37.Hafta:“Kız gibi” olmaktan gurur duyuyorum(devamı)

YAPABİLECEĞİNİN EN İYİSİNİ YAPMAK

Peki “Kız gibi” nereden çıktı?

-Biz, genç kızların, korkusuz, kendilerine güvenli, engellenemez, durdurulamaz bireyler olmasını isteyen bir kültüre sahip bir şirketiz. Daha önce de, “Çocuk da yaparım kariyer de!” diyerek, pek çok kadına bu konuda yalnız olmadıklarını, hem tek başlarına da hem de hep birlikte, istedikleri her şeyi başarabileceklerini anlatmaya çalıştık. Demin de dediğim gibi, yaptığımız araştırmalar, kızlara yönelik yaygın kullanılan “kız gibi” deyimlerin aslında ne kadar özgüven yıkıcı etkisi olduğunu ortaya çıkardı. Biz de bu algıyı değiştirmek için bir şeyler yapmak istedik. “Kız gibi” ifadesini artık olumsuz bir tanımdan, “yapabileceğinin en iyisini yapmak” anlamına gelecek bir tanıma dönüştürmeyi amaçladık. Kızların sesini daha gür duyurmak için de bu kampanyayı başlattık…

37HAFTA-102

“KIZ GİBİ” İFADESİ KIZLARIN YÜZDE 89’UNDA OLUMSUZ ÇAĞRIŞIMA SAHİP!

Araştırmalar, genç kızların yüzde 89’unun, yaygın kullanılan olumsuz ifadelerden etkilendiği gösteriyor.Kampanya videosunda gördüğümüz gibi, maratoncu bir kızdan, “kız gibi” koşmasını istediğinde, deyimin olumsuz etkisiyle, alaycı bir şekilde, saçlarını savurarak koşmaya başlıyor. Oysa, “kız gibi” koşması, kendi gibi koşması demek, maratoncu bir atlet gibi.

Bütün genç kızlara bir şeyleri #KızGibi yapmanın harika bir şey olduğunu gösterelim!

Ödüllü belgesel yönetmeni Lauren Greenfield’in videosu nefis. Ona gitmek aklınıza nereden geldi?

-Bence de çok etkileyici. Bu video şu an dünyada 47 milyon, Türkiye’de de 1.2 milyonun üzerinde insan tarafından izlendi. Bu da bizi gururlandırıyor. Greenfield, fotoğraflarında ve belgesellerinde de gençlik kültürünü, cinsiyet ve tüketim olgularını işlediği için, derdimizi en iyi anlatacak kişi olduğuna karar verdik. Videonun gördüğü ilgiden de anlaşılıyor ki, doğru bir seçim yapmışız…

Bu “sosyal deney” onun fikri miydi?

-Evet. Biz ona #KızGibi (#LikeAGirl) ifadesinin aslında ne kadar olumsuz bir etkisi olduğunu yansıtmasını istedik. O kadar. Ona sonsuz güven duyduk ve teslim olduk. Bir reklam metnimiz ya da reklam senaryomuz yoktu. Kampanyada rol alanlar da gerçek insanlardı…

37HAFTA-103
“Kız gibi” lafını, olumlu değerlendirenler hangi kuşaktan? Olumsuz değerlendirenler hangi kuşaktan? Yeni kuşaklar farklı mı yetiştiriliyor? Neden böyle bir fark var aralarında? Ve bizim ne yapmamız gerekiyor?

