Evrim Teorisi’ni reddetmek bilimin temel taşını çekmek demek

Dün başlayan röportaj bugün de devam diyor. Ali Alpar Hoca, Evrim Teorisi’nin Milli Eğitim müfredatından çıkarılmasının ne anlama geldiğini anlatıyor…

– “Evrim Teorisi’ne itiraz” bin yıldır bildiğimiz şey…
– Evet tabii! Akla karşı olmak, ideolojik bir duruş. Dünyada hâlâ dini sebeplerle, evrimin kendi din yorumlarına karşı olduğunu düşünen siyasi iktidarlar var. Bu, onların din yorumuna karşı olabilir ama her din yorumu karşı değil. Mesela Papa, evrimin pekâlâ dini inançla bağdaşır ve kabul edilebilir bir şey olduğunu söyledi. Şu son bir yıl içinde hem de. Ama kökten dinci birtakım Protestan mezhepleri hâlâ karşı…

– Gerekçeleri ne?
– Hep aynı şey: “Bizim inancımızla çelişiyor…”

– Onlar, “Evrim mevrim yok, her şeyi Allah yarattı, bunları konuşmayalım bile” mi diyorlar?
– Evet! Ama inanç bilimle çelişmeyebilir aslında. Ben yine bir yüce varlığa, Yaradan’a inanıyorumdur. O Yaradan’ın, evrenin nasıl işleyeceğiyle ilgili kanunları da yarattığını inanıyorumdur da anbean her şeyi tekrar değiştirip müdahale ettiğini düşünmüyorumdur. O zaman işte fizik, kimya, biyoloji, kısacası bilimde öğrendiğimiz bütün her şey anlam kazanıyor. Yoksa şu oluyor: “Ben tecrübelerimden öğrenmeyeceğim, aklımı kullanmayacağım!” Ama yok, “Benim Tanrı anlayışım bu! Her an, her şeyi yazboz gibi yeniden yapan bir Tanrı’ya inanıyorum” derseniz, o zaman “Gezegenler nasıl hareket ediyor, bir uydunun yörüngesini nasıl hesap ederim”, bunları öğrenmenize gerek yok. Sizin için bilimin varlığına da gerek yok. Evrim de bunun gibi bir şey. İlle de ‘Bilmem Kim Hoca Efendi’nin değerlendirmesine kalırsak, o zaman evet, bilim dine aykırı. Ama sizin din yorumunuz; “İnsanlar, dünyada sadece kendileri için değil, başka insanların mutluluğu için de yaşıyorlar. O yüzden de güzel ahlaklı, güzel insanlar olacaklar” ise, bilimi bizi geliştiren son derece faydalı bir şey olarak görebilirsiniz…

– 2017’de bunları konuşuyor olmamız acı değil mi?
– E acı tabii. Ama işte, insanın tabiatında bu var. Kendi çevrelerinde görmediklerini, analarından, babalarından öğrenmediklerini, tecrübelerine uzak olan şeyleri kafadan reddediyorlar. Evrim dediğiniz şey de mikroskop altında küt diye göremediğimiz bir şey, o zaman da gösteremiyorsunuz. Buradaki önemli mesele, aklını kullanmak yerine, bir lidere, hoca efendiye, kimse artık o insanlar, onlara inanmaları. E tabii kolaycılığı da var bunun, o senin yerine düşünüyor, sen biat ediyorsun!

EVRİMİN TELESKOPU YOK!

– Evrim Teorisi’ni yok etmek, bilimin temel taşını çekmek gibi bir şey mi?
– Aynen öyle. Mikropların evrimini gördüğümüz gibi mikroskop altında da göremiyoruz insanlığın evrimini. Evrimin teleskopu da yok! Bir de etkileri insan hafızasının alamayacağı kadar uzun zamanlarda oluyor. Binlerce, milyonlarca insan nesli sonrasında ufak bir değişiklik gerçekleşiyor.

– Siz Evrim Teorisi’nin yok sayıldığı bir ülkede profesörlük yapmaktan üzüntü mü duyuyorsunuz?
– Üzüntü duyuyorum. Ama şaşırmıyorum, daha başka şeyler de bekliyorum. Ben, bu toplumun potansiyelini harcıyorlar diye üzülüyorum. Ama kariyerime ülkemde devam ettiğim için üzülmüyorum, iyi ki ülkeme dönmüşüm, iyi ki ülkemde araştırma yapmışım. Ben memleketimi çok seviyorum ama bu memleketteki gençlerin kötü eğitilip harcanmalarını, cahil kalmalarını istemiyorum. En çok buna üzülüyorum.

BİLİM İNANÇLA NİYE ÇELİŞSİN?
İslamiyette olsun, bütün dinlerde olsun, farklı yorumlar vardır. Daha derin, daha incelikli, daha sofistike yorumlar da vardır. Tasavvuf geleneğinde mesela, bu dünya göründüğü gibi değildir deniyor. Bilim de bunu diyor, “Göründüğü gibi olmadığını bilin ama ne olduğunu anlamak için, siz filancanın söylediğine inanmayın, araştırın, deneyin!” diyor. “Binlerce insan aynı deneyi yapsın, sonuçlarını tartışsın. Bilgi, ancak o zaman kanıtlanmış oluyor!” Bilim böyle diyor. Niye inançla çelişsin ki?

Yorum Bırak

three × four =