Yıkılmadan, korkmadan ol kendine kahraman

Türkiye’deki her 10 genç kadından 6’sı hayallerine giden yolda engeller olduğunu düşünüyor. Ne mi o engeller? Sınırlayıcı beklentiler ve ön yargılar…  Ne üzücü di mi? Çoğu da bu sebepten kendi yolunu çizmekte zorlanıyor.

Ipsos’un Elidor için yaptırdığı araştırmada çıkan sonuç bu. Üzücü evet… Ama şaşırdık mı? Hayır… Neden şaşıralım ki… Bizim ülkemiz, gençliğine inanan, onlara yatırım yapan, hayalleriyle uçacaklarına inandıran bir ülke değil. Peki pes edecek miyiz? Hayır!

Çünkü etkili sosyal projelerle, bunu tersine çevirmek mümkün. Bu yüzden Elidor’un Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Udemy’yle başlattığı, “Kendi Yolumuzda” projesine dikkatlerinizi çekmek isterim. Alkışlamak da isterim. İçerisinde hem ücretsiz rehberlik hizmetleri ve bursların hem de yüzlerce yetkinlik artırıcı eğitimin olduğu, binlerce genç kadının katılabileceği, dolu dolu nefis bir proje.

Ayrıca bu anlamlı projeye çok da güzel bir şarkı yapmışlar. Adı: “Kendi Yolumuzda”…. Reklam filminde de oynayan iki genç kadın, Aleyna ve Emine’nin hikayesini daha sonra paylaşacağım. Önce proje elçisi Zeynep Bastık’la, kendi yolunda yürümenin inceliklerini size anlatmak istiyorum. Yaşasın her şeye rağmen kendi yolunda yürümeye cesaret edenler!!!

ELİMDE KÜÇÜCÜK BİLE BİR GÜÇ VARSA ONU İYİYE KULLANMAYA ÇALIŞIYORUM

Zeyneeeep yine harika bir şarkı! Tebrikler! Heyecan var mı heyecan…
-Olmaz mı? Sevecekler mi? Bu şarkıda da aynı duygularda buluşabilecek miyiz? Böyle tonla soru var kafamda. Kalbim pır pır anlayacağın.

Hep anlamlı, faydalı şeyler yapıyorsun. Hiç saçmalamaz mısın sen?
-(Gülüyor) Elimde küçücük bile bir güç varsa, onu iyiye, güzele çevirmeye çalışıyorum. Ailemden böyle gördüm. Faydalı şeyler yaptığımı düşündüğün için teşekkür ederim. Bunun için çabalıyorum. İşe yaramak istiyorum. Soruna gelince, tabii ki saçmalarım. Arkadaşlarımla, ailemle, sevdiklerimle saçmalama hakkımı sonuna kadar zevkle kullanırım.


Sakin, sakin ünlenen bir isim oldun. Şelale gibi bir anda değil, daha çok yağmur gibi düzenli şekilde yağarak, ününü devam ettiriyorsun… Bunun sırrı ne?
-Üretimlerimi insanlarla düzenli şekilde paylaşmak sanırım. Eskiden bir şarkı yayınlamak, sunmak daha mevsimsel, daha rekabete göre alınan kararlardı galiba… Biz öyle değiliz. Ben de ekibim de duygularımızla hareket ediyoruz ve ürettikçe paylaşmak istiyoruz. Bu durum da insanların benimle ve şarkılarımla daha sıkı bağ kurmasına sebep oluyor. En azından bana öyle geliyor. Bir de tabii ne yapıyorsak, kalpten yapıyoruz.

SEVDİĞİM MÜZİSYEN ARKADAŞLARIMLA BİRLİKTE HAYAL KURUP, KAPANIP ŞARKILAR YAPIYORUZ

Önce başkalarının şarkılarını, o ünlü koltuğunda söyleyerek dikkatleri çektin. Sonra o başkalarıyla düetler yaparak, devam ettin. Dikkat ettim de ünlüsü-ünsüzü herkesle düet yapıyorsun. Senin için özel bir durumu mu var düet olayının?
-Aslında şöyle: Ben sevdiğim müzisyen arkadaşlarımla, birlikte hayal kurup, kapanıp şarkılar yapıyoruz. Bazen düet planıyla çıkmıyoruz yola, birbirimiz için üretiyoruz ama “Hadi beraber söyleyelim!” dediğimiz zamanlar da oluyor. Tümü, akışta, heyecanla gelişti. Dolayısıyla bugüne kadar içinde olduğum tüm düetler beni çok mutlu etti.