-Yaşları 5 ile 13 arasında değişen kızlar, “kız gibi” ifadesi lafını olumlu algılıyor. Videoda da gördüğünüz gibi, küçük kızlardan “kız gibi” dövüşmeleri istendiğinde, kendileri gibi dövüşüyorlar, cesur ve güçlü tekmeler savuruyorlar. “Kız gibi” koşmaları istendiğinde, var güçleriyle koşuyorlar. Çünkü onların henüz bu olumsuz önyargılardan haberi yok. Fakat 20 yaşındaki maraton koşucusu, “kız gibi koşması” istendiğinde, bacaklarını sağa sola savuruyor, komik hareketler yapmaya başlıyor. Çünkü o, “kız gibi” deyiminin olumsuz, küçümseyici, aşağılayıcı anlamını biliyor, öyle öğretilmiş. Biz de, olumsuz içeriğini fark etmeden kullandığımız bu ifadeyi olumlu bir mesaja dönüştürmeye, her şeyi “kız gibi yapmanın” her şeyin en iyisini yapmak anlamıyla değiştirmek istedik, istiyoruz. Bu harekete, her yaş ve cinsiyetten katılımcıyı davet ediyoruz.

Peki sizin yerleştirmek istediğiniz “kız gibi” kavramı başka neleri kapsıyor?

– Güçlü, yetenekli, yapabileceğinin en iyisini yapan ve harika yapan anlamını… İsterse çocuk da kariyer de yapabileceğini, isterse yarışı en önde bitirebileceğini, kısaca istediği her şeyi mükemmel bir şekilde başarabileceğini…

Dünyada pek çok önemli isim destek vermiş, Türkiye’den de Elif Şafak, Pucca, Didem Soydan, Ayşe Tolga, Öykü Serter, Yasemin Çonka gibi isimler… Bütün kadınları, kız gibi yaptıkları olumlu şeyleri paylaşmaya ve kız gibi yaptıkları her şey için kendilerinden gurur duymaya mı davet ediyorsunuz?

-Tabii ki. Kampanyanın bu kadar destek görmesi bizi çok mutlu ediyor. Genç kızlardan, anne babalara, arkadaşlara kadar pek çok kişi, birbirine “Yalnız değilsin ve harikasın!” demek için bu kampanyaya destek veriyor. Biz de, dünyanın her yerindeki genç kızları ve kadınları bu harekete katılmaya ve #KızGibi yaptıkları şeyleri gururla paylaşmaya davet ediyoruz. Tweetleyin, fotoğraf veya video çekin, mesaj atın ve sesinizi duyurun. Dünyadaki genç kızlara, bir şeyleri #KızGibi yapmanın asla bir hakaret olmadığını, aksine güçlü, yetenekli ve tamamen harika olduğunuz anlamına geldiğini gösterin!

37HAFTA-104“Kız Gibi” videosunun yönetmeni, ünlü belgeselci Lauren Greenfield: 47 milyon insan izledi!

Siz harika bir video çektiniz. Müthiş bir belgesel. İnsanlar çok etkilendi…

-Teşekkür ederim. Orkid, kızların ergenlik çağında yaşanan özgüven kriziyle nasıl başa çıkabileceklerini irdelemek istiyordu. “Kız gibi koşuyorsun!” basit görünen ve yaygın kullanılan bir cümle mesela. Ama söylenen kişilerin kırılgan olduğu zamanlarda, özgüvenlerinde yıkıcı bir etki yaratıyor. #KızGibi çekimlerine başlarken bu deneyin sonucunun ne olacağına dair hiçbir fikrimiz yoktu. Reklamın ne metni ne de hikayesi vardı. Dahası kampanyanın yıldızları, gerçek insanlardı. Zor bir işti ama heyecan vericiydi.

Amacınız kimlerdi? Hedefiniz neydi?

-“Kız gibi” ifadesinin ne anlama geldiğini, nasıl kullanıldığını ve nasıl bir etki yarattığını bulmak. Hem kızların birbirlerine gönderebilecekleri hem de anne- babaların olabildiğince geniş bir kitleye yayabilecekleri bir video olmasını hedefledik. 47 milyon kişi tarafından izlenildiği düşünülürse, başardık da! Türkiye’de de sevilmesine sevindim…

MUTLAKA İZLEYİN!

 

 

Fotoğraflar: Emre YUNUSOĞLU

 

Yorum Bırak

eighteen + one =