1500 GİRİŞİMCİ KADIN EĞİTİMLERE AKTİF OLARAK KATILDI

Size daha önce Kadın İşi Girişim Projesi’nden bahsetmiştim.

Profilo ve Habitat Derneği’nin birlikte yürüttüğü, 18 yaş üstü tüm kadınlara açık, 2 yıl süren, ücretsiz ve kapsamlı bi girişimcilik programı.

Programın ilk yılında, kadınlar iş modeli kurmayı, finansal okuryazarlığı, dijital pazarlamayı ve web tabanlı grafik tasarımı online eğitimlerle öğreniyor.

İkinci yılda ise, “Ben bu işi büyütmek istiyorum” diyenler için iş geliştirme çağrısı açılıyor. Jüri değerlendirmesi yapılıyor. Seçilen kadınlara mentorluk ve iş geliştirme desteği veriliyor, ilham buluşmaları gerçekleştiriliyor. Bugüne kadar 1500 kadın, eğitimlerden aktif olarak faydalanmış.

Bence çok çok değerli bi proje. Sadece bilgi vermiyor, cesaret de veriyor. Kadınlara ‘Yalnız değilsin!’ diyor.

Hayata geçirenleri, destekleyenleri, eğitim verenleri ve bu yolculuğa çıkan tüm kadınları bütün kalbimle kutluyorum.

Başka kurumlara da örnek olmasını diliyorum.

Bu kıymetli projenin ayrıntılarını konuşmak için Profilo Kıdemli Pazarlama Müdürü Ekin Sarfati ve Habitat Derneği Proje Yöneticisi Tuğçe Yıldırım ile buluştuk.

Önce onlara kulak verelim. Sonraki postta ise, iki müthiş kadın girişimci bizlerle olacak: Lilyana Kadın Kooperatifi Kurucusu Ümmühan Keskin ile BalonBiber & YaylaCips Kurucusu Tennur Çıldır

@habitatdernegi @profiloevaletleri #işbirliği #destek #kadıngirişimciler #kadınişigirişimprojesi

Kadın İşi Girişim Projesi, Profilo ve Habitat Derneği’nin birlikte yürüttüğü, 18 yaş üstü tüm kadınlara açık, iki yıl süren, ücretsiz bir girişimcilik programı. İlk yıl temel girişimcilik ve dijital beceriler, ikinci yıl mentorluk ve iş geliştirme desteği sunuluyor. Bu proje kadınlara sadece bilgi değil, cesaret de veriyor. Bugün bu yolculuğu Profilo’dan Ekin Sarfati ve Habitat Derneği’nden Tuğçe Yıldırım ile konuşuyoruz. Devamı bir sonraki postta…

PROFİLO KIDEMLİ PAZARLAMA MÜDÜRÜ EKİN SARFATİ

KADIN GİRİŞİMCİLERİN ORANI ARTIYOR AMA HALA TOPLAMIN YAKLAŞIK YÜZDE 22’Sİ

Tebrikler! Habitat Derneği’yle birlikte yürüttüğünüz Kadın İşi Girişim Projesi’yle, kendi işini büyütmek isteyen kadınları destekliyorsunuz, onları ekonomik olarak güçlendiriyorsunuz… Bu proje hangi ihtiyaçtan doğdu?

Sahada gördüğümüz tablo çok netti. Türkiye’de kadınların girişimciliğe ilgisi artıyor ama bu ilgi, yeterli destekle buluşamadığında yarım kalıyor. TÜİK verileri de bunu söylüyor; kadın girişimcilerin oranı artıyor ama hâlâ toplamın yaklaşık yüzde 22’si seviyesinde. Profilo olarak biz, yıllardır ev ekonomisine destek olmayı, hayatı kolaylaştırmayı merkeze alan bir markayız. Ancak bu kez, sadece evin içinde değil, evin dışında da kadınların yanında olmayı ve onları desteklemeyi istedik. Kadınlar istiyor, üretiyor, deniyor ama bilgiye, mentora, yönlendirmeye ve bazen sadece “Yalnız değilsin!” denmesine ihtiyaç duyuyor. İşte bu yüzden Habitat Derneği ile bir araya geldik ve Kadın İşi Girişim’i hayata geçirdik.

