının sesi ve yüzü oldun. Neler hissediyorsun?
-Gayet iyi hissediyorum. Benim içime sinen bir iş oldu. Umarım izleyenler de sever.

“Kampanyamıza, bir rap şarkısı yapar mısın?” dediklerinde, ilk aklından geçen neydi?
-“Sosyal bir proje, halk sağlığını ilgilendiriyor. Kesinlikle içinde yer almalıyım!” dedim.

HIV, maalesef hala ön yargıyla yaklaşılan bir konu. Böyle bir konunun sözcüsü ve yüzü olmak seni hiç tedirgin etmedi mi?
-Hayır asla! İnsanların hayatına dokunacak bir proje olduğu için gram tereddüt etmedim. Umarım mesajı doğru vermiş ve ön yargıları kırabilmişizdir. Biraz olsun katkım olduysa ne mutlu bana…

BENİM İÇİN BİR TÜR AYDINLANMA OLDU

Peki HIV konusunda sen ne kadar bilgi sahibiydin?
-Bu kampanyanın toplantılarında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığımı öğrendim. Çevremdekilerin de bu konuda eksikleri olduğunu gözlemledim.

Neleri yanlış biliyor muşsun?
-“İncir Reçeli”ni izlemiştim. O filmden aklımda kalan şeyler vardı. HIV pozitifsen hayatın kaydı, bitti filan… Ölüyorsun… Öyle değilmiş. HIV konusunda inanılmaz olumlu gelişmeler oluyor. Artık “HIV Pozitif” bireyler, tedaviye ulaştıkları durumda, hem uzun bir hayat yaşayabiliyor hem de bir başkasına hastalığı bulaştırmadan gündelik yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor. Ama şu da önemli tabii. Korunarak seks yapmak gerekiyor. Çünkü cinsel ilişkiyle bulaşıyor. Ve son 10 yılda yüzde 465 gibi bir artış söz konusu ülkemizde. Korona virüsüyle yatıp kalkıyoruz ama HIV virüsü de çok önemli. Bu kampanya benim ve belki de beni takip eden çoğunluk için bir tür aydınlanma özelliğini de taşıyor. Pek çoğumuz bilmiyorduk bunları.

TESTİNİ YAPTIR HEMEN

Peki, nasıl çıktı bu şarkı?
– Sivil toplum örgütleriyle ve ajansla online toplantılar yaptık. Sağ olsunlar, müthiş bilgiler verdiler. Olan biteni bütün netliğiyle açıkladılar. HIV konusunda pek çok şey öğrendim. Gerisi, benim öğrendiklerimi empati kurarak kağıda dökmem ve söylememdi. Şarkı böyle hayata geçti. Sonra klibi çektik.

Biliyorum kaygıların var/ Çıkabiliriz bu karanlıktan/ Kafanı kemiren korkuların da bir çaresi var/ Senin elinde/ Senin elinde… Ne fark eder pozitif olsan da… Senin elinde… Birlikte HIV’den Güçlüyüz/ De ki ona yenilmem/ Birlikte HIV’den Güçlüyüz/Testini yaptır hemen… Bu sözlerle vermeye çalıştığın en net mesaj ne oldu?
-Bireyleri, her ne olursa olsun HIV testi yapmaya yöneltmek! Tamam tedavisi var ama tedavi için önce tanı konabilmesi gerekiyor. Tanı konamamış o kadar çok insan var ki ülkemizde… İşte o yüzen test yaptırmamız lazım. Tabii yalnız olmadıklarını bilmeleri gerektiği gibi birçok mesajı da serpiştirdim şarkıya. Kendimi HIV pozitif ya da HIV’le yaşayan birinin en yakın dostu gibi hissetmeye çalıştım. Duygularımı akıtarak yaptım. Aksi takdirde radyo anons reklamından farkı olmazdı!

BENİM İÇİN RAP DEMEK AŞK DEMEK

Seramik ve radyo televizyon okumuşsun. RAP yapmanın özel bir sebebi var mı?
-Aşık olmak planlı bir eylem değil di mi? Elimizde değil, aşık oluyoruz… Benim ki de o hesap! Ben rap müziğe aşık oldum. Dinlediğim ilk rap müziğinde, gözümün içinde bir ışık parladı ve çok çok etkilendim. O hissettiğim duyguyu kelimelere dökmek benim için zor. Tutuldum yani. Vuruldum. Çok aşkla yapıyorum müziğimi. İki üniversite bitirmeme gelince, annem babam eğitimci, biraz da onları mutlu etmek içindi. Ama okumanın kimseye zararı olmaz!

Bugün ne ifade ediyor rap senin için?
-Birçok duyguda ve durumda yeri var. Aşk, heyecan, meslek, sanatçı olmak, kendini anlatmak… Bu liste uzar gider… Özetle rap benim her şeyim.