REKABERLİK; BİRBİRİMİZİ BESLEMEK, DESTEKLEMEK, BAŞARILARIMIZLA SEVİNMEK… BİZİM NORMALİMİZ HEP BUYDU ZATEN!

Sanatta bir “rekaberlik kavramı” konuşulur oldu. Diğer sanatçıları rakip olarak görmemek, onların şarkılarını çekinmeden söylemek ve hatta onlarla birlikte söylemek. Sen de kendini bu mantaliteye ait hissediyor musun?
-Kesinlikle! Bizim bütün nesil için bir genelleme yapamam belki ama kendi adıma ve müzisyen arkadaşlarımı temsilen bu mantaliteyi benimsediğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Birbirimizi beslemek, desteklemek, başarılarımızla sevinmek… Bizim normalimiz hep buydu zaten!

ESKİYİ DE YENİYİ DE POPU DA TÜRKÜYÜ DE SEVİYORUM

Senin öyle “Sadece belli tarz şarkıları söylerim!” derdin de yok di mi? Yıldız Tilbe’nin Dayan Yüreğim’ini bile söylüyorsun… Ne şahane… Ölçü, senin kalbine dokunması mı?
-Evet. Sahnede, yıllarca beni dinlemeye gelenlere çok farklı tarzlarda, çok güzel şarkılar söyledim. Eskiyi, yeniyi, popu da türküyü de kalbime dokunan her şarkıyı söylemekten hala çok zevk alıyorum.

‘USLANMIYOR BU’ SEZEN AKSU’NUN HEDİYESİDİR VE KARİYERİMDE BAMBAŞKA BİR YERDEDİR

Senin için ‘cover yaparken daha iyiydi’ diyenler oldu ama sen polemik yaratmak yerine, yeni şarkılar yaparak cevap vermeyi tercih ettin. Sanırım tokat gibi olan cevap ‘’Uslanmıyor Bu’’ şarkısı oldu, doğru mu?
-Teşekkürler. Evet 2020’nin ilk şarkısıydı Uslanmıyor Bu. Sezen Aksu’nun hediyesidir ve kariyerimde bambaşka bir yerdedir. Ardından yıl boyunca, Çukur, Her Mevsim Yazım, Bir Daha, Dargın, Bırakman Doğru Mu 2 ve Boş Yapma’yı çıkardık. Hepsi için birbirinden güzel dönüşler, dinlenmeler aldık ve dediğin gibi başka bir şey söylemeye gerek kalmadı.

134 MİLYON KEZ İZLENDİ!

Bu şarkının 134 milyon kez izlenmesi muazzam bir rakam. Nasıl bir his bu? Hem de sıfır kilometre bir şarkıydı öyle değil mi?
-Evet, sıfır kilometre bir Sezen Aksu şarkısıydı. Sezen Aksu ile olmak, bir eserini yorumlamak, üzerine bir de böyle bir dinlenmeye ulaşmanın tarifi yok benim için.

OTURURKEN DE AYAKTAYKEN DE ŞARKI SÖYLEYEBİLİYORUM BEN 🙂 SADECE BAZEN O KADAR GAZA GELİYORUM Kİ, AYAĞA KALKIP OYNAYASIM GELİYOR!

Kulüplerde, hani sanatçıya peçetede şarkı ismi yazılarak mesaj iletilir ya, bana da sana sormam için sipariş bir soru verdiler. Ben de merak ediyorum bu arada: O koltukta oturarak nasıl şarkı söylüyorsun? Bize şimdiye dek hep yanlış mı anlattılar? Hani, şarkı ayakta söylenirdi?
-Vallahi bununla ilgili çok fikrim yok açıkçası. Otururken de ayaktayken de her türlü yerde şarkı söyleyebiliyorum ben. Zorlanmıyorum otururken şarkı söylemek konusunda. Sadece bazen o kadar gaza geliyorum ki, ayağa kalkıp oynayasım geliyor!

