Birinci yaş günü hediyesi olarak mutlaka çocuklarınızı, çocuk diş hekimlerine götürün!


Bugün harika bir konuğum var. Çocuk diş hekimi Dr. Ahmet Coşkun
.
Pek çoğunuz onu Instagram’daki videolarından tanıyordur. Minik hastalarıyla kurduğu samimi, sürprizli ve eğlenceli ilişkisiyle dikkat çekiyor. Yetişkinlerin büyük bir çoğunluğu diş doktoru fobisi yaşarken, küçük çocuklar nasıl oluyor da güle oynaya kanal tedavisi yaptırıyor? Bazıları diş çektirdiğinin farkında bile varmıyor? Onu yakalamışken merak ettiğim her şeyi sordum. İşin sırrı güven diyor. Çocuklarla bu güvenli bağı kurabilmek için sihirbazlık eğitimi bile almış.
.
Her hastasıyla mutlaka önce oyun oynuyor, kişilikleri hakkında ipuçları topluyor. Yaşlarına göre değil, karakterlerine göre hepsiyle farklı bir iletişim dili geliştiriyor. Sonuç mu? Ameliyata bile gülümseyerek giren çocuklar. İşini severek yapan insanlara bayılıyorum. Ahmet de onlardan biri.
.
O hem çok başarılı bir çocuk diş hekimi hem de bi Hollywood starı gibi yakışıklı ve karizmatik. Hayali oyunculuk olan bu genç adam, “altın bilezik engeline” takılıyor. Ailesinin baskılarına dayanamayıp, konservatuvar hayalinden vazgeçiyor. Veee diş hekimliği okuyor. Bunu da kendi tarzında yaparak fark yaratıyor. Çocuk diş sağlığı konusunda öncü bir isim oluyor. O kadar başarılı ki randevuları Nisan’a kadar dolu. Onunla çocuk ağız bakımı ve diş sağlığı üzerine konuştuk. Hem çocuklara hem de ailelere diş sağlığıyla ilgili eğitimler vererek, koruyucu diş hekimliği bilincini yaymayı misyon edinmiş bir isim…

Çocuğunuz olmasa da mutlaka okuyun derim. Hem çocuk diş sağlığı hem çocuk iletişimi konusunda farkındalığınızı artıracak bilgiler veriyor.

Oleeeeey! Nihayet tanıştık… Bir şahane Adanalı daha… Instagram’da videolarına sürekli denk geliyorum, müthiş bir coşkuyla izliyorum. Minik hastalarınla kurduğun ilişki olağanüstü!!! Bu röportaj farz oldu..
-Hahahahaha. Çok teşekkür ederim. Annem çok gururlanacak bu röportaja 🙂 Çok sever sizi, bir de oğluyla çok gururlanacak tabii…

Dişçi fobisi bu kadar yaygınken, büyükler bile korkarken, küçücük çocukların, korkmadan dişlerini sana emanet edebilmeleri, güle oynaya sana gelmeleri nasıl açıklanabilir? Sihir mi yapıyorsun?
-Evet sihir yapıyorum! Şaka değil!!! Çocuklar sever diye gidip bir sihirbazdan dersler aldım. Bu işi çok da ciddiye aldım. Bol bol da fırça yedim ondan… Ama sanırım kaptım bir şeyler. Bütün çabam, çocuklara güven vererek, onlarla samimi, sürprizli, bol kahkahalı bir ilişki kurabilmek… İşin sırrı da “güven” aslında. Bir de komik olmak… Cem Yılmaz gibi bir komiklik değil tabii sözünü ettiğim… Çocukların komik bulduğu karakterlere bürünmek, olaylara onların bakış açısıyla bakabilmek, onların yaşına inebilmek ve diş sağlıklarıyla ilgili bilinçlenmelerini sağlamak… Sanırım beceriyorum. Gerçekten de güle oynaya geliyorlar bana…

İğneyi göstererek, kanal tedavisi yapmak ne demek:)))
-Valla yapıyorum… Size güvenirlerse her şey mümkün oluyor…

