YILBAŞI

Yılbaşına girerken faydalı tüyolar

O zaman benden size birkaç tüyo…

 

1-Atölye 16’nın gümüş kitap ayraçları. Kişisel hediye peşindeyseniz ideal. Gülcan Köprülü, istediğiniz ismi yazıyor. Hepsi el emeği, göz nuru. Yalnız çok ucuz değil, 200 liradan başlıyor. Ama çok estetik. Kitapseverlerin hoşuna gider. Ben çok beğendim. Ama yapılması birkaç gün alıyor, haberiniz olsun. (atolye16@gmail.com ya dakoprulu.gulcan@gmail.com)

YILBASI-1

2-Paperie’den kişiye özel çerçeve.Zeynep Sümer Ayverdi, Paperie’nin sahibi. Dükkânı Teşvikiye Camii’nin arkasında. House Cafe’nin yanından gir, hemen sağa dön. Zeynep, acayip bir kadın. Neredeyse kişiye özel her şeyi tasarlayabiliyor, davetiye, kart, aklına ne gelirse. Ama ona da vakitlice gitmek gerekiyor. Paperie’de güzel hediye paketleri var, boyama taşlar var, el yapımı kartlar var, yılbaşı süsleri var. Ama benim favorim, kişiye özel çerçeve. Kim için yapılacaksa, hangi konu için yapılacaksa, sen söylüyorsun, kelimeler, cümleler, fotoğraflar, Zeynep onları, o pencere gibi çerçevenin içine yerleştiriveriyor. Ben çok seviyorum. Evdekilere söyledim zaten, ömrümün sonuna kadar her yılbaşı, her doğum günü, her Anneler Günü bir tane yaptırabilirsiniz diye. Aklınızda bulunsun yani…

YILBASI-2

3-Milka. Her zaman Milka. Yani Kismet. Benim bütün takılarım ondan. Ama hepsinin parasını ödüyorum, böyle yazınca bedava alıyorum sanılmasın. Beni sevdiği için taksit yapıyor o ayrı. Bir ara iş yapacaktık, çekilecek çile değilmiş, ben yan çizdim, şimdi sadece müşterisiyim. Bunalım anında kendimi onun dükkânına atıyorum. Milka’nın zevkine bayılıyorum. Başkaları da bayılıyor, piyasaya çıktıktan azz sonra taklitleri çıkıyor. Milka’dan da kişiye özel hediyeler alabilirsiniz. İstediğiniz şeyi takının üzerine yazıyor. Ama yine vakitlice gidin. Sevgilim bir keresinde, “Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor…” dizesini yazdırmıştı, erimiştim. Takılar altın, çok da ucuz değil, haberiniz olsun…

YILBASI-3

4-Ve Hiç Emel’in dükkânı. Galata Kulesi’ndan aşağı yürü, sola Tophane’ye sap, Lüleci Hendek Sokak’ta… Orası da kendimi kaybettiğim bir yer. Emel’in dükkânında çıldırtıcı ev aksesuarları var. Bir çırpıda aklıma gelenleri sayıyorum: Yastıklar, yatakta kahvaltı yapmak için tepsiler, tabaklar, objeler, nefis eşarplar. İnce el yapımı porselenler. Çoğunda Hiç motifi var. Ve genç sanatçıların makul fiyatlarda sanat eserleri. Haa bir da çok güzel lambalar ve rengârenk el örgüsü clutch’lar var. (Galata, Tophane deyip geçmeyin. Orada başka şahane dükkânlar da var, İsmail Acar’ın yeni yeri mesela kesinlikle keşfedilmeli. Yine aynı yerde antikacılar, minik kafeler, kitapçılar. Eksik kalmayın…)

YILBASI-45-Yasemin Tatari’nin ‘Biella’sı var bir de. Teşvikiye Camii’nin arka sokağında. İstinye Park’ta da şubesi var. Yasemin, tüm takıları dünyanın dört bir yanından kendi gidip seçiyor. Takıları, gümüş üzeri altın kaplama… Onun dükkânında sevdiğiniz bir şey bulmamanız mümkün değil. Bilezikler şahane. Bir bilezik manyağı olarak, iddia ediyorum Biella doğru adres. Başka neler mi var? Eldivenler, saç aksesuarları, tüylü şapkalar, Şahmeran’lar, yüzük, küpe, kolye… İnsanı şaşırtan takılar ve aksesuarlar için bir zahmet Biella’ya…

YILBASI-5

6-Yeni keşfim de Hepşen. Hepşen bez bebekler yapan bir tasarımcı. Instagram’dan girip yaptığı işleri görebilirsiniz. Tavşanlarına öldüm. Dev tavşanlar. O kadar tatlılar ki. Tabii ki erkek tavşanları görünce Hımmm geldi aklıma. Hem kendime aldım, yazı masamın üzerinde duruyor hem de Alya’ya. Hepşen, her bir bez bebek için deli gibi uğraşıyor. Ona da zaman vermeniz gerekiyor, her bir bebeği yapması birkaç gün alıyor… (hepi bebekler) İşte böyle… Ben önümüzdeki hafta yokum. Dubai yolcusuyum. Maaile gidiyoruz. Size şimdiden iyi Noel’ler ve mutlu yıllar. Umarım güzel ve yaratıcı hediyeler alır, verirsiniz… Hoşunuza giden dükkânları siz de bana yazın… Byeeeee.

Yorum Bırak

6 + one =