Bu, belge gerçekti… Son anda, bir niyetlenme fark ettik, sosyal medya eylemi gerçekleştirdik

Bu, belge gerçekti… Son anda, bir niyetlenme fark ettik, sosyal medya eylemi gerçekleştirdik

Biliyorsunuz, önceki gece Twitter’da müthiş bir hareketlenme oldu. Ortalıkta, çocukların cinsel istismarının affına ilişkin bir kanun teklif belgesi dolaştı. Ben de Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’ye işin arka planını sordum. “Evet. Belge gerçekti. İnfaz taslağına konulmak üzere hazırlanmıştı. Son anda, bir niyetlenme fark ettik, sosyal medya eylemi gerçekleştirdik!” dedi. Bakın, Güllü neler anlatıyor.

Şu da asla unutulmasın: Bu ülkedeki kadınlar ve duyarlı insanlar, hepimiz hemfikiriz, çocuk istismarının affı olmaz… Asla! Söz konusu bile olamaz!


“14 YAŞINDA BİR ÇOCUK, 29 YAŞINDA BİRİYLE EVLENİYORSA, AFFEDEBİLİRİZ!” DİYORLAR BİZ DE “HAYIR!” DİYORUZ, “O DAHA ÇOCUK…”

Evvelsi gece, sosyal medyada bir belge dolaştı. “Çocukların cinsel istismarının affı”na ilişkin bir kanun teklifi belgesi…
-Evet…

Kız çocuklarını istismar edenlerin, onlarla evlenmeleri halinde, affına yol açan bir kanun teklifi belgesi. Yani 29 yaşındaki bir erkek, 14 yaşındaki bir kızı kaçırıp, tecavüz ediyor mesela, bu teklif yasalaşsaydı, tecavüzcüsü affedilecekti, öyle mi?
-Daha ziyade, erken yaşta yapılan evlilikler üzerinden, erkeklere açılan kamu davasını ortadan kaldırma. Ama doğrudur, “affetme” olarak da tercüme edilebilir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin, “18 yaş altı birey, çocuktur” maddesi var. Biz de altına imza atmışız. Türk Ceza Kanunu’na göre de bir suç bu. Daha net bir cümle kurayım. Bunun adı: 10-11-12-13-14-15- yaşında yapılmış evlikler için suç unsurunu ortadan kaldırması gayretidir! Kanun maddesi, “14 yaşında bir çocuk, 29 yaşında biriyle evleniyorsa, affedebiliriz!” diyor. Biz de “Hayır!” diyoruz “O, daha çocuk!”

2016’DA BUNU GÜNDEME GETİRDİLER “286 MAĞDURUMUZ VAR!” DİYEREK

O belge, gerçek miydi?
-Evet. Hatırlarsanız 2016 yılında böyle bir gündem yine oluşmuş ve o zaman, dönemin Adalet Bakanı “286 mağdurumuz var” diyerek, bir önerge hazırlamış, TBMM genel kuruluna vermişti. Yine itirazlarla, rafa kalkmasını sağlamıştık hep birlikte. Daha sonra da bu konu hep sıcaktı, kadın milletvekilleriyle görüşmelerimizden biliyoruz bunu. Meclis’e. İnfaz yasası gelmeden önce, kadın dernekleri olarak, böyle bir olay olabileceği düşüncesiyle, muhalefet partilerine bildirim yaptık. Onlar da “kırmızı çizgilerimiz” diye set çektiler. Bu belge, İnfaz taslağına konmak üzere hazırlanmıştı. Son anda, niyetlenme fark ederek, sosyal medya eylemine girdik. Bir deneme yapılacaktı partilerle görüşmelerde. Ama olamadı…

AMAÇ, “AF GELİR NASILSA” DİYEREK, ÇOCUKLARI, DİNİ NİKAHLA KÜÇÜCÜK YAŞLARINDA EVLENDİRMEK


Sizce, infaz yasasına konulmak için mi hazırlanmıştı?
– Evet, o amaçla. Geçici ek 10. madde olarak planlanmış. Her açıdan kanun maddesi olmak için uygun zamandı.

Peki bu, ısıtılıp ısıtılıp getirilmiyor mu gündeme…
-Aynen öyle! Kime, neye, niçin anlamadığımız bir gerekçelendirmeyle, kanun çiğnenmek istiyor. Her hareketleriyle, “Af gelir nasılsa” diyerek çocuklar, dini nikahla, küçücük yaşlarda evlendiriliyorlar.

PERŞEMBE GÜNÜ MECLİS KAPANANA KADAR TETİKTEYİZ!

Peki, son onda ne oldu? Konulmaktan vaz mı geçildi?
-Meclis’te görüşme yapılmadı. İnfaz kanunu kabul edildi. Ancak biz, sosyal medya eylemine devam ettik. Birçok kişi, farkındalığıyla bize katkıda bulundu. “Cinsel istismara af olamaz!” dedik ve demeye devam ediyoruz. Perşembe günü öğlen Meclis kapanana kadar tetikteyiz.

GERİ ADIM ATMAYI DÜŞÜNMÜYORLAR! SADECE TOPLUM BASKISINDAN KORKUYORLAR

Sizce, kadın örgütleri ve duyarlı insanların sosyal medyada yoğun tepkisiyle mi geri adım atıldı?
– Ben geri adım atmayı düşündüklerini sanmıyorum! Toplumun baskısından da korkuyorlar. Bu nedenle sayın Cumhurbaşkanı, “Dört parti uyuşun, bana öyle gelin!” demiş. Bu yüzden muhalefeti, iknaya çalışıyorlar. Aslında muhalefet de merhamet göstermeye yatkın ama bu iş, merhamet işi değil. Çocuğun rızasının aranmayacağı bir konumda, devletin koruması gereken çocuğun, yüksek yararı yerine, “kurda, kuzu emanet etmek yolunu” seçmesi üzücü ve vebali ağır olur.