RAP ÇOK GENİŞ BİR KÜLTÜRÜN PARÇASI

Peki, nasıl bu kadar hızlı söylüyorsun? Onun bir adı varmış, di mi? Hatta, sen Türkiye’de en iyilerden biriymişsin…
-Açıkçası hızlı söylememin benim bildiğim bir yöntemi yok. Rap çok geniş temalara ve türlere sahip zengin bir kültürün parçası. Benim eğilimim hızlı söylemek üzerine oldu. Buna “fast rap” veya “flex” diyenler var. Ben bu anlam karmaşalarına girmeden sadece ‘’hızlı rap’’ diyorum. Aşık olduğunuz işte başarı kaçınılmaz. Bu, her şey için geçerli, eğer bir şeye aşıksan başarı peşinden gelir diye düşünüyorum. Demek istiyorum ki, sadece çalışmayla olacak iş değil.

Rap, Türkiye’de son birkaç yılda neredeyse en popüler müzik türü haline geldi…
-Evet ama rap Türkiye’de bugünlere gelmek için çok sabır ve fedakarlık sarf etti. Emekçileri çok fazla. Ve eminim hepsi bu müziğe aşık insanlar…

Kimler dinliyor en çok rap’i?
-Rap’i herkes dinliyordu aslında. Ama yaygınlaşmasında Z kuşağının etkisi büyük… Artık plak şirketleri, medya organları, radyo ve TV’ler daha fazla görmezden gelemeyeceklerini anladı. Bence onlar da sıkıldı diğer müziklerin sıradanlığından!

RAP ÖZGÜRDÜR VE İÇİNDE HER RENGİ BARINDIRIR

Sen rap’in başkaldıran, isyan eden bir müzik türü olmadığını düşünüyorsun? Peki, sence nedir rap? Sadece insanların eğlenme aracı mı rap?
– Maalesef herkes, isyan müziği olarak başladı sanıyor. Öyle değil aslında. Başlangıçta, Amerika’daki gettolarda kendi içlerinde bir eğlence olarak başlıyor, daha çok ev partilerinden icra ettikleri bir müzik türü. Bence rap, bir hamur gibi. O yemeği tatlı da yapabilirsin, tuzlu da… Ustanın kafasındakine ve maharetine bağlı… Rap, tek bir tema işlemez. Ağlatır, güldürür, düşündürür, hicveder. Birçok temada, birçok eser bulunur içinde. En önemlisi özgürdür ve içinde her rengi barındırır.

Sen Türkiye’deki yeni kuşak rapçilerdensin. Eski kuşakla aranızdaki fark ne?
-Her şey gibi, müzik de yıllar içinde değişiyor gelişiyor. Bizim müziğimiz de özellikle son yıllarda çok değişti. Ben kendimi yeni kuşak değil de akranlarıma bakınca, orta kuşak gibi hissediyorum. Kendini güncel tutabilmek ve bunu yaparken de bu değişimin üzerimde eğreti durmaması hayli önemli ve zor. Eminim jenerasyon değiştikçe daha da farklılaşacak.

Birçok rap sanatçısı gibi benim de filizlendirdiğim bir oluşumum var: Adı “GOP City.” Orada, genç kardeşlerime destek olmaya çalışıyorum. Böylesi toplumsal işlerde yer alarak da hem kardeşlerim hem de çevrem için örnek teşkil ettiğimi düşünüyorum.

HIV FARKINDALIĞI İÇİN BU MÜZİK TÜRÜNÜN SEÇİLMİŞ OLMASI ÇOK İSABETLİ

Ne kadar yaygın Türkiye’de?
-Bugün listelerde en tepeleri, Türkçe Rap almış durumda. O yüzen HIV farkındalığı için bu müzik türünün seçilmiş olması çok isabetli. Rap’in gücü buna fazlasıyla yeter. HIV büyük bir problem ve iki kelimeyle anlatılacak bir konu olduğunu düşünmüyorum. Rap yerine pop veya başka bir müzik türü denenseydi bu kadar işlevsel ve sorunu anlatan bir iş çıkacağını zannetmiyorum.

ESKİDEN POPÜLER DEĞİLDİ ŞİMDİ TÜRKÇE RAP LİSTE BAŞI

Eskiden underground denilen bir türdü. Bol küfürlü şarkılar olurdu. Hala öyle mi?
-Eskiden rap, popüler değildi. İcra edenlerin yüzde 90’ı da bu işten maddi kazanç sağlayamıyordu. Çoğu da sonunda bıraktı. Bu yolda çok fazla cefa çekildi. Kendi CD’lerimizi alıp, şehir şehir konserler verdik, küçük mekanlarda. Underground olması da biraz bundan kaynaklı. Küfür, hayatın içinde olan bir şey. Ben şarkılarımda tercih etmesem de özgür bir müzik olduğundan hamuru isteyen istediği gibi yoğurup, istediği tatta yemek yapar.

HER YIL BİR DEFA MUTLAKA HIV TESTİ YAPTIRACAĞIM!

Peki sen, yarın bir şüphe duysan, gidip hemen test yaptırır mısın?
-Bu benim de bilinçlendiğim bir proje oldu. Kesinlikle yaptırırım. Hatta şüpheye gerek yok, her yıl en az bir defa yaptıracağım!

Yorum Bırak

eleven − nine =