Kartal Bebek yardım kampanyasını baltamalama palavarası

Dün kalbimin içine bıçak gibi saplanan bir haber okudum. Hani hepimiz seferber olduk ya @müzisyenanne’nin dünyalar güzeli 10 aylık yavrusu Kartal Bebek için…

Kalp nakli gerekiyordu. Ve kalp nakli için de bir milyon euro. Valilikten ve Sağlık Bakanlığı’ndan yasal izin alındı ve… İnanılır gibi değil ama o para toplandı!!!! Üstelik 19 saat içinde. Benim hayatımda hiç duymadığım, görmediğim hızda oldu. Hepimiz göz yaşları içinde kaldım. Bir millet, bir ulus o bebek için seferber oldu, hayata tutunsun diye bir şekilde o parayı buldu…

Bizim böyle güzel haberlere, böyle yüce gönüllü haberlere ihtiyacımız var. Birbirimizin için yaptığımız fedakarlık haberlerine…

Ama ne oldu? Dün akabinde hemen, “Yok efendim Sağlık Bakanlığı inceleme başlatmış. O işte bir iş varmış. O parayla üç bebek ameliyat edilirmiş. O para nereye gitmiş!” gibi ortalığı bulandıran haberler yayınlanmaya başladı.

Bunu korkunç buluyorum, kötücül buluyorum, fesat buluyorum, kıskanç buluyorum. Aslında sinir oldukları, bu milletin bir felaket karşısında harekete geçebilme kabiliyeti!!! Ben de işin gerçeğini araştırdım, size sunuyorum…

Gazetede yazmak için bekleyemedim, haberi buradan paylaşıyorum. Ailenin avukatı Elif Çağla Işık ile yaptığım röportajı birkaç posta bölerek buradan yayınlıyorum… 



Dün sabah, Kartal Bebek’le ilgili Sağlık Bakanlığı’nın inceleme başlattığı haberi çıktı… Ailenin avukatı olarak bize açıklar mısınız? Bu olay nedir?
Cumhuriyet.com.tr’de, Cnn’de haber bir süre kaldı. Ama gerçeği yansıtmıyordu. Zaten Sağlık Bakanlığı da, böyle bir soruşturmanın olmadığına dair bir açıklama yayınladı. Ve haber kaldırıldı.

Peki nerden çıktı bu asılsız haber? Kaynağı ne?
-İşte onu biz de bilmiyoruz. Ama aslı astarı yok, dayanağı da yok! Başlatılan yardım kampanyası tamamen yasal süreç işletilerek ve gerekli izinler alınarak yapılmıştır.

Siz söz konusu yayın organlarını aradınız mı?
-Tabii tabii. Hemen onların yazı işleriyle irtibata geçildi. Onlar da haberi, birinci derecede kaynaklardan almadıklarını söylediler. “Şuradan duyduk, buradan duyduk!” dediler ve haberleri kendi sitelerinden kaldırıp, Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasını yayınladılar.

Peki kademe kademe, Kartal Bebek olayının nasıl geliştiğini bize anlatır mısınız?
-Bundan yaklaşık bir ay önce, Türkiye’deki tedavi ilerlerken, aileye, Kartal’ın kalp nakli olması gerektiği söylendi. Kalp nakli için de sıraya girilmesi gerekiyor biliyorsunuz. Ailenin de zaman kazanması lazımdı, çünkü bebeğin durumu kritikti. “Zaman kazandıracak alternatif başka ne operasyonlar var?” diye araştırmaya girildi. Almanya’da bir hastane bulundu ve aile, minik oğulları Kartal’ı kapıp muayene olmak için Almanya’ya gitti.