GİRİŞİMCİLİK, KISA MESAFELİ BİR KOŞU DEĞİL, MARATON!

Kadın girişimcileri destekleyen pek çok çalışma var. Kadın İşi Girişim’i diğerlerinden ayıran temel fark ne?

Sadece “başlatan” değil, “yanında yürüyen” bir yapı olması. Biz bu projede kadınlara tek seferlik bir eğitim verip bırakmıyoruz. Fikir aşamasından işini büyütme aşamasına kadar bütünsel bir yolculuk sunuyoruz. Eğitim, mentorluk, networking, ilham buluşmaları ve iş geliştirme desteği… Hepsi birbiriyle bağlantılı. Ayrıca Profilo’nun saha gücü ve Habitat’ın uzmanlığı birleşince, ortaya gerçekten kapsayıcı ve uygulanabilir bir program çıktı.

Projeyi, 2 yıla yaymanız dikkat çekici…

Evet. Çünkü girişimcilik kısa mesafeli bir koşu değil, maraton! Özellikle kadınlar için bu süreç daha da zorlu olabiliyor. Araştırmalar bize şunu söylüyor: İlk iki yılda destek alamayan kadın girişimcilerin yüzde 70’i işini sonlandırma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Biz de dedik ki, “Eğer gerçekten etki yaratacaksak, bu işi zamana yaymalıyız.” İki yıllık yapı sayesinde kadınlar önce öğreniyor, sonra deniyor, sonra büyütüyor. Hata yapma, yeniden deneme ve güçlenme alanı buluyor.

NE PARA, NE BİLGİ, NE CESARET YALNIZLIK

Bugüne kadar kaç kadın bu projeye dahil oldu?

1500 girişimci kadın eğitimlere aktif olarak katıldı. Eğitimlerle 7 bölgeye, 57 ile ulaştık. Eğitimlere katılan kadınların yüzde 42’sinin ürün satışı gerçekleştirdiğini gördük. Daha projenin ilk aylarında hedeflediğimiz katılımcı sayısına ulaşmamız, doğru bir yerden seslendiğimizi gösterdi.

Başvurulara baktığınızda, kadınların en çok hangi noktada zorlandığını görüyorsunuz? Para mı, bilgi mi, cesaret mi, yoksa yalnızlık mı?

Hepsi var ama en çok “yalnızlık” diyebilirim. Birçok kadın fikrine inanıyor ama “Yanlış mı yapıyorum?”, “Benden olur mu?” sorularıyla baş başa kalıyor. Bilgi eksikliği ve finansal okuryazarlık da önemli ama en kritik şey, yol arkadaşlığı. Mentorluk ve network tam da bu yüzden çok kıymetli.

BİR FİKRİ OLAN YA DA MEVCUT GİRİŞİMİ BULUNAN TÜM KADINLARA AÇIK

Eğitim ayağına biraz girelim… Bu eğitimler herkese açık mı? Kadınlar ne tür eğitimler alıyor?

Evet, 18 yaşını doldurmuş, bir fikri olan ya da mevcut girişimi bulunan tüm kadınlara açık. Eğitimlerde iş modeli oluşturma, finansal okuryazarlık, dijital pazarlama ve web tabanlı grafik tasarım gibi çok temel ama çok kritik başlıklar var. Yani “Nereden başlayacağım” diyen de, “Bir üst seviyeye çıkmak istiyorum” diyen de kendine bir karşılık bulabiliyor.