SON ANDA, “EVET” DERLER DİYE ZAMAN KOLLANDI, OLMADI


Onlar da diyor ki, “Gündeme bile gelmedi böyle bir şey… Böyle bir teklif Adalet Komisyonu’na gelmedi, Meclis’te de görüşülmedi!”
-Bu, ne anlama geliyor: İnfaz Yasa Tasarısı’yla, şiddet ve cinsel dokunulmazlığa izin veren geçici Ek 9. Madde /6. Fıkra, Adalet Komisyonu’na girmedi, sonradan eklendi. Dolayısıyla bu maddede, son anda, kargaşada, “Evet” derler diye zaman kollandı. Ama olmadı. Genel kurulda görüşme yapılmadı. Bir strateji uygulandı. Şimdi başka yöntemler düşünüyorlar.

SEVGİLİNİZDEN DAYAK YEDİĞİNİZDE, KEMİKLERİNİZDE KIRIK VARSA, 6 YIL CEZA ALDIĞINDA, HİÇ CEZA ÇEKMEYECEK!


Yeni Af Tasarısı’nda kadınlara yönelik suç işleyenlerin dışarı çıkma ihtimali var mı?
– Elbette var! Bal gibi de var. Üstelik kutsal aile yapısı korunmuş ve sadece eşe yapılan şiddet vakalarında, “denetimli serbestlik” bakımından, kapsam dışı şartla, salıvermede kapsam içi. Daha açık olarak şu: Sevgilinizden dayak yediğinizde, kemiklerinizde kırık varsa, 6 yıl ceza aldığında, hiç ceza çekmeyecek!

ADALETİN AYAĞINA ÇELME TAKARAK YÜRÜYEMEZSİN… O YÜRÜDÜĞÜN YOLDAKİ HER ÇAKIL, BİRER MERMİ OLARAK GERİ DÖNER!

Biz bütün buradan ne anlıyoruz? Tepki göstermek muazzam işe yarıyor. Öyle mi…
-Her zaman, kanundan yana olacaksın. Adaletin ayağına çelme takarak, yol yürüyemezsin. O yürüdüğün yoldaki her çakıl, birer mermi olarak geri döner

GAZETECİLER, SENDİKACILAR, AVUKATLAR, HENÜZ CEZASI HÜKMÜ OLMAYANLAR İÇERİDE… MAFYA LİDERLERİ, CANİLER, TECAVÜZ VE İSTİSMARCILAR, KATİLLER DIŞARIDA…

Tecavüzcüleri serbest bırakamadılar ama gazetecileri içeride tuttular. Hatta bunun için gecenin bir vaktinde, özel madde eklediler. Bunun için ne diyeceksiniz?
-İnfaz yasası, “Benim hukuk anlayışım bu!” dedirtecek kadar yanlı bir kanun oldu. Tweet atanlar gazeteciler, sendikacılar, avukatlar düşüncelerini söyleyenler, henüz cezası hükmü olmayanlar içeride ama mafya liderleri, caniler, tecavüz ve istismarcılar, katiller dışarıda. Daha önce sayın Cumhurbaşkanı, “Kimse bana böyle bir af yaptıramaz!” demişti. Ama böyle oldu…

CORONA GÜNLERİNDE FİZİKSEL ŞİDDET YÜZDE 80, PSİKOLOJİK ŞİDDET YÜZDE 93 ARTTI

Peki, sosyal olarak durum ne? Corona günlerinde kadına şiddette artış var mı?
– Çok arttı. Kapalı alan bakım yükünün kadın üstüne eklenmesi, ekonomik kriz, iletişimsizlik pek çok sebep sayılabilir. Bize gelen verilere göre fiziksel şiddet yüzde 80, psikolojik şiddet yüzde 93 arttı. Sığınma evi talebi de yüzde 30 arttı. Ama en garipsediğim ve beni düşündüren, cinsel istismar konusunda hiç bildirim almamışız olmamız. Bu vahim. Gerçi okullar kapalı, o da önemli bir faktör, çünkü en çok öğretmenler fark ediyordu. Şimdi çocuklar iyice çaresiz.

KADINLAR ŞİDDETE UĞRADIKLARINDA
ÇARESİZ DEĞİLLER, LÜTFEN BİZİ ARASINLAR:
0 549 656 96 96
0 212 656 96 96

Acil Yardım Hattınız her zamankinden daha mı fazla çalışıyor?
– Haliyle çok çalışıyor ama daha az yardım edebiliyor. Çünkü mekanizmalara ulaşmak zor. Kolluğun iş yükü arttığı için, şiddet ikincil plan da kalmak zorunda. Biz online desteği, home office haline getirdik. Daha önceden takip ettiğimiz arkadaşlarımıza maddi destek sağlamaya çalışıyoruz. Eşya yardımı konusunda destek sağlamaya çalışıyoruz. Şimdi asıl yapmak istediğimiz pandemi döneminde, “sığınma evi”ne giremeyenler için “otel kiralama” yapmak istiyoruz. Çok sayıda maddi destek isteyen var. Durum vahim. Ama şiddete uğradıklarında çaresiz değiller, lütfen bizi arasınlar:
0 549 656 96 96
0 212 656 96 96

 

Yorum Bırak

thirteen + 18 =