Dişini çektiğini fark etmeyen çocuklar bile varmış… Bu nasıl oluyor?
-E çünkü onlara vakit ayırıyorum. Onları anlamaya çalışıyorum. Oyun odasında birebir çocuklarla oynuyorum. Karakterlerini oyunla çözmeye çalışıyorum. Neyi severler, neden korkarlar, nerede durmam lazım, ses tonumu nasıl ayarlamam lazım… Hepsinin cevabı, oynadığımız oyunların sırasında, çocuklardan bir bir geliyor. Bu kadar ipucuyla iğneyi bile çiçek gibi sunabilirsiniz çocuklara… Kanal tedavilerini de Lego yapar gibi tatlı bir dille anlatarak yapabilirsiniz…

Ameliyathaneye bile gülerek girdikleri doğru mu?
-Evet. Çünkü Ahmet Abi’yle olmak eğlenceli ve farklı bir tecrübe onlar için. Ahmet varsa bu işin sonunda oyun var, gülme var diyorlar. Haksız da değiller. Hooooppp bir bakmışız sedyede, şakalar yaparak ameliyathanenin kapısındayız. Her şeyden önce, çocukların dişçi korkusunu yenmelerini sağlıyorum. Ve canlarını acıtarak hiçbir şeyi onlara yapmayacağımın garantisini veriyorum…

Sen tam nesin: Oyun Abisi Ahmet Abi mi? Diş hekimi Ahmet Abi mi?
-Ben çoğu zaman diş hekimi olduğumu unutuyorum. Oyun odasında oyun abisi, kliniğe geçince oyuncu diş hekimi Ahmet oluyorum. Çocuklara bu daha samimi geliyor. Çoğu çocuk, diş tedavisi yapılana kadar “doktor abi ne zaman gelecek” diye soruyor bana. Hahahahaha.

Peki çocuk diş hekimi olmaya nasıl karar verdin? Çünkü sen içine Tarkan kaçmış gibisin… Ya da Kıvanç Tatlıtuğ… Ya da genç Marlon Brando :)))
-Hahahaha. Zaten oyuncu olmak istedim ben. Hayalim, konservatuvara gitmekti. Ama lise birincisiydim. Herkes benden tıp, diş hekimliği filan bekliyordu. Üniversite hayatına biraz gönülsüz başladım. Ama sonra çocukları keşfettim. “Çocuklarla çalışırsam, bu mesleği bayıla bayıla yaparım” dedim. İyi ki demişim. Şu an aşığım mesleğime. Büyük bir tutkuyla yapıyorum…

Çocuklarla aranda bu kadar güçlü bir bağ olduğunu ilk ne zaman keşfettin?
-Benim bu özelliğim hep vardı. Kendimi bildim bileli öyle. Çocukken keşfettim. Küçükken, mahallenin çocukları, büyük- küçük herkes, “Ahmet gelebilir mi?” diye annemden izin alırlardı. Ben yoksam oyun oynamazlardı. Oyunu kuran da neşelendiren de bendim… Ortamı neşelendiren, enerjik bir halim var. Güldürürüm insanları… Neşe dağıtırım… Onlar mutlu olunca, ben de olurum… Mıknatıs gibi çekilir çocuklar bana… Ben de onlara…

Peki çocuk diş hekimliği alanında uzmanlaşma sürecinde seni en çok büyüleyen ne oldu?
-Çocuklar olağanüstü varlıklar. Tertemizler. Ego yok. Ben, o kadar farklı sınıftan ailelerin çocuklarına hizmet verdim ki bugüne kadar… Hayata bakışları, saflıkları, kirlenmemişlikleri, dürüstlükleri beni büyülüyor… Keşke hiçbirimiz büyümesek… Arkadaşlarım alay ederdi Türkiye’deki tüm çocukların dişine bakacaksın bir gün diye. İnanır mısın bence dünyanın en güzel şeyi… Ama benim para da kazanmam gerekiyordu, yıllarca haftanın 7 günü çalışıp, pek çok hikâyeye tanık oldum. Bir taraftan da terapist gibi çalıştım… Epey kilometrem de var yani. O hikayelerin yeri bende çok kıymetli. Çocuk her yerde çocuk. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var!

