ŞEF KEMAL DEMIRASAL

Herkesin dilinde aynı soru: Burası kimin?

Şef Kemal Demirasal’ı Alaçatı’ya gidenler iyi bilir, yakından takip eder.

Demirasal önce Barbun’la dikkatleri çekmiş, sonra da Alaçatı için hayli iddialı, ünlü restoran Noma’dan fazlasıyla ilham almış Alancha’yı açarak müdavimlerine sürpriz yapmıştı. Geçen hafta ise Alancha’nın İstanbul şubesi dokuz aylık bir çalışmanın ardından Maçka Armani Residences’da açıldı. Açılır açılmaz da yeme-içme meraklılarının gündemine oturdu. YOKSA ŞAHENK Mİ? Yemekleri, dekorasyonu kadar bu iki katlı/teraslı dev mekanın asıl yatırımcısının kim olduğu da konuşulmaya başlandı. Hatta yemeğe gittiğim gece yan masadaki müşteriler bana sordular, “Buranın asıl sahibi Ferit Şahenk miymiş? Siz bilirsiniz” diye.  Ben de Kemal Demirasal’a, “Herkes merakta, yatırımcı ortağın kim?” sorusunu yönelttim. Demirasal önce, “Çok ön planda olmak istemiyor” dese de sonunda o gizemli kişiyi açıkladı: Akifer Su Hizmetleri’nin yönetici ortağı Evren Köprülü. Beş yıl önce İngiliz kuruluşu Thames Water Türkiye’yi ortağıyla satın alarak adını Akifer olarak değiştiren Köprülü’nün gastronomi alanındaki tek yatırımı Alancha’ymış.

SEF-KEMAL-DEMIRASAL-2015-5İKİ KAT ARASINDAKİ FARKLAR Gelelim işin yemek kısmına… Alancha İstanbul’un giriş katı Beets; menüsü, barı ve DJ müziğiyle daha spor, daha sosyalleşmeye uygun bir yer. Buradaki menüden istediğiniz yemeği seçebiliyorsunuz. Bu menü haftada bir değişiyor. İkinci kattaki tasting salonu ise Alaçatı Alancha usulü.Hepsine ayrı numaralar çekilmiş 18 tabak gece boyunca arka arkaya geliyor, onları tadıyorsunuz. Ben giriş katını daha çok sevdim Alancha İstanbul’un. Bardaki kokteylleri de… Antioksidan kokteylini özellikle tavsiye ederim. AJANSI İNGİLİZ Alancha İstanbul’la ilgili şaşırtıcı bir bilgi daha. Mekanın halkla ilişkiler ajansı bir İngiliz kuruluşu olan Flint. İddialı ama böyle bir yeri yurtdışına tanıtmak için gayet doğru bir tercih…

SEF-KEMAL-DEMIRASAL-2Fazıl Say’ın ‘Yeni Şarkılar’ı yolda

O günden beri sayıkladığım bir dize var: “Aşk gene kelime değiştirdi, vahşi”. O günden beri dediğim, Fazıl Say’ın evinde önümüzdeki hafta yayınlanması muhtemel yeni albüme ait besteleri dinlediğim günden beri… Sayıkladığım dize Edip Cansever‘in “Şey şey şey ve Şeylerden” şiirine ait. Bu şiir Say’ın Yeni Şarkılar adlı albümünün açılış bestesi aynı zamanda. Benim de favorim olan beste. Elbette sadece bu değil, bir favorim daha var bu yeni Fazıl Say albümünde: O da Cemal Süreya’nın “Bu Bizimki” adlı şiirine yapılan beste. SERENAD BAĞCAN’IN SESİ İlk Şarkılar albümünde olduğu gibi Yeni Şarkılar albümünde de Say’ın bestelerini Serenad Bağcan seslendiriyor. Aslında seslendirme lafı da hafif kalıyor, öyle bir söylüyor ki Bağcan, tüm kelimeleri resmen yaşıyor. Dinleyene de iliklerine kadar yaşattırıyor. ÖMER HAYYAM DA VAR Albümden bir sürpriz daha: Ömer Hayyam’ı da bestelemiş Say. “Ey Kör” adlı şiirini: “Ey Kör! Bu yer bu gök bu yıldızlar boştur boş! Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut, hoş! Şu durmadan kurulup dağılan evrende Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!”DÜZENLEMELER ŞAŞIRTICI Albümdeki bestelerin düzenlemeleri ise ayrı bir yazı konusu. Hepsinin süresi uzun, bazıları hayli deneysel rotada, içine girdikçe detayları hayranlık uyandırıcı, Ömer Hayyam’ın şiirine yapılan bestede ise rock esintileri bile mevcut. Tüm bunları albüm yayınlanınca bir kez daha mercek altına alırız artık.

SEF-KEMAL-DEMIRASAL-2015-4Yaşar Kemal’in ardından

İnce Memed‘i okuduğum o toy günler aklıma geldi… Hakkında yazılan yazılarda onun bütünleştirici yanına vurgu yapıldı, şu sözleri hatırlatıldı: “Bir bahçede hep aynı çiçekten olursa o bahçe güzel olmaz. Sen, ben, o varız diye güzel bu bahçe. Koparma farklı çiçekleri, kalsın renkleriyle kokularıyla…” Sosyal medyada onun sözleri paylaşıldı… En çok paylaşılanlardan biri de şu oldu: “İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.” Onun ardından anlaşıldı ki, herkesin yüreğinde Yaşar Kemal’e bir yer varmış…

Yorum Bırak

seven − five =