Binlerce görme engellinin özgür adımları için BlindLook’la güçlerimizi birleştirdik

Bugün 15 Ekim Beyaz Baston Körler ve Güvenlik Günü 🦯✨⭐️Bu özel günde sizi, görme engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak için FLO’nun hayata geçirdiği çok anlamlı bir projeyle tanıştırmak istiyorum. Onları zaten biliyorsunuz. Dünyanın birçok ülkesinde, kendi ismiyle mağazalar açan, milyonlarca ayakkabı satan dev bir şirket. Güzel bir mottoları var: ‘Kimseyi geride bırakmamak.’’ Bu sebeple görme engeli olan bireylerin, bir başkasına ihtiyaç duymadan kendi başlarına özgürce alışveriş yapabilmeleri için BlindLook’la iş birliğine gitmişler.
.
Önce online ve mobil uygulamalarını görme engellilerin özgürce alışveriş yapabilecekleri şekilde düzenlemişler. Şimdi de mağazalarını yine BlindLook’la birlikte görme engelliler için özgür bir alışveriş deneyimine hazır hale getirmişler 👩🏻‍🦯👨‍🦯

Bu güzel uygulama sayesinde görme engelliler, mağazaların içerisinde rahatça geziyor, hatta ayakkabıların fotoğrafını çekip, sesli betimlemeyle ayakkabının neye benzediğini anlayabiliyorlar. Hedef yılbaşına kadar tüm mağazaların bu alışveriş modeline uygun hale gelmesi 👏👏

FLO Pazarlama ve Büyüme Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Kunt’la bu nefis projenin detaylarını konuştuk. Şimdi #BlindLook da ne ki diyeceksiniz. Onlar da, harika bir inisiyatif. Bir sonraki paylaşımımda sizi bu harika girişimin kurucuları ile tanıştıracağım👊

ERİŞİLEBİLİR HİZMET MODELİ’NE GEÇTİK

Tebrikler! FLO olarak, BlindLook ile harika bir iş birliğine imza attınız ve görme engellilerin, gereksinimlerine uygun, ‘erişilebilir bir hizmet modeli’ne geçiş yaptınız…
-Evet, binlerce görme engelliye, özgür bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Bundan da çok mutlu ve gururluyuz.
Hepimizin anlayabileceği bir dille anlatır mısınız: Görme engellilere, tam olarak ne tür kolaylıklar sağlıyorsunuz?
-Biz, “Herkesin Ayakkabıcısı Olma” ve “Kimseyi Geride Bırakmama” mottosuyla hareket ediyoruz. “Görme engelli bireylere, erişilebilir bir alışveriş deneyimi yaşatabilmek için ne yapabiliriz?” diye yola çıktık ve önce onları anlayamaya odaklandık.

Anlayabilmek için neler yaptınız?
-Çalışma arkadaşlarımızla birlikte, İstanbul Diyalog Müzesi’ni, ardından da görme engelli toplulukları ziyaret ettik. Yaşamış oldukları gerçek sorunlara, gerçek çözümler üretebilmek istedik. Bu yüzden de BlindLook’la bir araya geldik. Sayelerinde, önce online kanallarımızı görme engelli bireylerin özel gereksinimlerine uygun hale getirdik. BlindLook’un sağladığı sesli simülasyon teknolojisi aracılığıyla görme engelli bireyler, flo.com.tr ve FLO mobil uygulamamızdan rahat bir şekilde alışveriş yapmaya başladı.

Yanılmıyorsam, geçen sene bugün, yani 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Körler ve Güvenlik Günü’nde bu iş birliği duyurdunuz…
-Evet. Öyle yaptık ve Türkiye’nin ilk erişebilir alışveriş deneyimi sunan moda perakende markası olduk.

