Üsküdar Belediyesi’ne alkış… İyi ki Tebessüm Kahvesi var!

 OLEEEEEEY! En yeni keşiflerimden biri: “Tebessüm Kahvesi.” Down sendromlu gençlerin çalıştığı Üsküdar’da bir kafe. Hepsi birbirinden tatlı. Her şeyin karmakarışık olduğu bir Türkiye’de, down’lu gençlerin çalıştığı o kahve bana çok iyi geldi. Cennete düşmüş gibi oldum. Hiç ayrılmak istemedim. Onlar, saf sevginin yoğunlaştığı, içinde hiç kötülük barındırmayan mükemmel çocuklar.
Her 800-1000 çocuktan biri down sendromlu. Amaç, onları bağımsız bireyler olarak topluma kazandırmak olmalı. Üsküdar Belediyesi’nin yaptığı da bu. Down sendromlu gençleri istihdam ediyor.
Söz verin, oraya gideceksiniz, çok mutlu olacağınızı garanti ediyorum. Üsküdar Belediyesi’ni de tebrik ediyorum. Hepsi sigortalı, hepsi küçük maaşlar alıyor, hepsi inanılmaz mutlu. Orada hayata hazırlanıyorlar. Bu vesileyle gençlere de, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’e de sordum…

Tebrik ediyorum sizi! Tebessüm Kahvesi harika. Etkilenmemeye olanak yok. Hele down’lu gençler müthiş…
– Çok teşekkürler. İyiliğin, tam da merkezi burası! 21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü’nde açtık. Boş bir tinerci yatağıydı burası, biz böyle bir alana çevirdik. Arkasında bir köşk var, önünde oyun bahçesi, çimlerin üzerinde yastıklar, oturma yerleri. Tüm bu alan, komple Tebessüm Kahvesi’ne ait…

Nereden aklınıza geldi? Down sendromlu çocukların aileleri mi rica etti?
– Şöyle oldu. Bizim bir rehabilitasyon merkezimiz var. Zaman zaman engelli çocukları olan ailelerle bir araya geliyoruz. Hayatları çok zor. İstedik ki, saman alevi gibi yanıp sönen değil de kalıcı bir şey yapalım. Mesela sırf down sendromlu çocukların çalışacağı bir kafe açalım. Ve açtık. Kesinlikle ticari gayemiz yok. Bu, tamamen sosyal proje. Adını da “Tebessüm Kahvesi” koyduk. Çünkü bu melekleri görünce, insanın tebessüm etmemesi mümkün değil. Mutluluk saçıyorlar. İçlerinde kesinlikle kötülük barındırmıyorlar. İşlerini de güzel yapıyorlar. Sohbetleri de güzel. Zaten o kadar sevecenler ki, gelen herkes mutlu ayrılıyor. İstanbul’un her yerinden ziyaretçiler geliyor, ünü günden güne yayılıyor.

İstanbul’da yaşayan başka down sendromlu aileler de çocuklarını getirebilir mi?
– Tabii, tabii. Getiriyorlar zaten. Ve buradaki programlara katılıyorlar. Kafenin şu an kapasitesi bu. 10 genç çalışabiliyor. Başlarında onlara rehberlik eden bir hocamız var. Burası aynı zamanda eğitim, rehabilitasyon ve yaşam merkezi. Biz bu gençleri topluma kazandırmak istiyoruz. Onlara bir fırsat vermek istiyoruz. Kendi kendilerine yeter hale gelmelerini sağlamak istiyoruz. Bunun da ötesinde, ailelere de destek olmak istiyoruz. Herkes evlerine çekilince, çocuklarıyla onlar baş başa kalıyor. O yüzden el vermek gerekiyor. Bu çocukları, bu gençleri hayata kazandırmak gerekiyor…

AMACIMIZ ÖNYARGILARI KIRMAK

Buradan iş hayatına kazandırdığınız down’lu gençler oldu mu?
– Evet, birkaç arkadaşımızı restoranlara gönderdik. Servis elemanlığı yapıyorlar. Biz esas olarak da toplumun down sendromlularla ilgili önyargılarını kırmak istiyoruz. Yılbaşına kadar da Türkiye’de ve İstanbul’da bir ilk olacak “Engelsiz Yaşam Merkezi” açmayı planlıyoruz. Nasıl bir yer mi olacak? Engelli çocuğu olan aileler, çocuklarını bize emanet edebilecekler…