Peki muayenede ne çıktı?
-Kartal’ın kalp durumunun ve genel fiziksel durumunun giderek kötüleştiği belirlendi. Tabii hemen hastaneye yatışı yapıldı. Zaten daha sonra da hastaneden çıkması mümkün olmadı. Sonrasında aile, mecburen Almanya’da olduğu için, oradaki opsiyonları araştırmaya başladı. Hastaneden, bebeklerinin organ nakil hastası olarak kabul etmelerini istediler. Uzun görüşmelerden sonra ancak kabul edilebildi. Çünkü orada da bir sıra var, bir prosedür var.  Bir zincir var, 8 tane ülkenin de yer aldığı bir nakil listesi. O zincire girdiğinizde, Hırvatistan’dan da Kartal’a uygun bir kalp çıkarsa, Almanya’ya özel uçakla o kalp getiriliyor ve nakil işlemleri gerçekleşiyor. Bebeğin Türkiye’ye dönmesi sağlığı açısından elverişli ve mümkün değildi, Yıldırım Ailesi de, Avrupa’daki organ bağışı yüksekliği ve 8 ülkenin bu zincir içinde olduğu gerçeğini de göz önünde bulundurarak Almanya’da kalmaya karar verdi…

Peki Kartal Bebek’in ameliyatı Türkiye’de yapılabilir miydi?
-Teknik olarak “Yapılamaz!” diye bir şey yok ama şöyle de bir gerçek var. Kartal, Almanya’ya gittiğinde 9 aylıktı. 9 aylık bir bebeğe, Türkiye’de daha önce kalp nakli yapıldığıyla dair bir bilgimiz yok. Bir de maalesef Türkiye’de şöyle bir gerçek var: Organ nakli bağışı çok az ve sırada bekleyen çoook insan var. Yeterli organ olmadığı için de göçüp gidiyorlar. Yakın zamanda yine kalp hastası olan Tuğra’yı nakil sırası berklerken kaybettik…

Yoksa çok iyi cerrahlarımız var…
-Tabii ki var! Sağlık imkanlarımız da iyi ama yeterli derecede organ bağışı olmadığı için maalesef olumsuz sonuçlar doğabiliyor.

Yani Türkçesi, aile beklese, Kartal Bebek ölebilirdi öyle mi?
-Tabii bu Allah’ın bileceği işi ama aile, zamanla yarışır haldeydi. Hala öyle. Onlar zaman kazanmaya çalıştılar. Bekleyecek durumları yoktu. Kim çocuğunun hayatı söz konusuyken biraz daha zaman kazanmak istemez ki…

Peki neden bir milyon Euro? Bazı kalp cerrahları, bu fiyatı abartılı buluyor. Hatta, “Bu işin içinde bit yeniği var!” diyorlar. Öyle mi?
-Hiçbir şekilde bit yeniği filan yok! Bakın, Valilik iznini alırken; aile, “Şu kadar paraya ihtiyaç var” diye kafasından bir rakam belirlemedi ki…

Kim belirledi?
-Almanya’daki hastane! Zaten Valilik, izni vermek için, Almanya’daki hastaneden detaylı bir döküm ve keşif özeti istiyor. “Bu paranın içinde neler var kardeşim?” diyor. Hastanenin verdiği raporda da tüm bu detaylar var. Kalp nakli operasyonundan sonra, Kartal Bebek’in o hastanede yatması öngörülen muhtemel süre hesaplanmış. Yanında kalacak olan refakatçinin ücretine kadar hastane, detaylı bir döküm yapmış ve bu rakama öyle ulaşılmış… Yani yardım kampanyası, Valilik’ten yasal izin alınarak yapıldı. Usulüne uygun olmayan hiçbir şey yoktu.

Toplanan paradan ailenin herhangi bir çıkarı var mı?
-Asla! Hiçbir şekilde yok. O para ailenin eline geçmedi bile. İzin, hastanenin verdiği rakamla sınırlı kaldı. Bankaya bir kağıt gitti, “Bu rakama ulaştığınız zaman hesabı bloke edeceksiniz!” dendi. O rakama ulaşıldığında bizzat banka yetkililerince, hesap bloke edildi. Ardından gelen bağışların hiçbiri kabul edilmedi, hepsi iade edildi ya da edilme sürecinde. Aynı gün de para, banka tarafından, hastanenin hesabına gönderildi. Yani ailenin eline geçen hiçbir para yok!