Ama sadece bununla yetinmediniz…

-Doğru. Amacımız, sadece online da değil, tüm kanallarımızda hiçbir engele takılmadan ve desteğe ihtiyaç duymadan rahatlıkla alışveriş gerçekleştirmeleriydi. Bu sebeple BlindLook’la olan iş birliğimizin ikinci fazına geçtik, Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan Blind Friendly Place projesini hayata geçirdik. Bu projeyle artık görme engelli bireyler, mağazalarımızda da erişilebilir bir alışveriş deneyimi yaşayabilecek.

Nasıl olacak bu? Detaylı olarak anlatır mısınız: Blind Friendly Place projesi tam olarak nedir?
– Görme engeli bireyler, online kanallar ve mağazalarda alışveriş yaparken, genellikle dışarıdan destek almak zorunda kalıyorlardı. Ya da bazı durumlarda, hizmete rahatça erişemedikleri için alışveriş deneyimleri yarıda kesiliyordu. BlindLook’un hazırladığı sesli betimleme ve yapay zeka teknolojisi sayesinde, artık online kanallarımızdan alışveriş yapmak istediklerinde, komutları takip ederek, işlemi rahat ve hızlı bir şekilde tamamlayabiliyorlar. Dahası, mağaza içerisinde de sesli yönlendirmeler alarak, aradıkları ürüne rahatlıkla ulaşabiliyorlar. Uygulama üzerinden, fiyat- etiket bilgisi okuma, ürünün detaylı betimlemesi gibi konuları kolaylıkla elde edebiliyorlar. Bu sayede onların adımlarını özgürleştirmiş oluyoruz.

Milyonlarca ayakkabı satışı, onlarca ülke ve binlerce mağaza… Tüm bu ekosistemin içerisinde, neden özellikle görme engelli bireyler?
-Biz, ürün ve hizmetlere erişim konusunda, tüm engelli bireylere karşı sorumluluklarımız olduğunun farkındayız. Dünyada 285 milyon, Türkiye’de ise 1 milyon görme engelli birey var. Ne yazık ki görme engelliler, genellikle başkalarının desteğiyle hayata karışmak durumunda kalıyor. Ama ayakkabı demek, sokakta olmak, hayata bağlanmak ve özgürce hareket edebilmek demek. Biz de buradan yola çıkarak, onların özel gereksinimlerini karşılamak ve hayata attıkları adımlarda, onların yol arkadaşı olmak istedik. Ayrıca görme engelli bireylerin, günlük yaşamlarında teknolojiden aktif bir şekilde faydalandıklarını da biliyorduk. Kısacası, görme engelli bireylerin, hayata daha fazla katılmalarına destek olmak için teknolojinin bizlere sunduğu fırsatları da değerlendirerek, alışveriş deneyimlerini erişilebilir bir hale getirmek istedik.

BlindLook tam olarak ne yapıyor?
-Yapay zeka ve ses teknolojilerini birleştirerek, görme engellilerin marka deneyimlerini iyileştiriyor. Görememenin yarattığı engelleri, uygulamanın sağladığı sesli betimleme özelliğiyle ortadan kaldırıyor. Görme engelli bireyler, hiç kimseden destek almadan özgürce alışverişlerini tamamlayabiliyor.

Yapay zeka ve ses teknolojisi, onların mağazadaki gözü mü oluyor?
-Aynen öyle! Görme engeli bireylerin, kullandığı birkaç farklı uygulamayı bir araya getiren bir yapıya sahip. Navigasyon, ürün özellikleri, etiket detayları… Tüm bunlar, sesli betimleme sayesinde, tek uygulama üzerinden karşılanabiliyor. Yapay zekadan beslenen, yüzde 100 sese dayalı dijital bir dünya yaratılıyor.

BlindLook girişiminin en çok nesi sizi etkiledi?
-Sadriye ve Cihat, pırıl pırıl gençler. İkisi de görme engelli bireylerin hayatına dokunan çok güzel işlere imza atıyor. Teknoloji ve yapay zekayı kullanarak, engelleri ortadan kaldırmak için farklı çözümler üretmeleri, bakış açıları ve vizyonları, bizleri çok etkiledi. Onların ilham veren girişimlerine destek olmak, onlarla birlikte büyümek, gelişmek bizler için de gurur kaynağı.