E peki konservatuvar hayalleri kurarken, ne oldu da kendini Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde buldun?
-E çünkü altın bilezik engeline takıldım. Ben müzikallerde başrol olma hayali kurarken; ailem, akademik kariyer yapmamı istedi. Akademik olarak da başarılıydım çünkü. Her gittiğim okulda birinciydim. Günlerce açlık grevi yaptım, ama sonunda pes ettim! Onları mutlu etmek için diş hekimliği okudum. Allah’tan bu mesleğe aşık oldum. Çünkü işin içinde çocuklar vardı, kılıktan kılığa girmek, onları mutlu etmek… Şu an halimden çok memnunum. Belki de oyuncu olsam, bu kadar mutlu olmazdım.

Hollywood starları gibi diş hekimisin 🙂 Kendi camianda, bu bir sorun teşkil ediyor mu? Kıskananlar, küçümseyenler oluyor mu? Ya da taklit edenler…
-Hahaha, teşekkür ederim. Zamanında Instagram’da mesleğimi ve yaptıklarımı paylaştığım için beni yargılayanlar oldu. Ama onlar, bugün sponsorlu reklam veriyorlar:)) Ya da benim yaptıklarımı yapmaya çalışıyorlar. Ama ben “mış” gibi yapmıyorum hiçbir şeyi. Aradaki fark bu. Ben keyif ve konfordan hoşlanan biriyim, tıpkı çocuklar gibi. Belki bazı insanları rahatsız ediyor olabilir bu, ama çok umurumda değil. Bakımlı olmak, kendine iyi bakmak, spor yapmak ve genetik avantaj göze batabiliyor… Bu da umurumda değil… Hayatımı başkalarının isteklerine göre yaşamıyorum ben. Kendim nasıl istiyorsam öyle yaşıyorum. İşimi de en iyi şekilde yaptığıma inanıyorum.

Nisan’a kadar bütün randevularının dolu mu gerçekten…
-Doğru! Yeni doğum yapmış annelerden bile, şimdiden çocuğu için randevu alanlar var:) Komik geliyor kulağa belki ama bu gittikçe artan bir farkındalığın göstergesi aynı zamanda. Yurt dışında, anne ve baba adaylarına, çocuğun ağız ve diş sağlığı üzerine bilinçlendirme yapılır, eğitimler verilir. Doğru ve yerinde bir şey. Türkiye’de de koruyucu diş hekimliğinin yapılabileceğini göstermek, mesleki hedeflerimden birisiydi. Başardığımı düşünüyorum. Çok da mutluyum. Bu bilinç gittikçe artıyor.

Sence, çocuklarla iletişim kurarken nelere dikkat etmek çok önemli?
-Onlara, “Ben güven duyabileceğin bir yetişkinim” cümlesini çocuk dilinde anlatmanız gerekir. Bunun için de çocuğun biliş seviyesini bilmeniz çok önemli. Bu da ancak doğru iletişimi kurarak, çocukla vakit geçirerek ve onu tanıyarak gerçekleşebilecek bir şey. Yıllar önce 3 yaşında bir hastama, “Birazdan filin hortumu, ağzındaki suları çekecek. Korkma! Bak o hortum da dişlerini yıkayacak… Bir fısfıs…” falan dedim. Çocuk elini kaldırdı ve “Bir soru sorabilir miyim? Saçmalamayı ne zaman keseceksin!” dedi. Ahahahaha. O günden sonra anladım ki yaşa bakarak iletişim kurmak da yanlış… Her çocuk farklı, her çocuğun biliş seviyesi de farklı… Bizden ilerideler onlar!

Çoğunda iğne korkusu var di mi? Bu meşhur iğne korkusu nasıl geçer? N’apmalı?
-Bunun geçmesi sadece sizin elinizde değil. İğneyi yapan her kimse, marifet biraz da onda… Onun yaklaşımında, çocuğu anlama ve rahatlatma tarzında… Hepimizi rahatlatacak birkaç sihirli kelime var… Ama doğru yaklaşırsanız, çocuklar, küçücük ağızlarına bu iğneyi yaptırıyorlar, korkmayın 🙂

Çocuklar, ilk diş kontrolüne ne zaman getirilmeli?
-Birinci yaş günü hediyesi olarak, çocukların, çocuk diş hekimine götürülmesi gerek. “Bir yaşındaki bebeğin kaç dişi var ki neyi olacak Allah aşkına?” diyenleri çok duyuyorum. Yanlış! Birçok sistemik hastalığın o dönemde bulgusu, ağızda ortaya çıkıyor. Ve bunu en çok çocuk diş hekimleri yakalayabiliyor. Çok çok önemli.