Senin maceran, İzmir’de bir kulüpte başladı. Sonra ünlü bir popçuya vokalistlik, ardından ikonik koltuk videoların ve pop yıldızı Zeynep… Bu yolu tasarlayarak mı ilerledin? Yoksa kader, ağlarını mı ördü?
-YouTube videolarıma, zaten işi ve uzmanlığı bu olan bir ekibin ısrarıyla başladım, yani asla planlamamıştım. Hatta, bir süre yapmamayı direttim ama daha sonra teslim oldum. İyi ki de olmuşum. Ardından da kendi sıfır kilometre şarkılarımı sunmaya başladım bildiğiniz gibi.

OLMADIĞIM BİRİ GİBİ GÖRÜNMEK, BİR YERE ULAŞMAK İÇİN BAŞKALARININ ÖNERECEĞİ PAKETLERİN İÇİNE SIKIŞMAK BANA GÖRE DEĞİL

Aslında çok dijital biri değilsin ama toplumun dijitalleşmesiyle ünlendin. “YouTube hayatımın dönüm noktası oldu” diyebiliyor musun?
-Kesinlikle! Sahnede yıllarca beni dinlemeye gelenlerle kurduğumuz ilişki, YouTube sayesinde kocaman bir kitleye dönüştü.

YouTube olmasaydı bundan 20 yıl önce doğmuş olsaydın, Unkapanı’ndan da ünlü olup çıkar mıydın? Kendi yolunu yine de bulur muydun?
-Unkapanı değil belki ama yine kendi yolumu bulurdum evet… Çünkü hep kendim oldum… Olmadığım biri gibi görünmek, bir yere ulaşmak için başkalarının önereceği paketlerin içine sıkışmak bana göre değil.

ŞİMDİ DE “KENDİ YOLUMUZDA” ŞARKISIYLA BAŞKA KADINLARA SESLENİYORUM

‘’Kendi Yolumuzda’’ diye harika bir şarkı yaptın. Tam bir pop şarkısı. Ne anlatıyor bu şarkı?
-Türkiye’de kadın olmayı herhalde saatlerce konuşabiliriz… Ama bu şarkı Elidor’un yaptırdığı araştırmaların sonunda ortaya çıkan, hayallerimiz ve bize koyulan sınırlarla, bizden beklenenler hakkında. Ancak biz kadınlar, o beklentileri umursamadan, hakkımızda kim ne düşünürse düşünsün, önümüze ne çıkarsa çıksın doğru bildiğimizi yapacağız ve hayallerimizin peşinden giderek kendi yolumuzda yürüyeceğiz. Ben de bunu en iyi bildiğim yoldan, müziğimle anlatmak istedim.

BEN DE HAYALLERİME KOŞARKEN SENDELEDİM AMA VAZGEÇMEDİM

Senin küçükken kurduğun hayaller neydi?
-17 yaşımda sahneye çıkmaya ve müzik yapmaya başladım. Öncesinde tek hayal ettiğim buydu. Şu an 27 yaşındayım ve bu 10 senede, ben de birçok kadın gibi çoğu kez hayallerime koşarken sendeledim ama vazgeçmedim. Küçüklüğümden beri elimde fırçayla aynanın karşısında şarkı söylerdim. Sonunda gerçek oldu.