Web sitesini görme engellilere uygun hale getirme konusunu, başka markalarda da gördüm. Ama siz, reklam filminizi de görme engellilerin anlayabileceği bir formata çevirmişsiniz. Sesli betimleme yöntemini kullanmışsınız. Buna da bir alkış… Bu fikir nasıl doğdu?
-Biz, 360 derece uçtan uca erişilebilir bir deneyim için yola çıktık. Online ve fiziksel kanallarımızın yanı sıra iletişim çalışmalarımızın da bu sürece dahil edilmesi gerektiğini düşündük. Reklam filmleri, tahmin edebileceğiniz gibi jingle eşliğinde ürün görüntülerinden oluşuyor. Ama görme engelli bireyler açısından düşündüğünüzde, bu bir anlam ifade etmiyor. Biz de bu içgörüden yola çıkarak, reklam filmlerimizde neler olduğunu görme engelli bireylerin de bilmesini istedik. Ve geçtiğimiz bayramda yayınladığımız filmimizle beraber, iletişimde de engelleri kaldırmak için bir adım attık. Reklam filmimizi BlindLook iş birliği ve Sesli Betimleme Derneği’nin (SEBEDER) desteğiyle görme engelli bireyler için sesli betimleterek erişilebilir hale getirdik. İlerleyen süreçlerde de yayına girecek reklam filmlerimiz için birlikteliğimiz devam edecek.

Uygulama, sesli olarak görme engellileri mağazanın içerisinde gezdiriyor onu anladım… Peki ürünleri ve fiyatları nasıl algılıyor görme engelli tüketici?
-Uygulama içerisindeki mekan asistanı aracılığıyla hem bulundukları alanın betimlemesi sağlanıyor hem de bilgi almak istedikleri ürünlerin fotoğrafını çekerek, yapay zeka aracılığıyla çok detaylı bir betimlemeye erişiyorlar. Sonrasında daha spesifik bilgi almak isterlerse de yapay zekayla konuşmalarını sürdürebiliyorlar. Tüm bunların yanı sıra, aynı modül içerisinde, etiketler de doğrudan sesli betimlenebiliyor. Ürünün fiyat ve diğer bilgilerine kolaylıkla ulaşabiliyorlar.

Şu an kaç mağazanızda bu sistem bulunuyor?
-Şu an için 15 mağazamızda bu alışveriş deneyimi yaşanabiliyor. Her geçen gün, yeni mağazalarımız sisteme ekleniyor. Yıl sonunda hedefimiz, Türkiye genelindeki tüm mağazalarımızda bu sistemi kullanılır hale getirmek.

Şimdiye kadar kaç görme engelli bu hizmetten yararlandı? Hedef nedir?
-Bugüne kadar 51 binden fazla kişiye ulaştık. Her ay ortalama 2 bin 500’ün üzerinde kişi BlindLook entegrasyonu sayesinde online ve mobil uygulamamızı ziyaret ediyor. Hedefimiz elbette bu rakamın daha fazla olması. Daha fazla mağaza entegrasyonuyla fiziki alışveriş önündeki engelleri kaldırarak, yakın gelecekte çok daha fazla görme engelli bireyin, FLO ile erişilebilir alışveriş deneyimini yaşayacağını düşünüyoruz.

Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

-Muhteşem! Aldığımız geri bildirimler doğrultusunda hem kendimizi geliştiriyoruz hem de gerçekten doğru adımlar attığımıza emin oluyoruz.

3 KITADA, 30 ÜLKEDE, 800’Ü AŞKIN MAĞAZAMIZ VE 15 BİNDEN FAZLA ÇALIŞANIMIZLA HİZMET VERİYORUZ


FLO’nun büyük bir yapı olduğunu biliyorum… Ne kadar bir büyüklükten bahsediyoruz mesela…
-3 kıtada, 30 ülkede, 800’ü aşkın mağazamız ve 15 binden fazla çalışanımızla hizmet veriyoruz. Globalde yaygınlaşmaya hızla devam ediyor ve yılda, toplam 57 milyon çift ayakkabı satıyoruz. Çok kanallı ve çok markalı bir yapıya sahibiz. Türkiye’nin sneaker ve spor giyim zinciri IN STREET aracılığıyla tüketicilerimizle olan bağımızı her geçen gün sağlamlaştırıyoruz. Hem kendi markalarımız var hem de lisanlı olan markalarımız. Farklı hedef kitlelerine, farklı ürün seçeneklerimizle ulaşabiliyoruz.