İş, mentorluk ve iş geliştirme aşamasına geldiğinde süreç nasıl ilerliyor? Kimler, hangi kriterlerle seçiliyor…

Projenin ikinci yılında bir iş geliştirme çağrısı açacağız. Başvurular detaylı şekilde değerlendirilecek ve kriterleri karşılayan girişimciler jüri sürecine alınacak. Bu süreci geçen kadınlar mentorlukla birlikte iş geliştirme desteği alacak. Biz sadece ciroya bakmıyoruz. Hikaye, emek ve niyet çok önemli.

ADIM ATMA CESARETİ GÖSTERSİNLER GERİSİNİ BİRLİKTE YÜRÜRÜZ

Eğitim ve mentorluk tamam… Ama projede bir de beyaz eşya desteği var. Bu fikir nasıl doğdu?

Biz evde, işte, hayatı kolaylaştıran bir markayız. Bazı girişimler için doğru ekipman, gerçekten oyunu değiştiriyor. İş modellerine göre değişkenlik gösterebilir ancak ihtiyaç olduğu takdirde beyaz eşya desteğini de biz kadın girişimcilere sağlayacağız.

Sahada birebir temas ettiğiniz kadın girişimcilerden sizi en çok etkileyen geri bildirimler neler oldu?

“Yalnız olmadığımı hissettim” diyen çok kadın oldu. Kadın girişimci olmanın zorluklarıyla karşılaşan ancak aldığı destekle özgüveninin yerine geldiğini söyleyen de… Bunlar bizim için çok kıymetli.

Bu röportajı okuyan ve “Acaba ben de başvurmalı mıyım?” diye düşünen kadınlara ne söylemek istersiniz?

Girişimcilik fikrine sahip olan ya da halihazırda bir girişimi bulunan ve bunu büyüterek hayallerini gerçekleştirmek isteyen tüm kadınlar, gönül rahatlığıyla başvurmalı. Mükemmel olmak zorunda değiller; önemli olan girişimleri için bir adım atma cesaretini göstermeleri. Gerisini birlikte yürürüz.

DEĞİŞİM ADIM ADIM GERÇEKLEŞİYOR

Habitat Derneği olarak yıllardır sahadasınız, kadınlarla birebir temas halindesiniz… Kadın İşi Girişim Projesi’nde sizi en çok heyecanlandıran ne oldu?

Sahada kadınların kendileriyle kurdukları ilişkinin değişimine birebir tanıklık etmek… Aynı kadınla eğitim salonunda, mentorluk görüşmesinde ve işini anlatırken tekrar tekrar karşılaşıyorsun. İlk günlerde daha temkinli, kendini geri çeken bir yerden konuşurken; süreç ilerledikçe soru soran, itiraz eden, fikrini sahiplenen bir noktaya geliyor. Tabii bir anda olmuyor bu değişim, adım adım gerçekleşiyor.

Kadınlar en çok nerede takılıyor…

Kadınlar en çok kendilerinde değil, kendilerine öğretilmiş sınırların içinde takılıyor. “Geç kaldım”, “Sermayem yok”, “Ben anlamam” cümleleri aslında bireysel eksiklikten çok, sistematik bir dışlanmanın sonucu. O yüzden vazgeçiş noktası, genellikle bilgi eksikliği değil, özgüven, destek ve onay eksikliği.
Bir de görünmeyen emek yükü var: Ev, çocuk, bakım, aile. Kadın, her zaman kendini en sona
koymak zorunda hissediyor.

MENTORLUK EN DÖNÜŞTÜRÜCÜ OLAN

Bu projede eğitim, mentorluk ve iş geliştirme bir arada… Hangisi kadınlar için daha dönüştürücü oluyor?