BENİM HASTA GRUBUM, DAHA ÇOK ALTI HENÜZ BEZLİ ÇOCUKLAR… TRAVMATİK DOKTOR TECRÜBESİ YAŞAYAN, DOKTOR VE İĞNE KORKUSU OLANLAR DA GELİYOR TABİİ

Bizde çocuk diş kontrollerine yeterince önem veriliyor mu?
-Eskisine göre çok daha iyi. Farkındalık ve bilinçlenme arttı. Sosyal medya da bunun en büyük yardımcısı. Ama hala ağrısı olunca çocuğu, diş hekimine götürenler de bir o kadar fazla. Çocukları, çocuk diş hekimlerine götürmek daha doğru bir seçim. Herkesin uzmanlığı farklı.

En çok hangi şikayetlerle başvuruyorlar sana?
-Benim hasta grubum, daha çok altı henüz bezli çocuklar. Travmatik doktor tecrübesi yaşayan, doktor korkusu olan çocuklar da geliyor tabii. Birileri iğne yapmış, çocuk çok korkmuş, travma yaşamış, iğne lafını duyunca ağlamaya başlıyor. O grup da bana geliyor.

Ebeveynlere nasıl rehberlik ediyorsun? Neyi öğretmeyi ihmal etmeyin diyorsun…
-Çocuklar diş fırçalamayı sevmiyor. Çünkü ebeveynler bunu sıkıcı hale getirebiliyor. Tutturmuşlar “duş, çiş, diş” diye ahahaha. Çocukları, diş fırçalamak için banyoya hapsetmeyin! Bırakın nerde fırçalamak istiyorlarsa orda fırçalasınlar. Koltuk tepesinde, mutfak tezgahında, Roblox oynarken. Çocuklar özgürlük alanlarına düşkün, bunu unutmasınlar. Günde 2 defa, 2 dakikacık…

Küçük çocuklarda, diş çürüğü ne kadar sıklıkla görülüyor?
-Epey sık. Sebebi, annenin emzirme sonrası ya da tüm gece ağlayan bebeğe mama verilmesinden sonra diş temizliğinin yapılmaması…

Çürüyen süt dişlerini n’apacağız peki? Süt dişleri ne kadar önemli…
-Çok çok önemli. Çürüyen süt dişlerini, biz tedavi ediyoruz ki daha yenisi gelmeden çekmek zorunda kalmayalım diye. Çürük diş, okul başarısını bile etkileyebiliyor. Bilimsel yayınlar var bu konuyla ilgili. Çocuğun karakter yapısını, sosyal hayatını şekillendiriyor. Toplum olarak, “süt dişi yahu! Zaten düşecek” düşüncesinden yavaş yavaş uzaklaşıyoruz. Uzaklaşmalıyız.

Peki süt dişlerinin çürümesi, kalıcı dişleri nasıl etkiliyor?
-Süt dişi, apse yaparsa alttan gelecek kalıcı dişi etkileyebilir. Erken çekilmesi gerekirse de kalıcı dişlerde çapraşıklık oluşabilir. Süt dişi deyip geçmeyin yani, önemli!

Emzik, parmak emme neye yol açar?
-Aslında çocuğun emziği ne kadar süre değil, ne şiddette emdiği çok önemli. Üst çenedeki dişleri, öne doğru fırlaklaştırabilir. Konuşma bozukluğuna yol açabilir, daha uzun dönemde de çene kapanış problemlerine neden olabilir.

Çocuklarda akran zorbalığı maalesef çok yaygın. Birbirlerinin dişleriyle de alay ediyorlar mı?
-Hem de nasıl! Ön bölgede çürük ya da erken çekilmiş dişi olan çocuklar, zorbalığa uğrayabiliyor. Hem de sadece akranları değil, yetişkin zorbalığı da eşlik ediyor buna.