Ki onlar da bir nefes alabilsin diye mi?…
– Aynen öyle! Alışverişe, çarşıya gidebilsinler, düğüne, pikniğe gidebilsinler, hatta memleketlerine gidebilsinler! İnşallah yılbaşına açıyoruz. O çocukları 3-5 misafir etsek kârdır. Burada özellikle gönüllülük ön plana çıkıyor. Gönüllüleri mutlaka işe katmamız lazım. Bir aile düşünün; gelecek, Engelsiz Yaşam Merkezi’nde 3 saat başka ailelerin çocuklarıyla ilgilenecek. Bir başka sefere de, başka bir aile, kendi engelli çocuklarına birkaç saatliğine bakacak. Sadece kamu eliyle olmaz. Toplumu bu işe katmamız lazım. Biz bu konuda da öncülük yapacağız…

BENİM ADIM ARLİN ŞEF GARSONUM

Seni tanıyalım…
– Ben Arlin. 26 yaşındayım. Meslek lisesini bitirdim. Bir yıldır Tebessüm Kahvesi’nde çalışıyorum, çocukların şef garsonuyum. Çok mutluyum.

Üsküdar’da mı oturuyorsun?
– Evet, Bağlarbaşı’nda. Ama farklı semtlerden bu kafede çalışan down sendromlu arkadaşlarımız da var. Üsküdarlı olmak şart değil yani. Herkese açık burası. Sabahları koşarak geliyorum. Çalışmak büyük özgürlük. Özgüveni de yerine geliyor insanın.

Buradan sonra başka bir yerde çalışmak ister misin?
– Valla hiç niyetim yok, hep burada çalışmak istiyorum!!!

HEM ÇALIŞIYORUZ HEM EĞİTİM ALIYORUZ

“Ben Evren. 29 yaşındayım. Kayseri Develiyim. Açıldığından beri bu kahvedeyim. Bizler burada hem çalışıyoruz hem eğitim alıyoruz. Başımızda hocalarımız var bize rehberlik eden. İyi ki Tebessüm Kahvesi var, iyi ki hocalarımız var!”

ÇOCUKLAR BİZİ ÇOK SEVİYOR

“Ben Emre. Sabah 8’de hepimiz işbaşı yapıyoruz. Son derece keyifli bir yer burası. Çok geniş bir bahçemiz ve oyun alanımız var. Çocuklar özellikle seviyor. Bizi de seviyorlar. Bizler de onları seviyoruz. Kahvaltılarımız çok iyi. Bütün İstanbul’u, hatta Türkiye’yi davet ediyoruz. Herkese hizmet etmekten mutlu olacağız…

KEREMCEM, MURAT BOZ VE KUTSİ’Yİ BEKLİYORUZ

“Ercan ben. Kahvemiz herkese açık. Herkes gelsin. Ama Keremcem, Murat Boz ve Kutsi de gelebilir. Neden olmasın? Gözlerimiz yolda, onları bekliyoruz…

İYİ Kİ ÜSKÜDAR VAR!

– 15 milyon lira harcayıp Valide Sultan gemisi yaptırmışlar. Gündüz ücretsiz “kültür turları” yapılıyor. Akşamları da, “nikâh salonu”, pardon “nikâh sarayı” oluyor! Dargelirliler de Boğaz’da evlenebiliyor.
– Evcil hayvanlar için otel inşa ediyorlar şu anda. Bayıldım! Açılır açılmaz ziyaret edeceğim. Üsküdarlılar hayvanlarını buraya teslim edip tatile gidebilecekmiş.
– Belediyenin yanında ücretsiz veteriner kliniği var.
– Ü logolu tasarım çantalar yapılıyor. Gerçekten yaratıcı. Bizzat gittim gördüm. Atölyelerde gençler tasarımcılarla bir araya geliyor.
– Yaşlılara balkon tarımı eğitimleri veriliyormuş.
– Belediye’nin felsefesi, “İyi ki Üsküdar var!” Ben Üsküdarlı değilim, orada da yaşamıyorum, ama ben gördüklerimden çok etkilendim. Gerçekten de iyi ki Üsküdar var!

Yorum Bırak

fifteen + 8 =