ELİDOR VE TOG ÖNDERLİĞİNDE BİNLERCE KADINA EĞİTİM DESTEĞİ

Sen, sosyal faydaya inanan bir sanatçısın ve de birçok projenin içerisinde yer alıyorsun. Benim de severek ve gurur duyarak birlikte harika işler gerçekleştirdiğim Toplum Gönüllüleri Vakfı ile nefis bir projeniz başlıyor sanırım. Projenin adı da son şarkınla aynı “Kendi Yolumuzda” bize yeni projeden bahsetsene?
-Elidor’la ikinci yılımız. Hep konuştuğumuz ve yapmak istediğimiz gibi somut bir fayda yaratabileceğiz birlikte. Bunun için inanılmaz mutluyum. Elidor TOG önderliğinde 200 genç kadına üniversite hayatları boyunca burs desteği verecek. Ayrıca Udemy platformu üzerinden tüm kadınların faydalanabileceği kişisel gelişim ve mesleki beceriler içeren bir eğitim imkanı sağlayacak. Adım Adım Kendi Yolumuzda adını taşıyan kişisel gelişim programı da genç kadınlara ilham verecek. Ben de bu projenin bir elçisi olmaktan son derece gurur duyuyorum.

Elidor’un yaptırdığı araştırmada her 10 kadından 6’sı hayallerinin önünde engeller olduğunu düşünüyor. Sence özellikle gençlerin hayallerini örseleyen bir numaralı engel ne?
-Bence en büyük engel, toplumun, yani çevrelerinin üzerlerinde kurduğu baskı ve sınırlayıcı ön yargılar. Kadınların sosyolojik, psikolojik, ekonomik olarak bu nedenlerden dolayı zorluklar yaşadığı çok aşikâr. Böyle olunca, özgüvenleri yeterli gelmiyor, cesaretleri kırılıyor.

Peki nasıl aşılır bu engeller? Özellikle genç kadınlara ne önerirsin?
-Tecrübeme ve bu toprakta yetişmiş olmama dayanarak, naçizane söyleyebileceğim tek şey: Kendimizi geliştirmekten, okumaktan, öğrenmekten asla vazgeçmemeliyiz. Kendi sınırlarımızı kendimiz belirleyebilmeli, ait olmadığımızı hissettiğimiz hiçbir şekle girmemeli, hayal kurmanın, istemenin ve çalışmanın önünde hiçbir engelin kalamayacağını bilerek yaşamalıyız bu hayatı.

HAYAL KURMAYI ASLA BIRAKMIYORUM VE ÇOK ÇALIŞIYORUM. DERDİM DE SAVAŞIM DA SADECE KENDİMLE!!!

Peki ya senin engelleri aşma yöntemlerin neler?
-Sonucu ne olursa olsun, kendi bildiğimin dışında hiç kimseye ve hiçbir şeye inanmadım. Kalbimin sesini dinledim yani. Gündelik hayatın hızından ve kaosundan sıyrılıp, biraz o sesi dinlediğinde, o zaten sana gerçek yolu gösteriyor. Sürekli kendimi geliştirmeye, teknolojiye ayak uydurmaya, ileride aydın çocuklar yetiştirebilecek donanıma sahip olmaya çalışıyorum. Daha doğrusu bunu hedefliyorum. Hayal kurmayı asla bırakmıyorum ve çok çalışıyorum. Derdim de savaşım da sadece kendimle.

Aynı araştırmada; gençlerin yetkinliklerini artırmaları ve kendi yollarında gitmelerindeki en büyük pozitif etki, çevresi tarafından desteklenmesi olarak belirtiliyor. Sen kimlerden destek gördün? Kimlere sana inandı? Sen birilerine destek oluyor musun? İnandığın gençler var mı?
-Bizim bir platformumuz var. İsmi “Açık Koltuk” belki biliyorsundur. Orada Türkiye’nin her yerinden yetenekli müzisyen arkadaşlarımız kendi şarkılarını veya cover yorumlarını paylaşıyor. Günden güne büyüyen kocaman bir aile olduk hepsiyle. İlk albümünü çıkarıyor bu aile. Çok gururlu ve mutluyum. Ben de şükür ki bu zamana kadar çok destek gördüm. Ailem, arkadaşlarım ve tüm sevdiklerim bana her zaman var güçleriyle inandılar.
Söyleyeceğim odur ki, pes etmeyin, vazgeçmeyin… Mücadele etmeye, çalışmaya ve kendimize inanmaya devam!

Yorum Bırak