ÖNE ÇIKAN MODEL, SPOR AYAKKABILAR VE SNEAKERLAR. ARTIK İNSANLAR İÇİNDE RAHAT EDEBİLDİĞİ AYAKKABILARI TERCİH EDİYOR

Yılda 57 milyon çift ayakkabı satışı, inanılmaz bir şey… Türkler en çok hangi tip ayakkabıyı tercih ediyor? Hangi numaralar? Elinizde böyle ilginç istatistikler var mı?
-Var tabii. Kadınlarda en çok 38, erkeklerde ise 42 numara ayakkabı tercih ediliyor. Modellere baktığımızda ise bir dönem iş toplantılarının vazgeçilmesi olan klasik ve topuklu ayakkabılar, artık daha çok “özel gün ayakkabısı” olarak görülmeye başlandı. Spor yaşam tarzı, tüm kategorilerde olduğu gibi ayakkabı tercihlerinde de yükselişini sürdürüyor. Mevsim fark etmeksizin tercihlerde öne çıkan model, spor ayakkabılar ve sneakerlar. Artık insanlar içinde rahat edebildiği ve her kıyafetine kolaylıkla uyum sağlayabilecek modellere yönelmiş durumda.

PANDEMİ AYAKKABI ALIŞKANLIĞIMIZI DA DEĞİŞTİRDİ


Pandemi, ayakkabı alışkanlıklarımızı değiştirdi mi gerçekten?
-Kesinlikle! Pandemi sonrası yaygınlaşan sağlıklı yaşam trendi, tüm dünyada yükselişini sürdürüyor. Bu yükseliş, elbette tüketici alışkanlıklarına da yansıyor. Tüm segmentlerde spor kategori ağırlığının gün geçtikçe arttığını gözlemliyoruz. Gözlemlerimize ek olarak, yaptığımız tüm araştırmalar, ayakkabı alışverişinde aranılan kriterin yüzde 90 oranında rahatlık olduğunu gösteriyor. Artık tüketiciler, mekan ayırmaksızın işte, okulda, sporda, sosyal etkinliklerde yani tüm sosyal yaşantısında sneaker tercih ediyor. Ayrıca, doğaya dönüş trendleri, outdoor modellerin de öne çıkmasını sağladı.

KURUM İÇİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OKULU KURDUK

Bu arada, kurum içerisinde bir ‘Sürdürülebilirlik Okulu’ kurduğunuzu da duydum… Doğru mu bu?
-Doğru. Biz, bireysel yaşamlarımızı ve iş yapış şekillerimizi; gelecek nesillerin kaynaklarını koruyarak, sürdürmemiz gerektiğini biliyoruz. Buna çok önem veriyoruz. Sürdürülebilirliği bir kurum kültürü haline getirmek için Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Etki ve Sorumluluk Merkezi Direktörü Prof. Dr. Çisil Sohodol ve Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı ve UN CIFAL İstanbul Direktörü Prof. Dr. Ebru Canan Sokullu’nun eğitimleriyle Sürdürülebilirlik Okulu’muzu, FLO Akademi içerisinde başlattık. Amacımız, Birleşmiş Milletler ve akademik kurumların uzmanlığından faydalanarak tüm çalışma arkadaşlarımızın, sürdürülebilirliği içselleştirmesi ve kendi iş süreçleri içine entegre etmek için projeler geliştirmesi. Onların, sürdürülebilirlik yolculuğumuza katkısı ve katılımı, bizim için kritik önemde.

Yorum Bırak