Valilik ve Sağlık Bakanlığı nasıl oldu da bu kadar çabuk izin verdi?
-Görüşmeler yaptık, belgelerimizi sunduk. Bizim ülkemizin müthiş bir insan tarafı var. Evet bürokrasi var,  prosedür var ve uzun sürebiliyor. Bunu hepimiz biliyoruz. Bir avukat olarak ben bunun içindeyim. Ama gerçekten insanlık da var bizim ülkemizde. Biz açıkça durumu, Valilik’e ve Bakanlık’a sunduk. Ailenin ihtiyacını anlattık. Bu bebeğin zamanla yarıştığını söyledik. Ki biz bu izinleri alırken, Kartal, yoğun bakımdaydı ve kalbi daha fazla yorulmasın diye uyutuluyordu. Hala öyle, hala zamanla yarışıyoruz…

Bir de “Nakil, yurt dışında yapılacaksa neden Türk devleti bu parayı karşılamadı!” deniyor?
-Kamuoyunda konuşulan şeylerden biri, “Bu operasyon, Türkiye’de da yapabilirdi!” Diğeri de, “Madem yurt dışında yapılacaktı bu operasyon, neden devlet karşılamadı da, yardım kampanyası açıldı?” Evet, tabii ki “Uluslararası tedavi yöntemi” denen bir protokol var. Yurtdışında tedavi olmakla ilgili burada başvuru yapıyorsunuz, belgelerinizi hazırlıyorsunuz. Ve burada yapılamıyorsa ya da bir şekilde orada olması gerekiyorsa, devletimiz bunu karşılıyor. Fakat bu prosedürü işletecek zamanı var mıydı Kartal’ın bilmiyoruz. 10 aylık Allah korusun ama durumu çok kritik bir bebek. Devlet kurumları arasında yapılacak yazışmalara vakit yoktu. O bürokrasiyle uğraşırken, Kartal elimizden kayıp gidebilirdi. Sebebi bu…

Ve o yüzden de, Valilik de, Sağlık Bakanlığı da, yardım kampanyası başlatılmasına karar verdi…
-Evet ve aslında hiç birimizin 19 saatte bu paranın toplanacağına dair umudumuz yoktu. Bir mucize bu! Türk halkının yüce gönüllülüğü! İnanılamaz yüksek bir rakam. Bu arada aile, arabalarını satışa çıkardı, kendine ait satabileceği ne varsa sattı. Tüm fedakarlıkları yaptı, ama ne yapsalar bu rakamı tutturamıyorlardı. İkisi de işini gücünü bırakarak gitti oraya. Ahu, müzik öğretmeni. Etiler’de müzik okulu var. O okulu kapattı gitti. Levent avukat, işini bıraktı gitti. Aslında iki hafta sonra dönmek üzere gittiler. Ama şimdi ne kadar kalacaklar, onlar da bilmiyor

Peki sizce, ortalığı bulandıran kimdi? Neden “Sağlıklı Bakanlığı inceleme başlattı” diye asılsız haberler yarattılar?
-Valla, bu haberin çıkış noktasını biz de bulabilmiş değiliz! Aile zaten çok zor bir dönemden geçiyor. Bu haberler aileyi üzüyor ve yıpratıyor. Bir de tabii sanki halkı dolandırmışlar, paraları cebe atmışlar gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılıyor. Bu çok ayıp ve insanlık dışı bir tavır. Bizler, iyi kalpli insanlarız, başkalarının hayatları söz konusu olunca, yardım ediyoruz. Bu da muhteşem bir şey. Bu tür olumsuz haberler tereddüt doğuruyor, kafa karıştırıyor. Bunu da yapmaya kimsenin hakkı yok. Umarım Kartal Bebek’le ilgili olumlu gelişmeler olur ve sizinle bir millet olarak o bebeğin hayatını kurtarmış oluruz…

Yorum

  1. Aileyi yakinen tanıyorum, asla böyle bir dolandırıcılığa basvuracak insanlar olamazlar. Zaten normal hayatlarında gayet çalışan meslekleri olan insanlar. Sahip oldukları ne varsa sattılar ama yinede toplanamadı rakam doğal olarak. Umarım paranın toplandığı süre kadar kısa sürede düzelir Kartal.

Yorum Bırak

seventeen − nine =