Ailelere, çocukları için önleyici diş sağlığı önlemleri hakkında neler söylemek istersin?
-Emziren anneler için bir tavsiyem var: Bebek emdikten sonra, en azından bir tülbent yardımıyla çocuğunuzun dişlerini silin. Çocuklara şekerli yiyecekler ödül olarak, bazı günler verilebilir ama yedikten hemen sonra diş fırçalanmalı. Balık kraker ve çubuk kraker gibi atıştırmalıklar en çok çürük riski yaratan gruptan. Bunlar yenecekse hemen diş fırçalanmalı.

Çocuklara diş fırçalama alışkanlığını nasıl daha kolay kazandırabiliriz?
-Dediğim gibi, çocuklar nerde isterlerse orda fırçalasınlar dişini. Telefona indirilen bir sürü diş fırçalama uygulaması var. Yeni jenerasyon çocuklar, izlemeyi çok seviyor. Bu eğlenceli uygulamalar onlara yardımcı olacaktır.

Gelelim çocukların kullanacakları diş macunlarına… Çocuklar, yetişkinlerden farklı diş macununa mı ihtiyaç duyuyor?
-Çocukların diş mineleri, yetişkinlerin diş minelerine göre yüzde 50 daha ince. Bu nedenle özel bakım gerekiyor. Çocuklar aromatik tatları seviyorlar. Macunu yemeyi de:) Hem bundan hem de macunların yaşa göre florür oranları farklı olduğundan, Sensodyne Promine gibi yıllardır bilinen, güvenilir markaların çocuklara özel diş macunları var. Ben hastalarıma öneriyorum. Ama esas dikkat edilmesi gereken şu: Çocuğun ağız ve diş sağlığı çocuk diş hekimi tarafından kontrol edildikten sonra hekim sizi yönlendirmeli. Çünkü burada çocuğun alışkanlıkları ve yaşı çok önemli.

Florür konusunda pek çok kafa karıştırıcı bilgi var. Hangisi doğru? Kime, neye güveneceğiz?
-Bu konuda bazı araştırmalar var. Mesela, 2019 EAPD (European Academy of Paediatric Dentistry) rehberinde, ilk dişin sürmesinden 2 yaşa kadar olan dönemde 1000 ppm ilk florürlü macunun sürüntü şeklinde (pirinç) kadar, günde 2 defa, 2 dakika kullanılabileceği vurgulanıyor. Yani “florürlü diş macunu, çürük önleyiciliği açısından bebeklikten başlayarak güvenle kullanılabilir” deniyor. Anne-babaları bir diş hekimi yönlendirmeli. Bana kendi tecrübelerimi ve hastalarımı soruyorsanız, florürlü macunla doğru teknikle fırçalayan çocuğun diş sağlığı daha ileride.

Çocuklarda ağız bakımıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar neler?
-“Aman çocuk macunu yutmasın!” handikabı mesela. Yaşına göre pirinç ya da mercimek boyutundaki macunu yutmasından korkulmamalı. Ha bir de öğrensin diye diş fırçalama çocuğun kontrolüne bırakılmamalı. 8 yaşa kadar -ayakkabı bağcığını bağlayacak yaşa kadar- ailenin kontrolünde olmalı.

“Mobil diş hekimi” ne demek?

-Ahmet Coşkun demek ahahahah. Ben, koltuğa çocuğu sabitleyip tedavi yapan hekimlerden değilim. Çocuklar özgür alan istiyor, koltuktan korkuyorlar. Bazen ayakta bazen oyun odasında oynarken diş tedavisi yapıyorum.

Reklam filmlerinde rol aldın. NetWork’ün yüzüydün, THY reklamlarında oynadın… Nasıl oluyor bunlar? Ajansın filan mı var?
-Ajansım filan yok. Hep Instagram’dan geliyor teklifler. Geçmiş yıllarda modellik tecrübemin olmasının da bence bunda etkisi var. Marka, seveceğim bir markaysa yaratıcı bir teklifse esas işime engel olmuyorsa kabul ediyorum. Eğleniyorum çünkü. Birçok işi aynı anda yapmayı seviyorum 🙂

Sosyal medyada bu kadar aktif olmak, akademik saygınlığına halel getiriyor mu?
-Tam aksine, oyunla diş tedavisi yapan, akademik geçmişi, yayınları olan bir hekim olarak, birçok üniversiteden akademik konuşma teklifi alıyorum. Ne mutlu bana:)

Yorum Bırak

2 × 4 =