O yüzden de gözlerini karartarak darbeye giriştiler

HİÇ şüphe yok ki gün, demokrasiye sahip çıkma günü… Ben iflah olmaz bir iyimser olarak her şeye rağmen umutluyum. Belki de bu sayede bu kutuplaşma biter ve Türkiye demokrasi hedefinde birleşir. Bugün teybimi eski bir asker ve güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar’a uzatıyorum.Kafamda pek çok soru var. Tıpkı sizin gibi. Mete Yarar hepsini yanıtladı ama hepsi bugüne sığmadı, bu röportaj yarın da devam edecek…

METE YARAR: Zaten terör örgütüne üye olmaktan tutuklanacaklardı 

 

15 Temmuz darbesini sosyal medyada “tiyatro” olarak nitelendirenler var… Gerçekten öyle mi?

– Kesinlikle değil! Dahası inceden inceye planlanmış profesyonel bir darbe. En büyük sıkıntılardan biri; bizler, Ergenekon, Balyoz gibi süreçlerle birlikte, ciddi bir kafa karışıklığı yaşadık. E haliyle, şimdi yaşanan her gerçek olaya bile, “Acaba?” diyoruz. Ama ben o geceyi, bilfiil takip eden birkaç insandan biri olduğum için söyleyebilirim ki, dibine kadar gerçek… .

Tek tek her şeyin üzerinden geçelim…

– Peki.

Onlar asker üniforması giymiş teröristler mi?

– Evet! Onlara “asker” denmesini kabul edemiyorum. Vicdanen edemiyorum. Bir de tabii, Güneydoğu’da hayatını kaybeden, hâlâ şu anda can tehlikesi yaşayan askerler olduğu için, bunlara asker denmesini kabul edemiyorum. Bunlar cuntacı teröristler. Kendi halkına ateş edebilen gözü dönmüş adamlar!
mete-yararSALDIRI HEPİMİZEYDİ

“Darbe için bir hedef ve amaç olması lazım” diyorsunuz. Hükümeti devirmek ve Erdoğan’ı öldürmek mi istiyorlardı?

– Evet ama yalnızca bu değil! Tüm Türkiye’ye el koymak üzerine bir plandı bu. “Erdoğan yerine MHP gelsin, yerine CHP gelsin” diye bir taktik değil. Meclis’i iptal etmek, demokrasiyi yok etmek, tamamıyla diktatörlükle yönetilen bir sisteme geçmek. Yani hepimize yapılmış bir saldırı bu. Demokrasi hedef alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalayacak kadar delirmiş bir gurüh sözünü ettiğimiz. Ateş ettikleri insanların hangi partiden olduklarını bile bilmiyorlardı, bir önemi de yoktu…

İyi de bir acemilik yok mu? Herkesin izlediği bir saatte darbe girişiminde bulunmalarının sebebi ne?

– Sabaha karşı yapmayı hedefliyorlardı ama erken deşifre oldular…

Zamanlama mı şaştı?

– Evet. O yüzden, darbeye benzemeyen görüntüler ortaya çıktı. Onlar akşam her şeyi koordine etmek, geri kalan düzenlenmeyi da sabah 5’e kadar yapmak istiyorlardı. Yani insanlar Boğaz Köprüsü üzerindeki tankları, 5’te göreceklerdi. Ama tabii erken deşifre olunca ve bazı şeylerde başarısız olunca, olay şirazesinden çıktı…

Nasıl deşifre oldular?

– Kendileriyle ilgili bir tasfiye hareketinin başlayacağını haber aldılar. Savcının hazırlamış olduğu raporda askeri kanattaki isimler geçiyordu, tek tek şahıslar deşifre oluyordu. O zaman mecburen bütün eylem planlarını öne aldılar. Düğmeye bastılar. Acelenin sebebi bu. Ama ne var ki, yeteri kadar darbeci toplayamadılar. Özel Kuvvet Komutanı hayır dediği için, önemli bir birlik dışarıda kaldı. Bir de MİT’in telsizine, “İnimize girecektiniz, ininize girmeye geliyoruz!” konuşması takıldı biliyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanı’na giden timler olduğunu öğreniyorlar ve ona acilen Marmaris’teki otelden ayrılması gerektiğini söylediler. Cumhurbaşkanı otelden çıkarıldıktan 15 dakika sonra, kaldırma timi geliyor. Niyetleri de Cumhurbaşkanı’nı öldürmek. Tüm bunlar deşifre olunca, hedefe ve sonucu ulaşamadılar, oyunları bozuldu…

Bütün bunlar acemi olduklarının göstergesi mi?

– Hayır. Darbenin ustası olmaz ki! Darbe, tatbikatı yapılan bir şey değildir. Bir defa yaparsınız, ya yaparsınız ya da idam edilirsiniz… İkinci kez deneme şansınız yoktur! Biz, örgütün dağılmaya başladığı bir dönemdeyiz. En yüksek noktasında bu eylemi yapmadı. 7 Şubat’tan önce yapsaydı, başarı şansları çok da yüksek. İstihbarat onlara aitti, bütün dinlemeleri onlar yapıyorlardı, birçok idare kadrolarında adamları vardı…

O zaman yapmamalarının sebebi ne peki?

– Türkiye’nin her tarafına dağılmış 600 bin kişilik bir orduyu sevk ve idare edeceksiniz. Hem onları hem de bütün Türkiye’ye ikna edeceksiniz. Darbe yapmak o kadar kolay bir şey değil…

YA ÖLÜM, YA DA ÖLÜM!

Yaptıklarının başarıya ulaşacağını düşünmeleri için çıldırmış olmaları gerekmiyor mu?

– Bugün alacakları ceza ne? Ağırlaştırılmış müebbet mi? Peki bu olay olmasaydı alacakları ceza neydi? Yine müebbet! Çünkü bir terör örgütüne üye olmaktan tutuklanacaklardı. O yüzden de gözlerini karartarak bu olaya girdiler. Meclisi F-16’larla bombalayan insanların gözünün karalığının farkına varmalısınız. “Kaybedeceğim bir şey yok. Ya ölüm ya da yine ölüm!” diyor. Şansını deniyor, “Ya tutarsa?”

Bütün o gördüğümüz genç erler FETÖ’cü mü?

– Hayır! Kuleli Askeri Lisesi’nden 16 yaşındaki hiç silah kullanmasını bilmeyen çocukların eline silah verip, karakola saldırttılar. Şu anda 80 tane 16 yaşında öğrenci, askeri nezarette. Çok acı. Ailelerini, “Müsamere düzenliyoruz, çocuklar hemen okula gelmek zorunda!” diye arıyorlar. Bu çocukların yaşadığı travmayı düşünün. Bir de Ankara’ya sevk etmeye çalıştıkları, 700 Harp Okulu öğrencisi var. Allah’tan o engellenmiş. Olay şu: Darbe, planlaması kolaydır, icraatı zordur. Her şeyi planlarsınız. Ama bütün planlamalar sizin düşündüğünüz gibi olmaz. Halkın sokağa çıkıp çıkmayacağını bilemezsiniz, siyasetçinin o andaki kararıdır ve halkın psikolojisidir…

Aslında zannettiler ki halkın bir kısmı ile askerin içinde FETÖ olmayıp AK Parti’yi eleştirenler de onlara destek olacak…

– Evet. Aynen öyle düşündüler. Kaybedecekleri bir şey de yoktu. Zaten kaybediyorlardı. “Ya kazanırsak?” diye denediler…

Yorum

Yorum Bırak

nineteen + 20 =