Mentorluk en dönüştürücü alan. Çünkü mentorluk, kadına “yalnız değilsin” duygusunu veriyor. Eğitim bilgi sunar, iş geliştirme yapıyı kurar ama mentorluk kadının karar alma sürecine eşlik eder. Kadınlar genelde doğruyu yapıp yapmadıklarını sürekli sorgulamak zorunda kalıyor. Mentor, bu sorgulamada yanında durduğunda, kadın daha cesur adımlar atabiliyor. Bu, bireysel bir destekten çok, eşitsiz bir zeminde yürümeye çalışan kadına verilen yapısal bir destek aslında.

7 bölge, 56 il… Bölgeler arasında ciddi farklar görüyor musunuz? Kadının ihtiyacı Doğu’da başka, Batı’da başka mı?

Farklar var ama bu farkları sadece coğrafyayla açıklamak eksik kalır. Bazı bölgelerde erişim sorunları daha görünür: Pazar, lojistik, network. Bazı bölgelerde ise rekabet, yalnızlık ve görünmez baskılar öne çıkıyor. Doğu–Batı ayrımı yerine şunu söylemek daha doğru: Engellerin biçimi değişiyor ama kadınların geri çekilme gerekçeleri çok benzer. Her yerde kadınlar, kendilerine tanınan alanın sınırlarını zorladıklarında bedel ödemekten çekiniyorlar.

KADINLAR BİRBİRLERİNİ GÖRDÜKÇE GÜÇLENİYOR

Eğitimlere gelen kadınlar genelde cümleye nasıl başlıyor?

Çoğunlukla “Ben yapamam” ile başlıyorlar. “Yaşım geçti”, “Ben anlamam”, “Sermayem yok” gibi cümleler çok sık geliyor. Aslında çoğu kadın yıllardır üretim yapıyor, yönetiyor, kriz çözüyor ama Kadın İşi Girişim projesi bu duruma “girişimcilik” penceresinden bakabilme farkındalığı kazandırıyor. Bu pencereden bakmaya alıştıklarında cümleler değişiyor.

Bu proje boyunca sizi en çok şaşırtan geri bildirim ne oldu?

“İlk defa biri beni ciddiye aldı” cümlesi çok çarpıcıydı. Çünkü çoğu zaman kadınların ihtiyacı daha fazla bilgi değil, görünürlük ve saygı. Bir de, “Burada yalnız olmadığımı hissettim” geri bildirimi çok geldi. Bu, kadınların ne kadar izole bırakıldığını gösteriyor.

Kadınlar bu projede en çok neyi sahipleniyor sizce?

Birbirlerini. Dayanışmayı. Online haberleşme grupları, küçük iş birlikleri, birbirini motive etme hali… Kadınlar birbirlerini gördükçe güçleniyor. Bu sahiplenme, projenin en sürdürülebilir çıktılarından biri.

MESELE SADECE GELİR DEĞİL GÜÇ, SÖZ VE GÖRÜNÜRLÜK

Bu tür projelerle kadınlar ekonomik olarak güçlendikçe ne oluyor?

Ekonomik güçlenme, kadının hayatındaki güç dengelerini değiştiriyor. Evde, ailede, çevrede söz hakkı artıyor. Karar mekanizmalarına daha aktif katılıyor. Bu dönüşüm sadece kadını değil, çocuklarını ve çevresini de etkiliyor. Daha eşitlikçi, daha özgüvenli bir dil oluşuyor. Bu yüzden mesele sadece gelir değil; güç, söz ve görünürlük.

Bu röportajı okuyan ve “Acaba ben de başvurabilir miyim?” diye düşünen bir kadına Habitat olarak ne söylemek istersiniz?

Evet, başvurabilirsin! Bir fikrin varsa ve nereden başlayacağını bilmiyorsan, bize eğitimlerimizle birlikte yol haritanı oluşturuyoruz. Mevcut bir girişimin varsa, mentorluk ve iş geliştirme destekleriyle onu bir adım ileri taşıman için yanında oluyoruz. Bu süreçte yalnız değilsin; birlikte güçleniyoruz. #işbirliği

Yorum Bırak